ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Kitap, okumak amacıyla kitaplıkta, kitapçıda, kütüphanede veya evlerimizde muhafaza ettiğimiz ve değer verdiğimiz bir nesnedir. Kitap ve okumak birbirini tamamlayan çok önemli iki kelimedir. Bir kitap okunmadığı sürece, sadece rafları süsleyen anlamsız bir nesne olmaktan öteye gidemez! Ancak okuma aşkıdır ki; bizleri kitap sevgisine yönelten bir tutkunun içine çekebilir. Ne yazık ki ülke olarak binde bir düzeyinde kalan okuma oranı ile dünya genelinde ve Avrupa ülkeleri arasında çok gerilerde kendimize yer bulabiliyoruz. UNESCO verilerine göre, ülkemiz 2017 yılı değerlendirmelerine göre kitap okuma oranı açısından 86ncı sırada yer almıştı. Avrupa İstatistik Kurumu ( Eurostat) verilerine göre de Türkiye, Avrupa’da günde ortalama 7 dakika kitap okuma alışkanlığı ile bazı Avrupa ülkelerinin önünde bulunmaktaydı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK ) verileri de günde kişi başına kitap okumak için ayrılan sürenin 1 dakika olduğu gerçeğiyle yüzleşmemizi sağladı. Aynı TÜİK verilerine göre Türk insanı günde televizyon izlemeye 6 saatini, internet ortamında dolaşmaya da 3 saatini ayırmaktadır. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu bir başka gerçek, ülkemizde kitabın ihtiyaç listemizin 235nci sırasında yer almış olmasıdır. Veriler böyle olunca insanlarımızın kütüphanelere, kitap fuarlarına ve kitapçılara zaman ayırmamasının arkasında yatan gerçek su yüzüne çıkmış bulunuyor. Kitap okumak bir sevginin tezahürüdür aslında… Bu sevgi küçük yaşta edinilirse ömür boyu sürer. Kitap okuma alışkanlığının edinilmesinde evde anne ve babanın, okullarda öğretmenlerin öncü rol üslenmesinin önemi büyüktür. Sevgili okurlarım, geçmişi anımsıyorum da yıllar önce henüz öğrenci iken Kayseri’de Şehit Nazım İlkokulumuzun küçük kütüphanesi önünde ödünç kitap almak için sıraya girerdik. Rahmetli öğretmenimiz Halide Taşçıoğlu, hafta içinde çoğu kez son dersi kitap okumaya ayırırdı. Bir arkadaşımızın okuduğu diğerlerinin sessizce dinlediği kitaplar arasında Pollyanna ilk sırada yer alıyordu. Pollyanna bize yaşamın güzel yanlarını, sevinçlerin paylaşıldıkça çoğaldığını, üzüntülerin ise paylaşıldıkça azaldığı gerçeğini öğretti. Okulumuzda hafta başında sınıf öğretmenimizce dağıtılan dergi, ders kitabı yanında takviye olarak verilen ve öğrencilere okuma tutkusu aşılayan bir içeriğe sahipti. Bu nedenle dergi dağıtım günlerini heyecanla beklerdik. Aradan geçen uzun yıllar sonrası yetişkin bir birey olarak bazı gençlerimizin okuma tutkusu yerine zararlı alışkanlıkların peşinden gitmesini üzüntü ile izliyorum. Kitap, zamanımızı değerlendirmenin en etkili yöntemlerinden biridir. Kitap, okuma zevkimizi geliştiren harika bir nesnedir. Kitap, bilgi dağarcığımıza yenilerini ekleyen ve bizi yaşamın basamaklarına tırmandıran gerçek bir dosttur. Okuduğumuz her hikaye veya romanın içindeki kahramanlar ile birlikte gizemli bir yolculuğa çıkarız. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın adıyla okunan, biz insanları dünya ve ahiret gerçeği ile yüzleştiren çok değerli bir kitaptır. Kitap, gerçek dostlar ve arkadaşlar arasında birbirimize verebileceğimiz en güzel armağandır. Kitap okuma alışkanlığı edinen bir birey, kendini ömür boyu sıkılmaktan kurtaracak çok değerli bir dosta sahip olmuş demektir. Türk ve dünya klasik eserleri arasında yer alan kitaplar, okuma tutkumuzu üst düzeye çıkarmaya katkıda bulunan kitaplardır. Kısaca kitap, dünyaya açılan içinde değerli bir hazine barındıran bir