ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Matematik, bir bilim dalı olarak insanlık tarihi kadar eski bir maziye sahiptir. Diğer bir deyişle matematik, yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır, yaşamla iç içedir. Muhtemel olarak matematik bilimi; geçmişte insanların etrafında bulunan nesneleri ölçmek, tartmak ve saymak ihtiyacından kaynaklandı. Yaşadığımız çağda da matematik; diğer bilim dallarına nüfuz etmiş, yaşamın her alanında yararlanılan bir bilim dalı olmuştur. Matematik bir bakıma mutlak doğruyu arama sanatıdır, bizi yanlış olan bilgilere yönlendirmez. Matematik ve problem çözme sanatı iç içe girmiş, birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları olmuştur. Diğer bilim dallarının gelişmesinde de matematik biliminin tamamlayıcı ve doğrulayıcı özelliğinin rolü büyüktür. Matematik bilimine adını yazdırmış ünlü bilim insanlarından filozof ve matematikçi M.Ö. (570-495) yılları arasında yaşamış İyonyalı Pisagor’a göre; ‘ Dünya sayıların gücü üzerine kurulmuştur., Bir başka ünlü Alman matematikçi ve bilim insanı Carl Friedrich Gauss’a (1777-1855) göre de "Matematik bilimlerin sultanıdır." Rus matematikçi Nikolay İvanoviç Lobaçevski (1792-1856) ise matematik bilimini şöyle yorumlar: "Matematiğin hiçbir dalı yoktur ki; ne kadar soyut olursa olsun, bir gün gerçek dünyada uygulama alanı bulmasın." Rönesans döneminde yaşamış İtalyan bilim insanı, filozof, heykeltıraş ve matematikçilerden Leonardo da Vinci’ye göre ise ‘ Matematiksel olarak gösterilmeyen hiçbir araştırma gerçek bilim sayılamaz., Ülkemizin yetiştirdiği değerli bilim insanı, matematikçi Ord. Prof. Cahit Arf’ta (1910-1997) bu konuda şöyle der: "Matematikte zekadan önce sabır gelir." Matematik ve bilim dünyasına kuadratik formların sınıflandırılmasında ortaya çıkan ve kendi adıyla anılan ‘Arf Halkaları, ve ‘Arf Kapanışları, gibi terimleri kazandıran Cahit Arf’ın bilim insanı olmaya ilişkin bir başka anlamlı sözü ise şöyle: "Bilim insanı olabilmek için tutku gerekir." RAKAMLAR VE SAYILAR Matematik biliminin kapısı, rakamların bulunmasıyla açıldı desek yanılmış olmayız! Rakamların bulunmasından önce Mısırlılar, sayıları hiyeroglif denilen resimlerle gösteriyorlardı. Bu yöntemle büyük sayıları yazmak oldukça zordu. Romalılarda geçmişte Roma rakamlarını ortaya koyarak ve çıkarma metodunu kullanarak sayıları biraz daha basit yazma yöntemi geliştirdiler. Sayıların biraz daha geliştirilmiş şeklini kullanmak Müslüman Araplar zamanında oldu. Sıfırın matematiksel bir rakam olarak ilk kez M.S. 632 yılında Hindistan’da Brahmagupta tarafından kullanıldığı tarih kaynaklarında ifade edilmektedir. Günümüzdeki şekliyle sıfır rakamının kullanılmasını sağlayan kişi M.S.(780-850) tarihleri arası yaşamış Musa el-Harezmi olmuştur. Böylelikle rakamların arasına ve sonuna (0) ilave edilerek sayıların oluşmasında Harezmi, matematik bilimine önemli bir katkıda bulunmuştur. Nasıl ki Türkçede harfler sözcükleri oluşturuyorsa, Matematik biliminde de rakamlar sayıları oluşturur. Günümüzde çoğu kez istatistiki verilerden söz edilirken ‘rakamlar şunu gösteriyor, şeklinde ifade kullanılıyor, halbuki doğrusu rakamlar değil sayılar şeklinde olmalıydı. Rus matematikçi Grigori Grabovoi’ye göre de doğru sayıları kullanmak suretiyle hayatın her alanında dönüşüm yaşanabilir ve insan bedeninin şifa bulması, sağlığına kavuşması mümkün olabilir. Yunan filozof ve matematikçi Pisagor’da sayıların gizemi ile evreni ilişkilendirmişti. Pisagor’a göre sayılar; insanların ruhsal, fiziksel ve zihinsel olarak tüm yaşamını etkiliyordu. MATEMATİK VE MUTLU OLMA SANATI Matematik bilimi, bir bakıma problem çözmenin de ötesinde yaşamımızda doğruları arama ve bulma sanatıdır. Aklımızı doğruları bulmakta