ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Siyasetin içinde yoğrulup, seçkin bir siyaset adamı olmak çoğu insanın üzerinde bir cazibe alanı olarak görülmektedir. Siyaset, insanlara hizmet götürmede en iyi araçlardan biridir; ne var ki siyasetinde bir bilim dalı olarak kendine özgü kuralları vardır. Siyasete talip olan adaylar, değişik meslek dallarında iken kendilerini kanıtlamış olabilirler. Ancak, siyasette başarılı olabilmenin yolu, yalnızca kendi mesleğinde değil, hizmet vereceği siyasi arenada da kendini kabul ettirebilmektir. Günümüzde sanat, spor gibi dallarda veya zengin ve nüfuz sahibi ya da üniversitelerde bilim insanı olup adlarını geniş kitlelere duyurmayı başaran insanların siyaset arenasına özellikle kitle partileri tarafından çekildiklerini gözlemliyoruz. Kendi mesleki yaşamlarında saygın bir yer edinmiş olan çok sayıda insan; politik arenanın acımasız dişleri arasında kaybolup gitti. Türk siyasi yaşamı bunun muhtelif örnekleriyle doludur. Antik dönemin klasik Yunan filozofu Eflatun, ‘Siyasetle ilgilenmeyen adayları bekleyen sonuç, cahillerle yönetilmeye razı olmaktır, der. Demokratik rejimlerin gelişip kökleşmesinde; kaliteli bir siyaset anlayışının yerleşmesi ‘olmazsa olmaz, koşullardan biridir. Bir insan olarak, siyasetin içinde yer almak, siyasi gelişmeleri yakından izlemek, siyasete ayar vermek demokrasi kültürünü içimize sindirmekle mümkündür. SİYASET ORTAMI VE POLİTİKA ÜRETME Kin ve nefret dilinin kullanıldığı, kavga ve kaos ortamının doğmasına yol açan, gerçek bir demokrat duruşun sergilenmediği siyasi ortam demokratik gelişime kapalı bir ortamdır. Siyasete atılmak için dürüst ve ilkeli olmak, ülkesini ve insanları sevmek, çözüm odaklı politikalar üretmek aranılan koşullar arasında olmakla birlikte bunun gereğince tezahür etmediğini yaşanan gelişmelerden görebiliyoruz. Siyaseti bir hoşgörü kültürünün yansıması olarak görmeyenler, düzeyli rekabeti kavgaya dönüştürenler, siyasette itibar değil menfaat peşinde koşanlar, geleceği inşa etme anlayışından uzak bir tutum sergileyerek siyasette kaliteyi düşürüyorlar. Türkiye Cumhuriyetinin ikinci Cumhurbaşkanı merhum İsmet İNÖNÜ, Önemli olan iktidarda kalmak değil itibarda kalmaktır, derken 9ncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman DEMİREL ise; ‘Siyasetle gelen itibar, siyasetle gider. Siyasetin yaptığı tahribat kalıcı olmaz, der. Siyasetçilerin asli görevlerinden biri gelecek nesilleri düşünme adına sağlıklı politikalar üretebilmektir. Sağlıklı ve ilkeli politika yürütmek isteyen politikacılarda aranan özelliklerin başında; halka tepeden bakmayan, halkın değerlerine saygılı, halkla iç içe ve halkın dertlerini dert edinmiş olup halkıyla bütünleşmek gibi hususlar gelmektedir. Ünlü İtalyan siyaset kuramcısı Noberto Babbio(1909-2004), ‘Zenginle fakir, güçlü ile güçsüz arasındaki muazzam farkı dert edinmek, siyasal tavrın en belirleyici eşiğidir, der. Ne acıdır ki; politikacılara olan güven duygusu, sadece bizim ülkemizde değil, çoğu Avrupa ülkesinde de özüne uygun olarak yerleşmediği için halk kendisine güven vermeyen inanmadığı politikacılara karşı genelde mesafeli bir duruş sergilemektedir. Fransız asker ve devlet adamlarından Napolyon Bonapart (1769-1820), ‘Politika, para yerine insanların ortaya sürüldüğü bir oyun derken; 5nci Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ye ( 1890-1970) göre de ‘ Politika, politikacılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir., Bizde ise eski Milli Eğitim bakanlarından Hasan Ali Yücel( 1897-1961); ‘Siyaset adamı gelecek seçimleri, devlet adamı gelecek nesilleri düşünerek politika yapar, sözüyle duyarsız popülist