ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Şöhret, popüler kültürün insanları özellikle gençleri içine çekmek için parlatıp süslediği sahte bir maskedir. Gençlerimize hayallerinde yer eden bir mesleki hedefe ulaşabilmek için; yolun şöhretten geçmesi gerektiği düşüncesi; gençlerimizi aldatmaya yönelik bir tuzaktır. Ne var ki; gençlerimizin bir kısmı kendi eğilimlerini ve yeteneklerini geliştirmeden şöhrete ulaşmanın daha kolay olacağı düşüncesine kendilerini kaptırabiliyorlar. Eğitim sisteminin gençlerimize güvenli bir gelecek hazırlayamaması, eğitimle elde edilen bilgi donanımının bir iş ve meslek edinimine yol açmaması gençleri farklı arayışlara yönlendiriyor. Şöhret dediğimiz şey tamda bir arayış içinde olan gençlere umut olarak gözüken eğlence veya değişik oyunların icra edildiği yaldızlarla süslenmiş bir sahneden geçme davetidir. Kendini yetiştirerek ve yeteneğini kullanarak kazanılan haklı ünü şöhretle karıştırmamak gerekir. Şöhret, günümüzde genelde adını yaldızlı mekanlarda duyurmuş ses, sinema ya da tiyatro sanatçıları için kullanılan bir ifadedir. Mesleğini en iyi şekilde icra eden sanatçıları şöhretli olmakla ilişkilendirmek; gençleri tılsımlı, gizemli ve şaşalı bir aleme davet etmek demektir. ‘American Woman, dizisinin başrol oyuncusu; aktris, manken ve stilist olan Mena Suvari ülkemizden bir basın mensubu ile yaptığı söyleşide şöhret hakkında şu yorumu yapmıştı: ‘ Oyunculuk benim için sadece işti, şöhret olmak için başlamadım bu işe. Zaten ‘şöhret, kelimesinden nefret ediyorum, tam olarak anlamını bile bilmiyorum., Ülkemizde yetişen oyuncu ve tiyatro yönetmeni Haluk Bilginer’de bakınız bu konuda ne diyor: ‘ Şöhret dediğiniz şey sizi tanımayan insanların sizin hakkınızda uydurduğu şeylerin tamamıdır., Türk halk müziği sanatçılarımızdan, müzisyen, besteci ve aynı zamanda söz yazarı olan Fatih Kısaparmak’ta kendisi ile röportaj yapan bir basın mensubuna şöhret konusunda şöyle diyor: ‘ Şöhret bir illüzyon. Sinema perdesindeki gölge oyunundan daha fazla gerçekçi değil. Ben zaten kalıcı üst değerler uğruna yaşıyordum. Onun için değişen hiçbir şey olmadı hayatımda., Gençlerimizi umut vaat eden bir geleceğe hazırlamak istiyorsak onların yetenek ve karakter gelişimine katkıda bulunmalıyız. Uçuk hayallerle gençleri yanlış yönlendirmek yerine, sağlam temellere dayalı gerçekçi hedeflere gençlerimizi hazırlamalıyız. Bu işaret ettiğimiz hedefe uygun olarak tatmin edici bir yorumu bulunan A.B.D vatandaşı eski bir basketbol oyuncusu ve antrenörü John Robert Wooden (1910-2010) ise şu yorumu yapıyor: ‘ Karakterinize şöhretinizden daha çok önem verin. Çünkü karakteriniz, aslında neyseniz odur. Oysa şöhretiniz, başkaları sizi ne sanıyorsa odur., Şöhrete giden basamaklardan geçmekte, ulaşıldığında taşımakta sonra zamanı gelince şöhret maskesini çıkarmakta sanıldığı kadar kolay değildir. Şöhrete giden yola koyulmak çoğu zaman bir özentiyle başlıyor. Özellikle genç kızlarımız sinema, tiyatro veya görsel sanatlarda adını duyurmuş ünlü bir sanatçıyı kendisiyle özdeşleştirmek suretiyle, kendini tehlikelerle dolu bir maceraya çıkarmak istiyor. Günümüzde gençleri bu tür maceralara davet eden televizyon kanallarında izlediğimiz değişik türde yarışmalar var. ‘Pop Star, ‘Yetenek Sizsiniz, ‘ O Ses Türkiye, ‘Geleceğin Starı, ‘Yıldızlar Geçidi, gibi yarışmalar; gerçekte gençlerin yeteneklerini test eden gençlerin çoğunun elendiği ve pek azını başarıya ulaştıran bir yarışma görünümündedirler. Cast ve mankenlik ajanslarının çoğalmasıyla reklam, dizi ve klip oyunculuğu artık bir popüler meslek haline dönüştürüldü. Bu ajanslara binlerce gencin başvurduğunu gözlemliyoruz. Kendini yalnız hisseden, ebeveynlerinden gerekli desteği göremeyen, ergenlik döneminin sorunlarıyla baş başa kalmış gençler için dışarıdan parlak görünüp