kullandığımız bir bilgi dalıdır matematik. Ne var ki; günümüzde matematik, bir bilim dalı olarak bazı okullarımızda yanlış bir teknik sonucu sevdirilerek değil; çözülemez problemlerin adresi olarak gösteriliyor ve öğrencilerimiz üzerinde matematik korkusu algısı oluşturuluyor. Üniversite giriş sınavlarında binlerce öğrencinin matematik sorularını yanıtsız bırakması bu tezimizi doğrulamaktadır. Gerçekte ise matematik doldurulmak için sözcük aranan bir bulmaca gibidir. İnsanı bilinmezlerin peşine düşürdüğü bir doğru bilgiyi arama sanatıdır matematik. Matematikte gizemli sayıların üzerinde araştırma yapmak, mutluluğu arayıp ta bulmak gibidir. Amerikalı yazar Christopher Morley (1890-1957) matematik biliminin insanlara verdiği mutluluğu şöyle ifade eder: "Bir matematik problemine dalıp gitmekten daha büyük mutluluk yoktur." Günümüzde insanlar zamanlarını faydasız işlerle uğraşmakla geçiriyorlar. Bilhassa kahvehanelerde zamanlarını okey, tavla veya benzeri kağıt oyunlarıyla geçirenler sadece zamanlarını kaybetmekle kalmıyor maddi ve manevi açıdan bir tatminsizlik duygusu da yaşamış oluyorlar. Bu oyunlar yerine bir matematik problemi üzerinde çalışmak veya problem çözmek isteyen birilerine yardımcı olmak zihinsel gelişimimiz açısından da mutluluk verici bir olaydır. Böylece toplum olarak da kendimize özgü bir ‘bilimsel araştırma zevki, geliştirmiş oluruz. Unutmayalım ki; Avrupa’da bilimsel gelişmeler; kendilerini bilime adayan bilim insanlarının, merak ettikleri konuları arayıp bulma arzusu sayesinde gerçekleşmiştir. Yine geleceğimizi kuracak olan bilimsel faaliyetlere göstereceğimiz öncelik olacaktır. Bu amaçla gençlerimizi bilim yolunda donanımlı kılmak, matematik ve diğer bilim dallarını sevdirmek temel amaçlarımızdan biri olmalıdır. Atıf ÖZGEN
Matematik, bir bilim dalı olarak insanlık tarihi kadar eski bir maziye sahiptir.
Diğer bir deyişle matematik, yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır, yaşamla iç içedir.
Muhtemel olarak matematik bilimi; geçmişte insanların etrafında bulunan nesneleri ölçmek, tartmak ve saymak ihtiyacından kaynaklandı.
Yaşadığımız çağda da matematik; diğer bilim dallarına nüfuz etmiş, yaşamın her alanında yararlanılan bir bilim dalı olmuştur.
Matematik bir bakıma mutlak doğruyu arama sanatıdır, bizi yanlış olan bilgilere yönlendirmez.
Matematik ve problem çözme sanatı iç içe girmiş, birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları olmuştur.
Diğer bilim dallarının gelişmesinde de matematik biliminin tamamlayıcı ve doğrulayıcı özelliğinin rolü büyüktür.
Matematik bilimine adını yazdırmış ünlü bilim insanlarından filozof ve matematikçi M.Ö. (570-495) yılları arasında yaşamış İyonyalı Pisagor’a göre; ‘ Dünya sayıların gücü üzerine kurulmuştur.,
Bir başka ünlü Alman matematikçi ve bilim insanı Carl Friedrich Gauss’a (1777-1855) göre de "Matematik bilimlerin sultanıdır."
Rus matematikçi Nikolay İvanoviç Lobaçevski (1792-1856) ise matematik bilimini şöyle yorumlar:
"Matematiğin hiçbir dalı yoktur ki; ne kadar soyut olursa olsun, bir gün gerçek dünyada uygulama alanı bulmasın."
Rönesans döneminde yaşamış İtalyan bilim insanı, filozof, heykeltıraş ve matematikçilerden Leonardo da Vinci’ye göre ise ‘ Matematiksel olarak gösterilmeyen hiçbir araştırma gerçek bilim sayılamaz.,
Ülkemizin yetiştirdiği değerli bilim insanı, matematikçi Ord. Prof. Cahit Arf’ta (1910-1997) bu konuda şöyle der:
"Matematikte zekadan önce sabır gelir."
Matematik ve bilim dünyasına kuadratik formların sınıflandırılmasında ortaya çıkan ve kendi adıyla anılan ‘Arf Halkaları, ve ‘Arf Kapanışları, gibi terimleri kazandıran Cahit Arf’ın bilim insanı olmaya ilişkin bir başka anlamlı sözü ise şöyle:
"Bilim insanı olabilmek için tutku gerekir."