bir politikacı tipinin siyasetteki rolünü ifade etmiş olmaktadır. İLKELİ DÜRÜST SİYASET Demokrasi kültürümüzün gelişip kökleşmesi yolunda; ilkeli siyaset anlayışı içinde yer alıp, halkın gönlüne girmeyi başaran çok sayıda siyasetçimiz oldu. Gerek iktidarda olup yaptığı hizmetlerle halk indinde itibar kazanan, gerekse muhalefette olup, yol gösterici çözümler üreten politik vizyon sahibi insanların ülkemizde yetişmesi memnuniyet vericidir. Ancak buna rağmen zaman zaman ülkemizde siyasi ortam gerilmekte, halka karşı örnek bir tavır sergilemeyen siyasiler, siyasette güven kaybına neden olmaktadırlar. 8nci Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın (1927-1993) ifadesiyle ‘Siyaset, çuvalı patlatmadan arabadan indirmektir, demiş olsa da günümüze kadar çuvalı patlatan çok sayıda siyasetçimiz oldu. Ülkemizde genelde lider odaklı bir siyaset anlayışı görülmektedir. Liderin vizyonu ile gelişip büyüyen parti siyaseti, lider herhangi bir nedenle çekildiğinde parti de kaybolup tarihe karışmaktadır. Kayıtsız şartsız sadakat anlayışı, liderin etrafında korku duvarı örmesi, toleranstan uzak, özgür düşünceye yabancı, sorgulama kültüründen habersiz tek karar alıcı görünümünde gelişen liderlik demokrasi kültürümüze zarar vermektedir. Yetişmiş insan gücü, ülkemiz adına ihmal edilmemesi gereken bir kaynaktır. Artık nefret yerine sevgi, korku yerine güven, endişe yerine umut veren bir siyasi anlayışı demokrasi kültürümüzü daha da zenginleştirecektir. ABD li bürokrat ve devlet adamı Alfred E. Smith( 1873-1944) ‘Demokrasinin bütün hastalıkları daha fazla demokrasiyle tedavi edilir, anlayışını dikkate alarak yazımızı Hz. Ali’ye atfen ifade edilen şu anlamlı sözüyle tamamlayalım: ‘ Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi., Atıf ÖZGEN Demokraside Birlik Vakfı Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Siyasetin içinde yoğrulup, seçkin bir siyaset adamı olmak çoğu insanın üzerinde bir cazibe alanı olarak görülmektedir.
Siyaset, insanlara hizmet götürmede en iyi araçlardan biridir; ne var ki siyasetinde bir bilim dalı olarak kendine özgü kuralları vardır.
Siyasete talip olan adaylar, değişik meslek dallarında iken kendilerini kanıtlamış olabilirler. Ancak, siyasette başarılı olabilmenin yolu, yalnızca kendi mesleğinde değil, hizmet vereceği siyasi arenada da kendini kabul ettirebilmektir.
Günümüzde sanat, spor gibi dallarda veya zengin ve nüfuz sahibi ya da üniversitelerde bilim insanı olup adlarını geniş kitlelere duyurmayı başaran insanların siyaset arenasına özellikle kitle partileri tarafından çekildiklerini gözlemliyoruz.
Kendi mesleki yaşamlarında saygın bir yer edinmiş olan çok sayıda insan; politik arenanın acımasız dişleri arasında kaybolup gitti. Türk siyasi yaşamı bunun muhtelif örnekleriyle doludur.
Antik dönemin klasik Yunan filozofu Eflatun, ‘Siyasetle ilgilenmeyen adayları bekleyen sonuç, cahillerle yönetilmeye razı olmaktır, der.
Demokratik rejimlerin gelişip kökleşmesinde; kaliteli bir siyaset anlayışının yerleşmesi ‘olmazsa olmaz, koşullardan biridir.
Bir insan olarak, siyasetin içinde yer almak, siyasi gelişmeleri yakından izlemek, siyasete ayar vermek demokrasi kültürünü içimize sindirmekle mümkündür.
SİYASET ORTAMI VE POLİTİKA ÜRETME
Kin ve nefret dilinin kullanıldığı, kavga ve kaos ortamının doğmasına yol açan, gerçek bir demokrat duruşun sergilenmediği siyasi ortam demokratik gelişime kapalı bir ortamdır.
Siyasete atılmak için dürüst ve ilkeli olmak, ülkesini ve insanları sevmek, çözüm odaklı politikalar üretmek aranılan koşullar arasında olmakla birlikte bunun gereğince tezahür etmediğini yaşanan gelişmelerden görebiliyoruz.