içindeki karanlığı gizleyen bir yola koyulmak demek tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkmak demektir. Gençler! Yolunuzu aydınlatan bilim ve bilimin sönmeyen aydınlık ışığı olmalıdır. Sadece görüntüyü ve görselliği ön plana çıkaran, içinizdeki cevheri yok eden sosyal medyanın karanlık yüzü sizi aydınlık yoldan uzaklaştırmasın. Mesleki eğitiminizi başarıyla tamamlamak, sevilen ve hedeflenen bir işte en iyiye ulaşmanın ilk adımı olmalıdır. Seçeceğiniz mesleki alanda alacağınız eğitim, sizi yapacağınız işin en iyileri arasına katabilir. Bugün adını saygıyla andığımız; sinema, tiyatro veya diğer görsel sanatların duayenleri, kendilerini mesleki alanda en iyi şekilde yetiştirip kabiliyet veya yeteneklerini sergileyebilenlerin arasından çıkmış kişilerdir. Yüce Rabbimiz, insanları farklı yetenek ve kabiliyetlerde yaratmıştır. Her birimiz sergilediğimiz farklı işlerle insana ve insanlığa katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Şöhret kapısı günümüze kadar çok sayıda insanı içine alıp hapsetti. Bu yolda çok sayıda insan akıl ve ruh sağlığını kaybetti. İşinden, eşinden ve memleketinden mahrum kalanlar oldu. Geçici olarak şöhret olmayı başaran çok az sayıda insanda bu şöhretinin bedelini en ağır şekilde ödedi! Siz, ‘Siz, olun yeteneğinizi ve kabiliyetinizi konuşturun. Başkalarının olmanızı istediği kişi olmayın! Yazımızı iki ünlü düşünür ve yazarın konumuza ışık tutan aşağıdaki sözleriyle tamamlıyoruz: ‘ Şöhret, gençlik ve gurur… Mezar hepsini alır. ( Victor Hugo ) ‘ Şöhret ölümün maskesidir, kimseye miras kalmaz. ( Carlos Fuantes ) Atıf ÖZGEN
Şöhret, popüler kültürün insanları özellikle gençleri içine çekmek için parlatıp süslediği sahte bir maskedir.
Gençlerimize hayallerinde yer eden bir mesleki hedefe ulaşabilmek için; yolun şöhretten geçmesi gerektiği düşüncesi; gençlerimizi aldatmaya yönelik bir tuzaktır.
Ne var ki; gençlerimizin bir kısmı kendi eğilimlerini ve yeteneklerini geliştirmeden şöhrete ulaşmanın daha kolay olacağı düşüncesine kendilerini kaptırabiliyorlar.
Eğitim sisteminin gençlerimize güvenli bir gelecek hazırlayamaması, eğitimle elde edilen bilgi donanımının bir iş ve meslek edinimine yol açmaması gençleri farklı arayışlara yönlendiriyor.
Şöhret dediğimiz şey tamda bir arayış içinde olan gençlere umut olarak gözüken eğlence veya değişik oyunların icra edildiği yaldızlarla süslenmiş bir sahneden geçme davetidir.
Kendini yetiştirerek ve yeteneğini kullanarak kazanılan haklı ünü şöhretle karıştırmamak gerekir.
Şöhret, günümüzde genelde adını yaldızlı mekanlarda duyurmuş ses, sinema ya da tiyatro sanatçıları için kullanılan bir ifadedir.
Mesleğini en iyi şekilde icra eden sanatçıları şöhretli olmakla ilişkilendirmek; gençleri tılsımlı, gizemli ve şaşalı bir aleme davet etmek demektir.
‘American Woman, dizisinin başrol oyuncusu; aktris, manken ve stilist olan Mena Suvari ülkemizden bir basın mensubu ile yaptığı söyleşide şöhret hakkında şu yorumu yapmıştı:
‘ Oyunculuk benim için sadece işti, şöhret olmak için başlamadım bu işe. Zaten ‘şöhret, kelimesinden nefret ediyorum, tam olarak anlamını bile bilmiyorum.,
Ülkemizde yetişen oyuncu ve tiyatro yönetmeni Haluk Bilginer’de bakınız bu konuda ne diyor:
‘ Şöhret dediğiniz şey sizi tanımayan insanların sizin hakkınızda uydurduğu şeylerin tamamıdır.,
Türk halk müziği sanatçılarımızdan, müzisyen, besteci ve aynı zamanda söz yazarı olan Fatih Kısaparmak’ta kendisi ile röportaj yapan bir basın mensubuna şöhret konusunda şöyle diyor:
‘ Şöhret bir illüzyon. Sinema perdesindeki gölge oyunundan daha fazla gerçekçi değil. Ben zaten kalıcı üst değerler uğruna yaşıyordum. Onun için değişen hiçbir şey olmadı hayatımda.,
Gençlerimizi umut vaat eden bir geleceğe hazırlamak istiyorsak onların yetenek ve karakter gelişimine katkıda bulunmalıyız.
