En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

TOPLUMSAL YAPIDA ŞİDDET KÜLTÜRÜ NEREDEN BESLENİYOR?

Toplumsal yapımızda görülen şiddet ne yazık ki gündemden düşmüyor…

Basının güncel haberler bölümünde yurdumuzun herhangi bir yöresinde bir ‘şiddet, haberine rastlamadığımız bir gün hemen hemen yok gibi…

Birey olarak her yeni gün yeni bir şiddet haberi ile sarsılıyoruz!

Şiddet içeren haberlerin toplumun yüksek eğitimli kesimi de dahil olmak üzere her kesimden çıkması bu konu üzerinde ciddiyetle durmayı zorunlu kılıyor.

İnsanı suç işlemeye yönelten nedenler çok ve çeşitli…

Bilimsel açıdan insanın sosyal ve ruhsal yapısını inceleyen psikolog ve sosyologlar, insanları suça yönelten nedenleri araştırıyorlar.

Emniyet müdürlüklerimizin ‘Suç Analiz Büroları da, işlenen suçlar ve nedenleri üzerinde çalışıyorlar…

Sosyal medyada TV kanallarında insanları suça iten sebepler bir tartışma konusu olarak zaman zaman mercek altına alınıyor.

Şüphesiz; gasp, hırsızlık, cinayet, tecavüz ve benzeri suçlar sadece bizim ülkemizde işlenmiyor.

Ekonomik açıdan gelişmiş Avrupa ülkelerinde ve dünya genelinde suç işleyen milyonlarca insan var.

İşlenen suçlara ceza yaptırımı insanlık tarihine kadar giden bir geçmişe sahip…

Cezaevlerinin suçlularla dolup taşması sağlıklı ve mutlu bir toplum oluşması yolunda önemli bir engel…

İnsanın kendini özgür ve güven içinde hissettiği, şiddetten arınmış bir toplum oluşturma hedefi gerçekçi bir hedef olmaktan uzak duruyor.

Bir hedefin erişile birliğinin zor gözükmesi o hedeften vazgeçilmeli anlamına gelmemeli.

Değişimden her insanın payını aldığı, teknolojik gelişimle insanların yaşadığı sorunlara çözüm arandığı bir dönemde yaşıyoruz.

Ne var ki; tüm teknolojik olanaklara rağmen insan bu olanakları kendi amaç ve isteği doğrultusunda kullanabiliyor.

Hani derler ya ‘ bir bıçak hekimin elinde can kurtaran bir katilin elinde ise can alan bir araçtır, diye…

İnsanı iyilik yolunda sağlam bir karakter yapısı aşılayan temel husus; inancı ve sahip olduğu değerlerdir.

İnsan olarak öfkemizi kontrol altına alamıyorsak, akıl sağlığımızda problemler yaşıyorsak, ekonomik açıdan doyumsuz isek, hoşgörülü ve kanaatkar değilsek daha da önemlisi kul hakkı gözetmiyor ve insanlara sevgi ve merhametle yaklaşamıyorsak suç işlemeye meyilliyiz demektir.

İnsanları suça iten sorunlu alanlar var. Bu alanlardaki değişimler izlenerek, insanı kendi iç dünyası ve çevresi ile barışık kılacak önlemler alınarak, şiddeti tümüyle olmasa bile kısmen kontrol altına almak mümkün olabilir.

Toplumda gelirin eşit dağılımı, aile bütünlüğünü bozan boşanmaların azalması, işsizlik ve yoksulluğun önüne geçilmesi, zararlı alışkanlıklara eğilimin önlenmesi (özellikle uyuşturucu bağımlılığı gençliğimizin geleceği açısından büyük bir tehlike ve tehdit oluşturmaktadır) insanların yasa dışı davranışlara itibar etmeyerek hukukun üstünlüğüne inanması şiddetin önlenmesinde üzerinde durulması zorunlu hususlardır.

İnsanda şiddeti çağrıştıran diğer bir hususta her akşam karşısına geçtiğimiz değişik TV kanallarında izlediğimiz diziler. Şiddet unsuru içerdiği dizi başlangıcında bir uyarı olarak yer almış, 7 yaş ve üzeri izleyici kitlesine yönelik olduğu belirtilmiş olsa bile çoğu sahnelerinde yaş ayrımı olmaksızın her yaştaki insanların olumsuz etkilendiği sosyal bir gerçektir.

Toplumsal yapıyı güçlü kılacak diğer bir husus eğitim görmüş insan sayısını artırmak olmalıdır. Temelde kötülükler cehaletten doğmaktadır. Eğitim düzeyi yüksek medeni toplumlarda suç işleme oranının eğitim düzeyi düşük toplumlara göre daha düşük olduğu bilinmektedir.

Çevre bilinci, trafik ve temizlik kültürü, şeffaflık ve insan mahremiyetine özen gösterme gibi konularda da iyi bir düzeye gelmek zorundayız.

Emniyet ve güvenliği sağlamada önemli bir konuma sahip olan Jandarmanın bir tatil beldesinde vatandaşları uyarmaya yönelik şöyle bir ilanını görmüştüm:

‘ Açık Olan Bir Kapıdan Dost Girmez!,

Gerçekten de öyle.. Bu uyarı önemli bir anlam içeriyor.

Şiddete, hırsızlığa, cinayete açılabilecek tüm kapıların kapalı olması gerekir.

Emniyete intikal eden şiddet ve benzeri olayların önlenmesinde vatandaşlarımıza da önemli sorumluluklar düşmektedir. Emniyet birimlerimizin de özellikle eşlerinden boşanan ve ölümcül tehdit alan kadınlarımızın korunmasında aldığı önlemleri daha da geliştirmesi gerekiyor.

Eşinden hukuken ayrılmış olmasına rağmen; ayrıldığı eşine özgürlük tanımayan ve ölümle tehdit eden çoğu kerede bu emeline ulaşan maganda kültürüne sahip erkeklerin varlığını gün geçmiyor ki basından öğrenmemiş olalım…

Şiddetin bastırılmasında ve önüne geçilmesinde temel husus; insan yaşamına insan hak ve hürriyetleri gereği gösterilmesi zorunlu değerin verilmesidir. Bu aynı zamanda İslam Dini başta olmak üzere diğer ilahi dinlerinde üzerinde durduğu önemli bir husustur.

İnsan değerli bir varlıktır. Bu ‘değer, bilinci eğitimin her kademesinde çocuklarımıza ve gençlerimize verilmelidir.

Eğitim sisteminin getirdiği olanaklardan yoksun kesime de sosyal medya ve diğer iletişim araçları ile insan yaşamının önemi ve insani değerlerimiz konusu işlenmelidir.

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 


 Okunma Sayısı : 2646

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 582282

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.