En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

EĞİTİM SİSTEMİ VE ÖĞRETMEN

Öğretmen, eğitim sisteminin temel unsurlarından biridir. Gelişen teknoloji ile öğretmenin rolü değişse bile, öğrenci-öğretmen ilişkisi devam edecektir.

Öğretmen, eğitim ordusunun vazgeçilmez önemli bir neferidir.

Büyük Selçuklu Devletinin vezirlerinden Nizamülmülk (1018-1092), asırlar önce eğitim ordusunun etkisini şu sözüyle vurgulamış: "Orduların mızrağı ancak bir mil öteye gider. Eğitim ordusunun etkisi yüzyılları kuşatır."

Öğretmen, insan yaşamına dokunan ve yıllar geçse de bu yaşamda izler bırakan öğretmenlik mesleğinin saygın bir temsilcisidir.

Her birimiz dünyaya gözümüzü açtığımız bir ailenin mensubuyuz. Öğretmen, aileden sonra her bireye kapısını açan, yönlendiren ve hayata hazırlayan bir görevi üstlenmiştir.

Öğretmenler sadece yaşadıkları toplumda değil, tüm dünyada kabul gören haklı bir itibara sahiptir. Çünkü her öğretmen kendi eğitiminden aldığı ışığı gelecek nesillere aktaran bir misyonu görev edinmiştir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, bir sözünde; ‘Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır, derken bir başka sözünde ise öğretmenlere olan gereksinimi şöyle açıklar:

‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.,

Rus oyun ve kısa öykü yazarlarından Anton Çehov’da öğretmenlere verilmesi gereken önemi şu sözüyle ifade ediyor:

"Öğretmenler için kimseye sağlanamayan olanakları yaratmak zorundayız. Bunu da bir an önce yapmalıyız; çünkü halk, her yönden yeterli bir eğitim görmezse, devlet yeterince pişirilmemiş tuğlalardan örülen bir ev gibi çöküverir. Öğretmen, bir sanatçı gibi işine büyük bir tutkuyla aşık olmalıdır."

Eğitim sistemi içinde önemli bir konuma sahip olan öğretmenlerden beklentiler de büyüktür, ancak ülke olarak mevcut eğitim sistemi başarılı olmaktan uzak bir görüntüye sahiptir.

Sistemin başarılı olamadığını ortaya koyan nedenler üzerinde öncelikle durmak gerekir. Bu nedenleri sıralamaya çalışalım:

  • Mevcut sistem teste, ezbere ve sınava dayalı bir sistem olup öğrencileri hayata hazırlamamaktadır.
  • Özveri, gayret ve ciddi bir masraf sonucu üniversite kapısı önünde yığılan gençlik mezun olunca işsiz kalma sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır.
  • Eğitim sistemi, işini en iyi şekilde yapan, genel kültür ve ahlaki erdemlere sahip her açıdan örnek bir kişiliğe sahip bireyleri topluma kazandıramamaktadır.
  • Toplumsal yaşamda görülen ahlaki boyutlu insani sorunlar, eğitimin insan yaşamına yeterince yansıtılamadığını ortaya koyuyor.
  • Gençler, diplomayı bürokratik bir gereksinim olarak görüyor; belirledikleri hedefe ulaşma yolunda örgün eğitim kurumlarından giderek uzaklaşıyorlar.
  • Gençlik hayata değil, sınavlara hazırlanıyor ve iş hayatında hayal kırıklıkları yaşıyor. Beceri ve sosyal kazanımlardan uzak kalıyorlar.