penceredir. Bazı kitapların böyle değerli bir hazineyi içinde barındırmaması, kitaplar konusunda seçici olmamızı gerekli kılar. Geçmiş yıllarda ülkemizde zaman zaman bazı kitapların yasaklama yoluna gidilmesi, ancak darbeci bir anlayış ve yönetim tarzının tezahürü olarak ortaya çıkmıştır. İnsan ve insanlık açısından zararlı içeriğe sahip olan kitaplar, fikri ve vicdanı hür bireyler üzerinde olumsuz etki yapamaz! Ünlü Alman edebiyatçı ve politikacı Johann Wolfgane Goethe’ye ( 1749-1832 ) göre; ‘ İçinde iyi yanı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur., Okuduğumuz her kitap, bize bilgi dağarcığımızı artırmanın yanında ufkumuzu da genişletebilmelidir. Bu gerçeği 18nci Yüzyılda yaşamış İngiliz şair Alexander Pope (1688-1744) şöyle ifade eder: ‘ Okuduğunuz eser sizi fikren yükseltip içinizi iyi duygularla doldurmalıdır., Kendimizi mutlu hissetmenin bir yolu da kitap okuma alışkanlığı edinmekten geçmektedir. İngiliz matematikçi ve gökbilimci Sör John Frederich Herschel’de kitap okuma aşkı ve mutluluk arasında şöyle bir ilişki kuruyor: ‘ Bir insana okuma aşkı ve onu tatmin edecek kitap verin; emin olun ki bu insan mutlu olacaktır., Kitap, insanı sıkıntıdan kurtaran, zamanını en iyi şekilde değerlendiren ve mutlu kılan anlamlı bir nesnedir. Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucu, elektronik ortamda da kitaplara ulaşabiliyoruz. Sanal ortamda kitap indirmeyi sağlayan uygulamalarla, indirdiğimiz kitapların içeriği hakkında bilgi edinebiliyoruz. Sonuçta kendimizi fikren geliştirmemiz, bilimin açtığı yoldan ilerlememiz ve geleceğe doğru emin adımlarla yürümemiz, kitap okuma alışkanlığını kendimize rehber edinmekle mümkündür. Yazımızı Romalı şair Publius Ovidius’un ( M.Ö: 43, M.S: 17) şu sözüyle tamamlayalım: ‘ Yetişen gençleri kitaplarla beslemeyen uluslar yıkılmaya mahkumdurlar., Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Kitap, okumak amacıyla kitaplıkta, kitapçıda, kütüphanede veya evlerimizde muhafaza ettiğimiz ve değer verdiğimiz bir nesnedir.
Kitap ve okumak birbirini tamamlayan çok önemli iki kelimedir.
Bir kitap okunmadığı sürece, sadece rafları süsleyen anlamsız bir nesne olmaktan öteye gidemez!
Ancak okuma aşkıdır ki; bizleri kitap sevgisine yönelten bir tutkunun içine çekebilir.
Ne yazık ki ülke olarak binde bir düzeyinde kalan okuma oranı ile dünya genelinde ve Avrupa ülkeleri arasında çok gerilerde kendimize yer bulabiliyoruz.
UNESCO verilerine göre, ülkemiz 2017 yılı değerlendirmelerine göre kitap okuma oranı açısından 86ncı sırada yer almıştı.
Avrupa İstatistik Kurumu ( Eurostat) verilerine göre de Türkiye, Avrupa’da günde ortalama 7 dakika kitap okuma alışkanlığı ile bazı Avrupa ülkelerinin önünde bulunmaktaydı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK ) verileri de günde kişi başına kitap okumak için ayrılan sürenin 1 dakika olduğu gerçeğiyle yüzleşmemizi sağladı.
Aynı TÜİK verilerine göre Türk insanı günde televizyon izlemeye 6 saatini, internet ortamında dolaşmaya da 3 saatini ayırmaktadır.
TÜİK verilerinin ortaya koyduğu bir başka gerçek, ülkemizde kitabın ihtiyaç listemizin 235nci sırasında yer almış olmasıdır.
Veriler böyle olunca insanlarımızın kütüphanelere, kitap fuarlarına ve kitapçılara zaman ayırmamasının arkasında yatan gerçek su yüzüne çıkmış bulunuyor.
Kitap okumak bir sevginin tezahürüdür aslında… Bu sevgi küçük yaşta edinilirse ömür boyu sürer.
Kitap okuma alışkanlığının edinilmesinde evde anne ve babanın, okullarda öğretmenlerin öncü rol üslenmesinin önemi büyüktür.