RAKAMLAR VE SAYILAR
Matematik biliminin kapısı, rakamların bulunmasıyla açıldı desek yanılmış olmayız!
Rakamların bulunmasından önce Mısırlılar, sayıları hiyeroglif denilen resimlerle gösteriyorlardı. Bu yöntemle büyük sayıları yazmak oldukça zordu.
Romalılarda geçmişte Roma rakamlarını ortaya koyarak ve çıkarma metodunu kullanarak sayıları biraz daha basit yazma yöntemi geliştirdiler.
Sayıların biraz daha geliştirilmiş şeklini kullanmak Müslüman Araplar zamanında oldu.
Sıfırın matematiksel bir rakam olarak ilk kez M.S. 632 yılında Hindistan’da Brahmagupta tarafından kullanıldığı tarih kaynaklarında ifade edilmektedir.
Günümüzdeki şekliyle sıfır rakamının kullanılmasını sağlayan kişi M.S.(780-850) tarihleri arası yaşamış Musa el-Harezmi olmuştur.
Böylelikle rakamların arasına ve sonuna (0) ilave edilerek sayıların oluşmasında Harezmi, matematik bilimine önemli bir katkıda bulunmuştur.
Nasıl ki Türkçede harfler sözcükleri oluşturuyorsa, Matematik biliminde de rakamlar sayıları oluşturur.
Günümüzde çoğu kez istatistiki verilerden söz edilirken ‘rakamlar şunu gösteriyor, şeklinde ifade kullanılıyor, halbuki doğrusu rakamlar değil sayılar şeklinde olmalıydı.
Rus matematikçi Grigori Grabovoi’ye göre de doğru sayıları kullanmak suretiyle hayatın her alanında dönüşüm yaşanabilir ve insan bedeninin şifa bulması, sağlığına kavuşması mümkün olabilir.
Yunan filozof ve matematikçi Pisagor’da sayıların gizemi ile evreni ilişkilendirmişti. Pisagor’a göre sayılar; insanların ruhsal, fiziksel ve zihinsel olarak tüm yaşamını etkiliyordu.
MATEMATİK VE MUTLU OLMA SANATI
Matematik bilimi, bir bakıma problem çözmenin de ötesinde yaşamımızda doğruları arama ve bulma sanatıdır. Aklımızı doğruları bulmakta kullandığımız bir bilgi dalıdır matematik.
Ne var ki; günümüzde matematik, bir bilim dalı olarak bazı okullarımızda yanlış bir teknik sonucu sevdirilerek değil; çözülemez problemlerin adresi olarak gösteriliyor ve öğrencilerimiz üzerinde matematik korkusu algısı oluşturuluyor. Üniversite giriş sınavlarında binlerce öğrencinin matematik sorularını yanıtsız bırakması bu tezimizi doğrulamaktadır.
Gerçekte ise matematik doldurulmak için sözcük aranan bir bulmaca gibidir. İnsanı bilinmezlerin peşine düşürdüğü bir doğru bilgiyi arama sanatıdır matematik. Matematikte gizemli sayıların üzerinde araştırma yapmak, mutluluğu arayıp ta bulmak gibidir.
Amerikalı yazar Christopher Morley (1890-1957) matematik biliminin insanlara verdiği mutluluğu şöyle ifade eder:
"Bir matematik problemine dalıp gitmekten daha büyük mutluluk yoktur."
Günümüzde insanlar zamanlarını faydasız işlerle uğraşmakla geçiriyorlar. Bilhassa kahvehanelerde zamanlarını okey, tavla veya benzeri kağıt oyunlarıyla geçirenler sadece zamanlarını kaybetmekle kalmıyor maddi ve manevi açıdan bir tatminsizlik duygusu da yaşamış oluyorlar.
Bu oyunlar yerine bir matematik problemi üzerinde çalışmak veya problem çözmek isteyen birilerine yardımcı olmak zihinsel gelişimimiz açısından da mutluluk verici bir olaydır. Böylece toplum olarak da kendimize özgü bir ‘bilimsel araştırma zevki, geliştirmiş oluruz.
Unutmayalım ki; Avrupa’da bilimsel gelişmeler; kendilerini bilime adayan bilim insanlarının, merak ettikleri konuları arayıp bulma arzusu sayesinde gerçekleşmiştir.
Yine geleceğimizi kuracak olan bilimsel faaliyetlere göstereceğimiz öncelik olacaktır. Bu amaçla gençlerimizi bilim yolunda donanımlı kılmak, matematik ve diğer bilim dallarını sevdirmek temel amaçlarımızdan biri olmalıdır.
Atıf ÖZGEN
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 697421
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.