Sistem, öğretmen beklentilerini de karşılamıyor. Bir sivil toplum kuruluşu olan Eğitim-Sen tarafından hazırlanan Rapora göre öğretmenlerimizin yaşadığı sorunlar da şöyle sıralanabilir:

  • Öğretmenlerin, hizmet öncesinde iyi yetişmesi sağlanamıyor. Hızlandırılmış eğitim kursları ile kısa sürede diploma veriliyor.
  • Öğretmenler ekonomik bakımdan büyük sıkıntı yaşıyor.
  • Öğretmenlik mesleği toplumda değer kaybetmiş durumda. Gençlerin tercih alanı olmaktan çıkmış olan öğretmenlik, ancak ‘hiçbir şey olmazsam öğretmen olurum, anlayışına mahkum olmuş durumda.
  • Öğretmenler gelecek endişesinden uzak sağlık ve sosyal alandaki haklardan daha çok yararlanmak istiyor.
  • Öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve sağlık alanında beklentilerinin karşılanmaması kendilerini psikolojik sorunlarla karşı karşıya bırakıyor.
  • Öğretmenler mülakatla değil, liyakat esasına göre atanmayı bekliyor.
  • Öğretmenler, ekonomik açıdan daha iyi bir düzeye gelebilmek için ek ders ücretleri ile ek gösterge konusunda iyileştirme bekliyor.
  • Öğretmenler, sözleşmeli ve atanmış öğretmenler arasında farklılıkların giderilmesini, sözleşmeli öğretmen atamasından vazgeçilmesini istiyorlar.

EĞİTİMİNÖNCELİKLERİ

Eğitim sisteminin başarılı olmasında, sistemi oluşturan paydaşların memnun edilmesinin rolü büyüktür.

Öğretmenlerin beklentilerinin karşılanmadığı, öğrencilerin hedeflerine ulaşamadığı, velilerin yapılan onca masrafa karşılık bir gelecek göremediği ortamda sistemin bireyleri memnun ettiğini söyleyemeyiz.

24 Haziran Genel Seçim sonrası yeni kurulan hükümette Milli Eğitim Bakanlığına, eğitimin içinden gelen ve eğitim camiasının memnuniyetle karşıladığı Prof. Ziya Selçuk atandı.

Yeni Bakan, öğretmenlere yönelik açıklamaları ve bakanlıkta öğretmen temsilcileriyle yaptığı görüşmeler akabinde, öğretmenlik mesleğinin saygınlık kazanması ve öğretmenlerin değerinin bilinmesi yolunda müşahhas adımların atılacağını belirten bir yaklaşım sergilemiş bulunuyor.

Eğitimde mesajın ‘insan, olduğunu ifade eden Sayın Bakan, sınavlara yönelik eğitim anlayışının yanlış olduğunu, beceri ve sosyal kazanımların diplomadan önemli olması gerektiğini, gençliğin hayata hazırlanması gerektiği hususunun altını da çizmiş durumda.

Eğitimde mesafe almış ve sistemi ileriye taşımış Güney Kore, Finlandiya gibi ülkeler arasındaki mesafeyi kapatmak amacıyla eğitimin önceliklerinin de mercek altına alınması gerekiyor.

Toplumun eğitim alanındaki beklentileri göz önüne alındığında çocuklarımıza sevgi, saygı ve barış gibi insani değerlerimizi kazandırmak, gençlerimizi de işsizlik sorunu yaşamaktan kurtarmak zorundayız.

Eğitimde teknolojik gelişmeler yakından izlenmeli, öğrencilerimizi zararlı alışkanlıkların pençesine düşüren karanlık çevrelerle sıkı bir mücadeleye girmeli, çocuklarımız için büyük önem taşıyan Kod Eğitimine de öncelik verilmelidir.

Çocuklarımızı geleceğe hazırlamanın önemli bir yolu onlara düşünme ve sorgulama yeteneğinin kazandırılmasıdır. Düşünme ve sorgulama bilinçli eğitime ulaşmanın ilk ve önemli bir adımıdır.

Örgün eğitimde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında resmi ve özel 65.568 okulda 17.885 bin öğrenci öğrenim görmüş; 991.433 ü kadrolu, 38.697 si sözleşmeli olmak üzere 1.030 bin öğretmen bakanlık istatistiklerine göre görev yapmıştı.

2018-2019 Eğitim ve Öğretim yılı da 17 Eylülde başlamış bulunuyor. Bu eğitim yılının öğretmenlerimiz açısından beklentilerinin karşılanması, öğrencilerimizin de hedeflerine ulaşma yolunda başarılı olmasını diliyoruz.

 

Atıf ÖZGEN

 

 


 Okunma Sayısı : 2763

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 605319

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.