ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Öğretmen, eğitim sisteminin temel unsurlarından biridir. Gelişen teknoloji ile öğretmenin rolü değişse bile, öğrenci-öğretmen ilişkisi devam edecektir. Öğretmen, eğitim ordusunun vazgeçilmez önemli bir neferidir. Büyük Selçuklu Devletinin vezirlerinden Nizamülmülk (1018-1092), asırlar önce eğitim ordusunun etkisini şu sözüyle vurgulamış: "Orduların mızrağı ancak bir mil öteye gider. Eğitim ordusunun etkisi yüzyılları kuşatır." Öğretmen, insan yaşamına dokunan ve yıllar geçse de bu yaşamda izler bırakan öğretmenlik mesleğinin saygın bir temsilcisidir. Her birimiz dünyaya gözümüzü açtığımız bir ailenin mensubuyuz. Öğretmen, aileden sonra her bireye kapısını açan, yönlendiren ve hayata hazırlayan bir görevi üstlenmiştir. Öğretmenler sadece yaşadıkları toplumda değil, tüm dünyada kabul gören haklı bir itibara sahiptir. Çünkü her öğretmen kendi eğitiminden aldığı ışığı gelecek nesillere aktaran bir misyonu görev edinmiştir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, bir sözünde; ‘Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır, derken bir başka sözünde ise öğretmenlere olan gereksinimi şöyle açıklar: ‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır., Rus oyun ve kısa öykü yazarlarından Anton Çehov’da öğretmenlere verilmesi gereken önemi şu sözüyle ifade ediyor: "Öğretmenler için kimseye sağlanamayan olanakları yaratmak zorundayız. Bunu da bir an önce yapmalıyız; çünkü halk, her yönden yeterli bir eğitim görmezse, devlet yeterince pişirilmemiş tuğlalardan örülen bir ev gibi çöküverir. Öğretmen, bir sanatçı gibi işine büyük bir tutkuyla aşık olmalıdır." Eğitim sistemi içinde önemli bir konuma sahip olan öğretmenlerden beklentiler de büyüktür, ancak ülke olarak mevcut eğitim sistemi başarılı olmaktan uzak bir görüntüye sahiptir. Sistemin başarılı olamadığını ortaya koyan nedenler üzerinde öncelikle durmak gerekir. Bu nedenleri sıralamaya çalışalım: Mevcut sistem teste, ezbere ve sınava dayalı bir sistem olup öğrencileri hayata hazırlamamaktadır. Özveri, gayret ve ciddi bir masraf sonucu üniversite kapısı önünde yığılan gençlik mezun olunca işsiz kalma sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Eğitim sistemi, işini en iyi şekilde yapan, genel kültür ve ahlaki erdemlere sahip her açıdan örnek bir kişiliğe sahip bireyleri topluma kazandıramamaktadır. Toplumsal yaşamda görülen ahlaki boyutlu insani sorunlar, eğitimin insan yaşamına yeterince yansıtılamadığını ortaya koyuyor. Gençler, diplomayı bürokratik bir gereksinim olarak görüyor; belirledikleri hedefe ulaşma yolunda örgün eğitim kurumlarından giderek uzaklaşıyorlar. Gençlik hayata değil, sınavlara hazırlanıyor ve iş hayatında hayal kırıklıkları yaşıyor. Beceri ve sosyal kazanımlardan uzak kalıyorlar. Sistem, öğretmen beklentilerini de karşılamıyor. Bir sivil toplum kuruluşu olan Eğitim-Sen tarafından hazırlanan Rapora göre öğretmenlerimizin yaşadığı sorunlar da şöyle sıralanabilir: Öğretmenlerin, hizmet öncesinde iyi yetişmesi sağlanamıyor. Hızlandırılmış eğitim kursları ile kısa sürede diploma veriliyor. Öğretmenler ekonomik bakımdan büyük sıkıntı yaşıyor. Öğretmenlik mesleği toplumda değer kaybetmiş durumda. Gençlerin tercih alanı olmaktan çıkmış olan öğretmenlik, ancak ‘hiçbir şey olmazsam öğretmen olurum, anlayışına mahkum olmuş durumda. Öğretmenler gelecek endişesinden uzak sağlık ve sosyal alandaki haklardan daha çok yararlanmak istiyor. Öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve sağlık