Sevgili okurlarım, geçmişi anımsıyorum da yıllar önce henüz öğrenci iken Kayseri’de Şehit Nazım İlkokulumuzun küçük kütüphanesi önünde ödünç kitap almak için sıraya girerdik. Rahmetli öğretmenimiz Halide Taşçıoğlu, hafta içinde çoğu kez son dersi kitap okumaya ayırırdı. Bir arkadaşımızın okuduğu diğerlerinin sessizce dinlediği kitaplar arasında Pollyanna ilk sırada yer alıyordu.
Pollyanna bize yaşamın güzel yanlarını, sevinçlerin paylaşıldıkça çoğaldığını, üzüntülerin ise paylaşıldıkça azaldığı gerçeğini öğretti.
Okulumuzda hafta başında sınıf öğretmenimizce dağıtılan dergi, ders kitabı yanında takviye olarak verilen ve öğrencilere okuma tutkusu aşılayan bir içeriğe sahipti. Bu nedenle dergi dağıtım günlerini heyecanla beklerdik.
Aradan geçen uzun yıllar sonrası yetişkin bir birey olarak bazı gençlerimizin okuma tutkusu yerine zararlı alışkanlıkların peşinden gitmesini üzüntü ile izliyorum.
Kitap, zamanımızı değerlendirmenin en etkili yöntemlerinden biridir.
Kitap, okuma zevkimizi geliştiren harika bir nesnedir.
Kitap, bilgi dağarcığımıza yenilerini ekleyen ve bizi yaşamın basamaklarına tırmandıran gerçek bir dosttur.
Okuduğumuz her hikaye veya romanın içindeki kahramanlar ile birlikte gizemli bir yolculuğa çıkarız.
Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın adıyla okunan, biz insanları dünya ve ahiret gerçeği ile yüzleştiren çok değerli bir kitaptır.
Kitap, gerçek dostlar ve arkadaşlar arasında birbirimize verebileceğimiz en güzel armağandır.
Kitap okuma alışkanlığı edinen bir birey, kendini ömür boyu sıkılmaktan kurtaracak çok değerli bir dosta sahip olmuş demektir.
Türk ve dünya klasik eserleri arasında yer alan kitaplar, okuma tutkumuzu üst düzeye çıkarmaya katkıda bulunan kitaplardır.
Kısaca kitap, dünyaya açılan içinde değerli bir hazine barındıran bir penceredir. Bazı kitapların böyle değerli bir hazineyi içinde barındırmaması, kitaplar konusunda seçici olmamızı gerekli kılar.
Geçmiş yıllarda ülkemizde zaman zaman bazı kitapların yasaklama yoluna gidilmesi, ancak darbeci bir anlayış ve yönetim tarzının tezahürü olarak ortaya çıkmıştır.
İnsan ve insanlık açısından zararlı içeriğe sahip olan kitaplar, fikri ve vicdanı hür bireyler üzerinde olumsuz etki yapamaz!
Ünlü Alman edebiyatçı ve politikacı Johann Wolfgane Goethe’ye ( 1749-1832 ) göre; ‘ İçinde iyi yanı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur.,
Okuduğumuz her kitap, bize bilgi dağarcığımızı artırmanın yanında ufkumuzu da genişletebilmelidir.
Bu gerçeği 18nci Yüzyılda yaşamış İngiliz şair Alexander Pope (1688-1744) şöyle ifade eder:
‘ Okuduğunuz eser sizi fikren yükseltip içinizi iyi duygularla doldurmalıdır.,
Kendimizi mutlu hissetmenin bir yolu da kitap okuma alışkanlığı edinmekten geçmektedir. İngiliz matematikçi ve gökbilimci Sör John Frederich Herschel’de kitap okuma aşkı ve mutluluk arasında şöyle bir ilişki kuruyor:
‘ Bir insana okuma aşkı ve onu tatmin edecek kitap verin; emin olun ki bu insan mutlu olacaktır.,
Kitap, insanı sıkıntıdan kurtaran, zamanını en iyi şekilde değerlendiren ve mutlu kılan anlamlı bir nesnedir.
Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucu, elektronik ortamda da kitaplara ulaşabiliyoruz.
Sanal ortamda kitap indirmeyi sağlayan uygulamalarla, indirdiğimiz kitapların içeriği hakkında bilgi edinebiliyoruz.
Sonuçta kendimizi fikren geliştirmemiz, bilimin açtığı yoldan ilerlememiz ve geleceğe doğru emin adımlarla yürümemiz, kitap okuma alışkanlığını kendimize rehber edinmekle mümkündür.
Yazımızı Romalı şair Publius Ovidius’un ( M.Ö: 43, M.S: 17) şu sözüyle tamamlayalım:
‘ Yetişen gençleri kitaplarla beslemeyen uluslar yıkılmaya mahkumdurlar.,
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 494443
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.