ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Toplumsal yapımızda görülen şiddet ne yazık ki gündemden düşmüyor… Basının güncel haberler bölümünde yurdumuzun herhangi bir yöresinde bir ‘şiddet, haberine rastlamadığımız bir gün hemen hemen yok gibi… Birey olarak her yeni gün yeni bir şiddet haberi ile sarsılıyoruz! Şiddet içeren haberlerin toplumun yüksek eğitimli kesimi de dahil olmak üzere her kesimden çıkması bu konu üzerinde ciddiyetle durmayı zorunlu kılıyor. İnsanı suç işlemeye yönelten nedenler çok ve çeşitli… Bilimsel açıdan insanın sosyal ve ruhsal yapısını inceleyen psikolog ve sosyologlar, insanları suça yönelten nedenleri araştırıyorlar. Emniyet müdürlüklerimizin ‘Suç Analiz Büroları da, işlenen suçlar ve nedenleri üzerinde çalışıyorlar… Sosyal medyada TV kanallarında insanları suça iten sebepler bir tartışma konusu olarak zaman zaman mercek altına alınıyor. Şüphesiz; gasp, hırsızlık, cinayet, tecavüz ve benzeri suçlar sadece bizim ülkemizde işlenmiyor. Ekonomik açıdan gelişmiş Avrupa ülkelerinde ve dünya genelinde suç işleyen milyonlarca insan var. İşlenen suçlara ceza yaptırımı insanlık tarihine kadar giden bir geçmişe sahip… Cezaevlerinin suçlularla dolup taşması sağlıklı ve mutlu bir toplum oluşması yolunda önemli bir engel… İnsanın kendini özgür ve güven içinde hissettiği, şiddetten arınmış bir toplum oluşturma hedefi gerçekçi bir hedef olmaktan uzak duruyor. Bir hedefin erişile birliğinin zor gözükmesi o hedeften vazgeçilmeli anlamına gelmemeli. Değişimden her insanın payını aldığı, teknolojik gelişimle insanların yaşadığı sorunlara çözüm arandığı bir dönemde yaşıyoruz. Ne var ki; tüm teknolojik olanaklara rağmen insan bu olanakları kendi amaç ve isteği doğrultusunda kullanabiliyor. Hani derler ya ‘ bir bıçak hekimin elinde can kurtaran bir katilin elinde ise can alan bir araçtır, diye… İnsanı iyilik yolunda sağlam bir karakter yapısı aşılayan temel husus; inancı ve sahip olduğu değerlerdir. İnsan olarak öfkemizi kontrol altına alamıyorsak, akıl sağlığımızda problemler yaşıyorsak, ekonomik açıdan doyumsuz isek, hoşgörülü ve kanaatkar değilsek daha da önemlisi kul hakkı gözetmiyor ve insanlara sevgi ve merhametle yaklaşamıyorsak suç işlemeye meyilliyiz demektir. İnsanları suça iten sorunlu alanlar var. Bu alanlardaki değişimler izlenerek, insanı kendi iç dünyası ve çevresi ile barışık kılacak önlemler alınarak, şiddeti tümüyle olmasa bile kısmen kontrol altına almak mümkün olabilir. Toplumda gelirin eşit dağılımı, aile bütünlüğünü bozan boşanmaların azalması, işsizlik ve yoksulluğun önüne geçilmesi, zararlı alışkanlıklara eğilimin önlenmesi (özellikle uyuşturucu bağımlılığı gençliğimizin geleceği açısından büyük bir tehlike ve tehdit oluşturmaktadır) insanların yasa dışı davranışlara itibar etmeyerek hukukun üstünlüğüne inanması şiddetin önlenmesinde üzerinde durulması zorunlu hususlardır. İnsanda şiddeti çağrıştıran diğer bir hususta her akşam karşısına geçtiğimiz değişik TV kanallarında izlediğimiz diziler. Şiddet unsuru içerdiği dizi başlangıcında bir uyarı olarak yer almış, 7 yaş ve üzeri izleyici kitlesine yönelik olduğu belirtilmiş olsa bile çoğu sahnelerinde yaş ayrımı olmaksızın her yaştaki insanların olumsuz etkilendiği sosyal bir gerçektir. Toplumsal yapıyı güçlü kılacak diğer bir husus eğitim görmüş insan sayısını artırmak olmalıdır. Temelde kötülükler cehaletten