alanında beklentilerinin karşılanmaması kendilerini psikolojik sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Öğretmenler mülakatla değil, liyakat esasına göre atanmayı bekliyor. Öğretmenler, ekonomik açıdan daha iyi bir düzeye gelebilmek için ek ders ücretleri ile ek gösterge konusunda iyileştirme bekliyor. Öğretmenler, sözleşmeli ve atanmış öğretmenler arasında farklılıkların giderilmesini, sözleşmeli öğretmen atamasından vazgeçilmesini istiyorlar. EĞİTİMİNÖNCELİKLERİ Eğitim sisteminin başarılı olmasında, sistemi oluşturan paydaşların memnun edilmesinin rolü büyüktür. Öğretmenlerin beklentilerinin karşılanmadığı, öğrencilerin hedeflerine ulaşamadığı, velilerin yapılan onca masrafa karşılık bir gelecek göremediği ortamda sistemin bireyleri memnun ettiğini söyleyemeyiz. 24 Haziran Genel Seçim sonrası yeni kurulan hükümette Milli Eğitim Bakanlığına, eğitimin içinden gelen ve eğitim camiasının memnuniyetle karşıladığı Prof. Ziya Selçuk atandı. Yeni Bakan, öğretmenlere yönelik açıklamaları ve bakanlıkta öğretmen temsilcileriyle yaptığı görüşmeler akabinde, öğretmenlik mesleğinin saygınlık kazanması ve öğretmenlerin değerinin bilinmesi yolunda müşahhas adımların atılacağını belirten bir yaklaşım sergilemiş bulunuyor. Eğitimde mesajın ‘insan, olduğunu ifade eden Sayın Bakan, sınavlara yönelik eğitim anlayışının yanlış olduğunu, beceri ve sosyal kazanımların diplomadan önemli olması gerektiğini, gençliğin hayata hazırlanması gerektiği hususunun altını da çizmiş durumda. Eğitimde mesafe almış ve sistemi ileriye taşımış Güney Kore, Finlandiya gibi ülkeler arasındaki mesafeyi kapatmak amacıyla eğitimin önceliklerinin de mercek altına alınması gerekiyor. Toplumun eğitim alanındaki beklentileri göz önüne alındığında çocuklarımıza sevgi, saygı ve barış gibi insani değerlerimizi kazandırmak, gençlerimizi de işsizlik sorunu yaşamaktan kurtarmak zorundayız. Eğitimde teknolojik gelişmeler yakından izlenmeli, öğrencilerimizi zararlı alışkanlıkların pençesine düşüren karanlık çevrelerle sıkı bir mücadeleye girmeli, çocuklarımız için büyük önem taşıyan Kod Eğitimine de öncelik verilmelidir. Çocuklarımızı geleceğe hazırlamanın önemli bir yolu onlara düşünme ve sorgulama yeteneğinin kazandırılmasıdır. Düşünme ve sorgulama bilinçli eğitime ulaşmanın ilk ve önemli bir adımıdır. Örgün eğitimde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında resmi ve özel 65.568 okulda 17.885 bin öğrenci öğrenim görmüş; 991.433 ü kadrolu, 38.697 si sözleşmeli olmak üzere 1.030 bin öğretmen bakanlık istatistiklerine göre görev yapmıştı. 2018-2019 Eğitim ve Öğretim yılı da 17 Eylülde başlamış bulunuyor. Bu eğitim yılının öğretmenlerimiz açısından beklentilerinin karşılanması, öğrencilerimizin de hedeflerine ulaşma yolunda başarılı olmasını diliyoruz. Atıf ÖZGEN
Öğretmen, eğitim sisteminin temel unsurlarından biridir. Gelişen teknoloji ile öğretmenin rolü değişse bile, öğrenci-öğretmen ilişkisi devam edecektir.
Öğretmen, eğitim ordusunun vazgeçilmez önemli bir neferidir.
Büyük Selçuklu Devletinin vezirlerinden Nizamülmülk (1018-1092), asırlar önce eğitim ordusunun etkisini şu sözüyle vurgulamış: "Orduların mızrağı ancak bir mil öteye gider. Eğitim ordusunun etkisi yüzyılları kuşatır."
Öğretmen, insan yaşamına dokunan ve yıllar geçse de bu yaşamda izler bırakan öğretmenlik mesleğinin saygın bir temsilcisidir.
Her birimiz dünyaya gözümüzü açtığımız bir ailenin mensubuyuz. Öğretmen, aileden sonra her bireye kapısını açan, yönlendiren ve hayata hazırlayan bir görevi üstlenmiştir.