Uçuk hayallerle gençleri yanlış yönlendirmek yerine, sağlam temellere dayalı gerçekçi hedeflere gençlerimizi hazırlamalıyız.
Bu işaret ettiğimiz hedefe uygun olarak tatmin edici bir yorumu bulunan A.B.D vatandaşı eski bir basketbol oyuncusu ve antrenörü John Robert Wooden (1910-2010) ise şu yorumu yapıyor:
‘ Karakterinize şöhretinizden daha çok önem verin. Çünkü karakteriniz, aslında neyseniz odur. Oysa şöhretiniz, başkaları sizi ne sanıyorsa odur.,
Şöhrete giden basamaklardan geçmekte, ulaşıldığında taşımakta sonra zamanı gelince şöhret maskesini çıkarmakta sanıldığı kadar kolay değildir.
Şöhrete giden yola koyulmak çoğu zaman bir özentiyle başlıyor. Özellikle genç kızlarımız sinema, tiyatro veya görsel sanatlarda adını duyurmuş ünlü bir sanatçıyı kendisiyle özdeşleştirmek suretiyle, kendini tehlikelerle dolu bir maceraya çıkarmak istiyor.
Günümüzde gençleri bu tür maceralara davet eden televizyon kanallarında izlediğimiz değişik türde yarışmalar var. ‘Pop Star, ‘Yetenek Sizsiniz, ‘ O Ses Türkiye, ‘Geleceğin Starı, ‘Yıldızlar Geçidi, gibi yarışmalar; gerçekte gençlerin yeteneklerini test eden gençlerin çoğunun elendiği ve pek azını başarıya ulaştıran bir yarışma görünümündedirler.
Cast ve mankenlik ajanslarının çoğalmasıyla reklam, dizi ve klip oyunculuğu artık bir popüler meslek haline dönüştürüldü. Bu ajanslara binlerce gencin başvurduğunu gözlemliyoruz.
Kendini yalnız hisseden, ebeveynlerinden gerekli desteği göremeyen, ergenlik döneminin sorunlarıyla baş başa kalmış gençler için dışarıdan parlak görünüp içindeki karanlığı gizleyen bir yola koyulmak demek tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkmak demektir.
Gençler!
Yolunuzu aydınlatan bilim ve bilimin sönmeyen aydınlık ışığı olmalıdır. Sadece görüntüyü ve görselliği ön plana çıkaran, içinizdeki cevheri yok eden sosyal medyanın karanlık yüzü sizi aydınlık yoldan uzaklaştırmasın.
Mesleki eğitiminizi başarıyla tamamlamak, sevilen ve hedeflenen bir işte en iyiye ulaşmanın ilk adımı olmalıdır. Seçeceğiniz mesleki alanda alacağınız eğitim, sizi yapacağınız işin en iyileri arasına katabilir.
Bugün adını saygıyla andığımız; sinema, tiyatro veya diğer görsel sanatların duayenleri, kendilerini mesleki alanda en iyi şekilde yetiştirip kabiliyet veya yeteneklerini sergileyebilenlerin arasından çıkmış kişilerdir.
Yüce Rabbimiz, insanları farklı yetenek ve kabiliyetlerde yaratmıştır. Her birimiz sergilediğimiz farklı işlerle insana ve insanlığa katkıda bulunmaya çalışıyoruz.
Şöhret kapısı günümüze kadar çok sayıda insanı içine alıp hapsetti. Bu yolda çok sayıda insan akıl ve ruh sağlığını kaybetti. İşinden, eşinden ve memleketinden mahrum kalanlar oldu. Geçici olarak şöhret olmayı başaran çok az sayıda insanda bu şöhretinin bedelini en ağır şekilde ödedi!
Siz, ‘Siz, olun yeteneğinizi ve kabiliyetinizi konuşturun. Başkalarının olmanızı istediği kişi olmayın!
Yazımızı iki ünlü düşünür ve yazarın konumuza ışık tutan aşağıdaki sözleriyle tamamlıyoruz:
‘ Şöhret, gençlik ve gurur… Mezar hepsini alır. ( Victor Hugo )
‘ Şöhret ölümün maskesidir, kimseye miras kalmaz. ( Carlos Fuantes )
Atıf ÖZGEN
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 908488
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.