doğmaktadır. Eğitim düzeyi yüksek medeni toplumlarda suç işleme oranının eğitim düzeyi düşük toplumlara göre daha düşük olduğu bilinmektedir. Çevre bilinci, trafik ve temizlik kültürü, şeffaflık ve insan mahremiyetine özen gösterme gibi konularda da iyi bir düzeye gelmek zorundayız. Emniyet ve güvenliği sağlamada önemli bir konuma sahip olan Jandarmanın bir tatil beldesinde vatandaşları uyarmaya yönelik şöyle bir ilanını görmüştüm: ‘ Açık Olan Bir Kapıdan Dost Girmez!, Gerçekten de öyle.. Bu uyarı önemli bir anlam içeriyor. Şiddete, hırsızlığa, cinayete açılabilecek tüm kapıların kapalı olması gerekir. Emniyete intikal eden şiddet ve benzeri olayların önlenmesinde vatandaşlarımıza da önemli sorumluluklar düşmektedir. Emniyet birimlerimizin de özellikle eşlerinden boşanan ve ölümcül tehdit alan kadınlarımızın korunmasında aldığı önlemleri daha da geliştirmesi gerekiyor. Eşinden hukuken ayrılmış olmasına rağmen; ayrıldığı eşine özgürlük tanımayan ve ölümle tehdit eden çoğu kerede bu emeline ulaşan maganda kültürüne sahip erkeklerin varlığını gün geçmiyor ki basından öğrenmemiş olalım… Şiddetin bastırılmasında ve önüne geçilmesinde temel husus; insan yaşamına insan hak ve hürriyetleri gereği gösterilmesi zorunlu değerin verilmesidir. Bu aynı zamanda İslam Dini başta olmak üzere diğer ilahi dinlerinde üzerinde durduğu önemli bir husustur. İnsan değerli bir varlıktır. Bu ‘değer, bilinci eğitimin her kademesinde çocuklarımıza ve gençlerimize verilmelidir. Eğitim sisteminin getirdiği olanaklardan yoksun kesime de sosyal medya ve diğer iletişim araçları ile insan yaşamının önemi ve insani değerlerimiz konusu işlenmelidir. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Toplumsal yapımızda görülen şiddet ne yazık ki gündemden düşmüyor…
Basının güncel haberler bölümünde yurdumuzun herhangi bir yöresinde bir ‘şiddet, haberine rastlamadığımız bir gün hemen hemen yok gibi…
Birey olarak her yeni gün yeni bir şiddet haberi ile sarsılıyoruz!
Şiddet içeren haberlerin toplumun yüksek eğitimli kesimi de dahil olmak üzere her kesimden çıkması bu konu üzerinde ciddiyetle durmayı zorunlu kılıyor.
İnsanı suç işlemeye yönelten nedenler çok ve çeşitli…
Bilimsel açıdan insanın sosyal ve ruhsal yapısını inceleyen psikolog ve sosyologlar, insanları suça yönelten nedenleri araştırıyorlar.
Emniyet müdürlüklerimizin ‘Suç Analiz Büroları da, işlenen suçlar ve nedenleri üzerinde çalışıyorlar…
Sosyal medyada TV kanallarında insanları suça iten sebepler bir tartışma konusu olarak zaman zaman mercek altına alınıyor.
Şüphesiz; gasp, hırsızlık, cinayet, tecavüz ve benzeri suçlar sadece bizim ülkemizde işlenmiyor.
Ekonomik açıdan gelişmiş Avrupa ülkelerinde ve dünya genelinde suç işleyen milyonlarca insan var.
İşlenen suçlara ceza yaptırımı insanlık tarihine kadar giden bir geçmişe sahip…
Cezaevlerinin suçlularla dolup taşması sağlıklı ve mutlu bir toplum oluşması yolunda önemli bir engel…
İnsanın kendini özgür ve güven içinde hissettiği, şiddetten arınmış bir toplum oluşturma hedefi gerçekçi bir hedef olmaktan uzak duruyor.
Bir hedefin erişile birliğinin zor gözükmesi o hedeften vazgeçilmeli anlamına gelmemeli.
Değişimden her insanın payını aldığı, teknolojik gelişimle insanların yaşadığı sorunlara çözüm arandığı bir dönemde yaşıyoruz.
Ne var ki; tüm teknolojik olanaklara rağmen insan bu olanakları kendi amaç ve isteği doğrultusunda kullanabiliyor.