Öğretmenler sadece yaşadıkları toplumda değil, tüm dünyada kabul gören haklı bir itibara sahiptir. Çünkü her öğretmen kendi eğitiminden aldığı ışığı gelecek nesillere aktaran bir misyonu görev edinmiştir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, bir sözünde; ‘Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır, derken bir başka sözünde ise öğretmenlere olan gereksinimi şöyle açıklar:
‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.,
Rus oyun ve kısa öykü yazarlarından Anton Çehov’da öğretmenlere verilmesi gereken önemi şu sözüyle ifade ediyor:
"Öğretmenler için kimseye sağlanamayan olanakları yaratmak zorundayız. Bunu da bir an önce yapmalıyız; çünkü halk, her yönden yeterli bir eğitim görmezse, devlet yeterince pişirilmemiş tuğlalardan örülen bir ev gibi çöküverir. Öğretmen, bir sanatçı gibi işine büyük bir tutkuyla aşık olmalıdır."
Eğitim sistemi içinde önemli bir konuma sahip olan öğretmenlerden beklentiler de büyüktür, ancak ülke olarak mevcut eğitim sistemi başarılı olmaktan uzak bir görüntüye sahiptir.
Sistemin başarılı olamadığını ortaya koyan nedenler üzerinde öncelikle durmak gerekir. Bu nedenleri sıralamaya çalışalım:
Sistem, öğretmen beklentilerini de karşılamıyor. Bir sivil toplum kuruluşu olan Eğitim-Sen tarafından hazırlanan Rapora göre öğretmenlerimizin yaşadığı sorunlar da şöyle sıralanabilir:
EĞİTİMİNÖNCELİKLERİ
Eğitim sisteminin başarılı olmasında, sistemi oluşturan paydaşların memnun edilmesinin rolü büyüktür.
Öğretmenlerin beklentilerinin karşılanmadığı, öğrencilerin hedeflerine ulaşamadığı, velilerin yapılan onca masrafa karşılık bir gelecek göremediği ortamda sistemin bireyleri memnun ettiğini söyleyemeyiz.
24 Haziran Genel Seçim sonrası yeni kurulan hükümette Milli Eğitim Bakanlığına, eğitimin içinden gelen ve eğitim camiasının memnuniyetle karşıladığı Prof. Ziya Selçuk atandı.
Yeni Bakan, öğretmenlere yönelik açıklamaları ve bakanlıkta öğretmen temsilcileriyle yaptığı görüşmeler akabinde, öğretmenlik mesleğinin saygınlık kazanması ve öğretmenlerin değerinin bilinmesi yolunda müşahhas adımların atılacağını belirten bir yaklaşım sergilemiş bulunuyor.
Eğitimde mesajın ‘insan, olduğunu ifade eden Sayın Bakan, sınavlara yönelik eğitim anlayışının yanlış olduğunu, beceri ve sosyal kazanımların diplomadan önemli olması gerektiğini, gençliğin hayata hazırlanması gerektiği hususunun altını da çizmiş durumda.
Eğitimde mesafe almış ve sistemi ileriye taşımış Güney Kore, Finlandiya gibi ülkeler arasındaki mesafeyi kapatmak amacıyla eğitimin önceliklerinin de mercek altına alınması gerekiyor.
Toplumun eğitim alanındaki beklentileri göz önüne alındığında çocuklarımıza sevgi, saygı ve barış gibi insani değerlerimizi kazandırmak, gençlerimizi de işsizlik sorunu yaşamaktan kurtarmak zorundayız.
Eğitimde teknolojik gelişmeler yakından izlenmeli, öğrencilerimizi zararlı alışkanlıkların pençesine düşüren karanlık çevrelerle sıkı bir mücadeleye girmeli, çocuklarımız için büyük önem taşıyan Kod Eğitimine de öncelik verilmelidir.
Çocuklarımızı geleceğe hazırlamanın önemli bir yolu onlara düşünme ve sorgulama yeteneğinin kazandırılmasıdır. Düşünme ve sorgulama bilinçli eğitime ulaşmanın ilk ve önemli bir adımıdır.
Örgün eğitimde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında resmi ve özel 65.568 okulda 17.885 bin öğrenci öğrenim görmüş; 991.433 ü kadrolu, 38.697 si sözleşmeli olmak üzere 1.030 bin öğretmen bakanlık istatistiklerine göre görev yapmıştı.
2018-2019 Eğitim ve Öğretim yılı da 17 Eylülde başlamış bulunuyor. Bu eğitim yılının öğretmenlerimiz açısından beklentilerinin karşılanması, öğrencilerimizin de hedeflerine ulaşma yolunda başarılı olmasını diliyoruz.
Atıf ÖZGEN
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 605319
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.