Siyaseti bir hoşgörü kültürünün yansıması olarak görmeyenler, düzeyli rekabeti kavgaya dönüştürenler, siyasette itibar değil menfaat peşinde koşanlar, geleceği inşa etme anlayışından uzak bir tutum sergileyerek siyasette kaliteyi düşürüyorlar.
Türkiye Cumhuriyetinin ikinci Cumhurbaşkanı merhum İsmet İNÖNÜ, Önemli olan iktidarda kalmak değil itibarda kalmaktır, derken 9ncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman DEMİREL ise; ‘Siyasetle gelen itibar, siyasetle gider. Siyasetin yaptığı tahribat kalıcı olmaz, der.
Siyasetçilerin asli görevlerinden biri gelecek nesilleri düşünme adına sağlıklı politikalar üretebilmektir.
Sağlıklı ve ilkeli politika yürütmek isteyen politikacılarda aranan özelliklerin başında; halka tepeden bakmayan, halkın değerlerine saygılı, halkla iç içe ve halkın dertlerini dert edinmiş olup halkıyla bütünleşmek gibi hususlar gelmektedir.
Ünlü İtalyan siyaset kuramcısı Noberto Babbio(1909-2004), ‘Zenginle fakir, güçlü ile güçsüz arasındaki muazzam farkı dert edinmek, siyasal tavrın en belirleyici eşiğidir, der.
Ne acıdır ki; politikacılara olan güven duygusu, sadece bizim ülkemizde değil, çoğu Avrupa ülkesinde de özüne uygun olarak yerleşmediği için halk kendisine güven vermeyen inanmadığı politikacılara karşı genelde mesafeli bir duruş sergilemektedir.
Fransız asker ve devlet adamlarından Napolyon Bonapart (1769-1820), ‘Politika, para yerine insanların ortaya sürüldüğü bir oyun derken; 5nci Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ye ( 1890-1970) göre de ‘ Politika, politikacılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir.,
Bizde ise eski Milli Eğitim bakanlarından Hasan Ali Yücel( 1897-1961); ‘Siyaset adamı gelecek seçimleri, devlet adamı gelecek nesilleri düşünerek politika yapar, sözüyle duyarsız popülist bir politikacı tipinin siyasetteki rolünü ifade etmiş olmaktadır.
İLKELİ DÜRÜST SİYASET
Demokrasi kültürümüzün gelişip kökleşmesi yolunda; ilkeli siyaset anlayışı içinde yer alıp, halkın gönlüne girmeyi başaran çok sayıda siyasetçimiz oldu.
Gerek iktidarda olup yaptığı hizmetlerle halk indinde itibar kazanan, gerekse muhalefette olup, yol gösterici çözümler üreten politik vizyon sahibi insanların ülkemizde yetişmesi memnuniyet vericidir.
Ancak buna rağmen zaman zaman ülkemizde siyasi ortam gerilmekte, halka karşı örnek bir tavır sergilemeyen siyasiler, siyasette güven kaybına neden olmaktadırlar.
8nci Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın (1927-1993) ifadesiyle ‘Siyaset, çuvalı patlatmadan arabadan indirmektir, demiş olsa da günümüze kadar çuvalı patlatan çok sayıda siyasetçimiz oldu.
Ülkemizde genelde lider odaklı bir siyaset anlayışı görülmektedir. Liderin vizyonu ile gelişip büyüyen parti siyaseti, lider herhangi bir nedenle çekildiğinde parti de kaybolup tarihe karışmaktadır.
Kayıtsız şartsız sadakat anlayışı, liderin etrafında korku duvarı örmesi, toleranstan uzak, özgür düşünceye yabancı, sorgulama kültüründen habersiz tek karar alıcı görünümünde gelişen liderlik demokrasi kültürümüze zarar vermektedir.
Yetişmiş insan gücü, ülkemiz adına ihmal edilmemesi gereken bir kaynaktır. Artık nefret yerine sevgi, korku yerine güven, endişe yerine umut veren bir siyasi anlayışı demokrasi kültürümüzü daha da zenginleştirecektir.
ABD li bürokrat ve devlet adamı Alfred E. Smith( 1873-1944) ‘Demokrasinin bütün hastalıkları daha fazla demokrasiyle tedavi edilir, anlayışını dikkate alarak yazımızı Hz. Ali’ye atfen ifade edilen şu anlamlı sözüyle tamamlayalım:
‘ Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi.,
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 773498
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.