Hani derler ya ‘ bir bıçak hekimin elinde can kurtaran bir katilin elinde ise can alan bir araçtır, diye…
İnsanı iyilik yolunda sağlam bir karakter yapısı aşılayan temel husus; inancı ve sahip olduğu değerlerdir.
İnsan olarak öfkemizi kontrol altına alamıyorsak, akıl sağlığımızda problemler yaşıyorsak, ekonomik açıdan doyumsuz isek, hoşgörülü ve kanaatkar değilsek daha da önemlisi kul hakkı gözetmiyor ve insanlara sevgi ve merhametle yaklaşamıyorsak suç işlemeye meyilliyiz demektir.
İnsanları suça iten sorunlu alanlar var. Bu alanlardaki değişimler izlenerek, insanı kendi iç dünyası ve çevresi ile barışık kılacak önlemler alınarak, şiddeti tümüyle olmasa bile kısmen kontrol altına almak mümkün olabilir.
Toplumda gelirin eşit dağılımı, aile bütünlüğünü bozan boşanmaların azalması, işsizlik ve yoksulluğun önüne geçilmesi, zararlı alışkanlıklara eğilimin önlenmesi (özellikle uyuşturucu bağımlılığı gençliğimizin geleceği açısından büyük bir tehlike ve tehdit oluşturmaktadır) insanların yasa dışı davranışlara itibar etmeyerek hukukun üstünlüğüne inanması şiddetin önlenmesinde üzerinde durulması zorunlu hususlardır.
İnsanda şiddeti çağrıştıran diğer bir hususta her akşam karşısına geçtiğimiz değişik TV kanallarında izlediğimiz diziler. Şiddet unsuru içerdiği dizi başlangıcında bir uyarı olarak yer almış, 7 yaş ve üzeri izleyici kitlesine yönelik olduğu belirtilmiş olsa bile çoğu sahnelerinde yaş ayrımı olmaksızın her yaştaki insanların olumsuz etkilendiği sosyal bir gerçektir.
Toplumsal yapıyı güçlü kılacak diğer bir husus eğitim görmüş insan sayısını artırmak olmalıdır. Temelde kötülükler cehaletten doğmaktadır. Eğitim düzeyi yüksek medeni toplumlarda suç işleme oranının eğitim düzeyi düşük toplumlara göre daha düşük olduğu bilinmektedir.
Çevre bilinci, trafik ve temizlik kültürü, şeffaflık ve insan mahremiyetine özen gösterme gibi konularda da iyi bir düzeye gelmek zorundayız.
Emniyet ve güvenliği sağlamada önemli bir konuma sahip olan Jandarmanın bir tatil beldesinde vatandaşları uyarmaya yönelik şöyle bir ilanını görmüştüm:
‘ Açık Olan Bir Kapıdan Dost Girmez!,
Gerçekten de öyle.. Bu uyarı önemli bir anlam içeriyor.
Şiddete, hırsızlığa, cinayete açılabilecek tüm kapıların kapalı olması gerekir.
Emniyete intikal eden şiddet ve benzeri olayların önlenmesinde vatandaşlarımıza da önemli sorumluluklar düşmektedir. Emniyet birimlerimizin de özellikle eşlerinden boşanan ve ölümcül tehdit alan kadınlarımızın korunmasında aldığı önlemleri daha da geliştirmesi gerekiyor.
Eşinden hukuken ayrılmış olmasına rağmen; ayrıldığı eşine özgürlük tanımayan ve ölümle tehdit eden çoğu kerede bu emeline ulaşan maganda kültürüne sahip erkeklerin varlığını gün geçmiyor ki basından öğrenmemiş olalım…
Şiddetin bastırılmasında ve önüne geçilmesinde temel husus; insan yaşamına insan hak ve hürriyetleri gereği gösterilmesi zorunlu değerin verilmesidir. Bu aynı zamanda İslam Dini başta olmak üzere diğer ilahi dinlerinde üzerinde durduğu önemli bir husustur.
İnsan değerli bir varlıktır. Bu ‘değer, bilinci eğitimin her kademesinde çocuklarımıza ve gençlerimize verilmelidir.
Eğitim sisteminin getirdiği olanaklardan yoksun kesime de sosyal medya ve diğer iletişim araçları ile insan yaşamının önemi ve insani değerlerimiz konusu işlenmelidir.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 582282
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.