En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

GERÇEK ZENGİNLİĞE NASIL ULAŞIRIZ?

Kim zengin olmak istemez ki?

Zengin olmak; her insanın hayalini süsleyen fakat gerçekleşmesi büyük çaba, risk ve zaman isteyen maddi bir olgudur.

Burada sözünü ettiğimiz zenginlik, ekonomik açıdan şartların olumlu gitmesi halinde insanın elde edebileceği maddi zenginliktir.

Genelde insanlar zenginliğin maddi boyutu ile daha çok ilgilendikleri için olsa gerek; zenginliğin manevi boyutu çoğu kez ilgi alanı dışında kaldı.

İnsan, yaşamını rahat ve asude bir şekilde sürdürebilmesi açısından parasal zenginliğe büyük önem vermekte; para biriktirip zengin olmayı yaşamında bir hedef olarak görmektedir.

Ekonomik anlamda para sahibi olma, zengin olma yolunda baş tacı edilen yükselen bir değer olarak gösterilmektedir.

İhtiyaçlarımızı gideren, kimselere muhtaç olmadan rahat yaşamamızı sağlayan parasal zenginlik acaba gerçek zenginlik midir? Zenginliğin bu yönüne ilişkin ünlü düşünürlerin sözlerine bir göz atalım:

‘Para gerçek zenginlik değildir. O sadece ihtiyaçların giderilmesine vasıta olduğu için değerlidir. Bir çölün ortasında hararetten yanan bir insan için birkaç damla soğuk su, bir torba altından daha değerlidir.,

(Romalı düşünür ve devlet adamı Seneca )

‘Paranızı hala sayabiliyorsanız, gerçekten zengin değilsiniz demektir.,

( Amerikalı fabrikatör ve milyarder J. Paul Getty)

‘Para bir araçtır. Sizi istediğiniz yere götürür ama hiçbir zaman sürücü koltuğuna oturtmaz.,  ( Düşünür ve yazar Ayn Rand )

Para mutluluk getirir; ama bir yerden sonra para, sadece para getirir.

(ABD li senarist Neil Simon)

‘Diş ağrısı çekenler, dişleri sağlam olanları; yoksulluk çekenler parası bol olanı mutlu sanır.

(İrlandalı yazar Bernard Shaw)

İktisadi açıdan paranın bir getirisi var, ama ruhsal ve manevi dünyamız açısından para tüm ihtiyaçlarımızı karşılamıyor.

Sadece parasal zenginlik; insanı, ‘insan, yapmaz!. İnsan, gerçek zenginliği paranın dışında olan insani değerlerde de aramalıdır.

İslam Dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’de lüks ve saltanat içinde yoksulluktan uzak bir yaşam sürdüren zenginleşmiş Ad, Semud kavimlerinden söz edilmekte bu kavimlerin peygamberlerini öldürmek için türlü tuzaklar kurduklarından hareketle bu tür zenginliğin insanlığın hayrına olmadığı vurgulanmaktadır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in hadisleri de gerçek zenginliğin nasıl olması gerektiği hususuna açıklık getirmektedir:

‘Bir insanın gerçek zenginliği onun, bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.

Zengin, çok mala sahip olan değil, kalbi zengin olana denir.

Gerçek zenginlik; mal çokluğudeğil, göz tokluğu ve gönül zenginliğidir.,

Manevi dünyamızı imar eden kalpten ve gönülden yaşanan zenginlik, gerçek zenginlik olarak nitelendirilmektedir.

Ekonomik zenginliğin dışında, gerçek zenginliği aradığımız alanların başında bilim ve sağlık zenginliği gelmektedir.

Ruh ve akıl sağlığı yerinde olmayan bir insan için maddi zenginliğin hiçbir anlamı yoktur.

Bedensel olarak sahip olduğumuz görme, işitme, dokunma ve aklımızı kullanma gibi yeteneklere sahip olmak, önemli sağlık zenginliğine sahip olmamız demektir. Bu konuda Hz. Lokman hekime atfedilen ‘En zengin adam, aklını başında taşıyandır., sözü çok anlamlıdır.

Bilimin gösterdiği yolda yapılan keşifler ve araştırmalarda; insanın bilgi dağarcığını artıran ve bilimsel zenginliğe yönlendiren çalışmalar arasında yer alır.

Bilim ve bilgi zenginliği konusunda Hz. Ali ‘Zengin, bilgisi çok olan insandır, derken yazar ve düşünce adamlarımızdan Peyami Safa ise şöyle der:

‘Fikir sahibi olmaya, mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün, gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.,

İnsan, servet sahibi olabilir; ülkesinde veya dünya genelinde sayılı zenginler arasına da girebilir. Mal ve servet insanlığın hayrına kullanılmadığı müddetçe; sahibine yük getiren anlamsız bir araca dönüşür.

Osmanlı döneminde yetişmiş 17nci Yüzyıl sanat ve düşünce insanlarımızdan bestekar Buhurizade Mustafa Itri’ye atfedilen bir söze göre ‘zenginlik almakla değil vermekle kazanılır.,

Maddi, yani parasal zenginlik, harcandıkça azalan bir özelliğe sahiptir. İnsan, yıllar süren çabası sonucu kazandığı servetini kumar illeti ya da doğal bir afet sonucu bir gecede kaybedebilir. Böyle bir zenginliğin peşinden gitmektense insanı yücelten ve değerli kılan bilimsel veya manevi zenginlik yolunda yürümek daha anlamlıdır.

Servet olarak insani değerlerine sahip çıkan, bilgisini çoğaltan ve sağlığını türlü tehlikelerden koruyan insanlar, gerçek zenginliğin sırrına erişmiş olan insanlardır.

Atıf ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
 
 

 Okunma Sayısı : 5469

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 851729

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.