ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Ülkeler, çalışarak ve üreterek zenginleşir. Sosyal refahı artırmak amacıyla toplumu oluşturan bireylerin çalışmaya teşvik edilmesi çalışma ekonomisinin gelişmesi açısından zorunludur. Gerekli mesleki ve teknik eğitimden geçmiş yetişkin bireyler için çalışma alanları oluşturmak, bir hükümet politikasıdır. Ne var ki; henüz yetişme ve eğitim çağında olan çocukları ağır çalışma koşullarına yönlendirmek çocuk hakları ile ilgili olarak düzenlenmiş uluslararası mevzuata aykırı bir durumdur. 20 Kasım günü her yıl dünya genelinde ‘ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ, olarak kutlanır. Bugün vesilesi ile çalışan ve istismara uğrayan çocukların sahip oldukları haklara kamuoyunun dikkati çekilir. İnsan olmanın bir gereği olarak; çocuklarımızda Anayasamızda ifadesini bulan temel hak ve hürriyetleri kullanma hakkına sahiptir. 1982 Anayasasının 41 ve 42nci maddeleri çocukların korunması ile eğitim ve öğrenim hakkından yararlanmaları hükmünü içermektedir. Çocukların toplumsal yapıda kendine özgü bir yeri vardır. Çocuk haklarının korunması ve toplumda bir bilinç oluşturulması amacıyla uluslararası alanda yürütülen çalışmalar 20nci yüzyılın başına dayanmaktadır. 1924 yılında yayınlanan ‘Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, 20 Kasım 1959 tarihinde açıklanan ‘Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi, ve ardından ‘20 Kasım, gününün ‘Dünya Çocuk Hakları Günü, olarak ilan edilmesi, çocuklara verilmesi gereken değer açısından önemli yapı taşları arasında yer almıştır. Türkiye’de bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalmayıp önce BM Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul etmiş ve ardından 18 Ocak 2001 tarihinde ‘ Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesini onaylamıştır. 03.05.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 5395 Sayılı ‘Çocuk Koruma Kanunu da, çocuklarımızın yaşam hakkı başta olmak üzere anayasamızdan kaynaklanan diğer haklarını koruyan; suça itilen, istismara uğrayan ve yasadışı çalıştırılan ve Çocuk Mahkemelerinin kuruluş ve işleyişini düzenleyen, çocuklara yönelik koruyucu maddeler içeren bir özelliğe sahiptir. Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK de 23 Nisan 1920 tarihinde gerçekleşen Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış yıldönümünü ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, olarak ilan etmesi, çocuklarımıza verilmesi gereken önemin tescil edilmiş olması açısından uluslararası alanda da önemli bir adım olarak nitelendirilmiştir. Her yıl 23 Nisan tarihinde bir bayram havası içinde kutlama yapılırken, çocuklarımızın içinde bulunduğu ortam ve yaşam koşulları da mercek altına alınmak suretiyle çocuk sorunlarının çözümüne ilişkin bir sorgulama yapılması yoluna gidilmektedir. GÜNÜMÜZDE ÇALIŞAN ÇOCUKLAR SORUNU Çocuk haklarını gözetmek, çocukların en iyi koşullarda yetişmesini sağlamak ve onları olası tehlikelerden korumak, çocuklarımızın geleceği açısından alınması zorunlu önlemlerdir. Ne var ki günümüzde çocuklara yönelik cinsel istismar, çocuk yoksulluğu, çocuk işçiliği ve eğitimlerinde fırsat eşitliği çocuk nüfusun yaşadığı sorunlar bakımından gündemdeki yerini korumaktadır. Dünya genelinde 250 milyon, ülkemizde ise 1 milyona yakın çocuk işçilerinin varlığından söz edilmesi bu sorunun ulaştığı boyut açısından mercek altına alınmasını zaruri kılmaktadır. Komşu ülke Suriye’de 2011 yılından beri devam eden iç savaş ve bu savaş ortamından kaçarak ülkemize gelen ve sayıları 1 milyonu aşan çocuk nüfus mevcut çocuk sorunumuza yeni bir halka eklemiştir. Suriyeli çocukların yarısına yakın bir kısmının eğitim olanaklarından mahrum olması, yeni doğanlarla birlikte çocuk sayısının giderek artış göstermesi toplumsal açıdan yeni sorunların doğmasına zemin hazırlamaktadır. Sorunun çözümünde güvenlik, izleme ve denetleme, kayıt dışılık gibi boyutlarını dikkate almanın yanında; çözüm şekli olarak çocukların geleceklerini inşa etmek için sağlıklı bir ortam hazırlamak esas olmalıdır. Yetişme ve gelişme bakımından çocuk neslin geleceği için siyasi iktidarın bir ‘çocuk politikası, oluşturması ve bunun genel anlamda kabul görmesi gerekir. Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) arasında dezavantajlı çocukların korunması amacıyla 2018-2019 yılı ‘Ortak Çalışma Planı, çerçevesinde sokakta yaşayan yabancı uyruklu çocuklara müdahalede bulunacak mobil ekipler oluşturulması destekleyici uygulama olması açısından önemlidir. Çocukları geleceğe hazırlama açısından en güvenilir ortam aile ortamıdır. Hiçbir çocuğun anayasamızdan kaynaklanan ve doğuştan var olan hak ve hürriyetleri ellerinden alınamaz. Ülkemizde kendi çocuklarımızla birlikte yabancı çocuklarında çalışma ortamına kayıt dışı yöntemlerle katılması ve eğitim öğretim olanaklarından mahrum kalmaları sorunun büyüklüğünü gözler önüne sermiştir. Sorunun köklü çözümü için oluşturulacak ‘çocuk politikası, çerçevesinde çocukları geleceğe hazırlamak, olası tehlikelerden uzak tutmak, aile ortamında yetişmeleri için aileyi güçlendirmek ve eğitimlerine önem vermek zorunlu gözükmektedir. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Ülkeler, çalışarak ve üreterek zenginleşir.
Sosyal refahı artırmak amacıyla toplumu oluşturan bireylerin çalışmaya teşvik edilmesi çalışma ekonomisinin gelişmesi açısından zorunludur.
Gerekli mesleki ve teknik eğitimden geçmiş yetişkin bireyler için çalışma alanları oluşturmak, bir hükümet politikasıdır. Ne var ki; henüz yetişme ve eğitim çağında olan çocukları ağır çalışma koşullarına yönlendirmek çocuk hakları ile ilgili olarak düzenlenmiş uluslararası mevzuata aykırı bir durumdur.
20 Kasım günü her yıl dünya genelinde ‘ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ, olarak kutlanır. Bugün vesilesi ile çalışan ve istismara uğrayan çocukların sahip oldukları haklara kamuoyunun dikkati çekilir.
İnsan olmanın bir gereği olarak; çocuklarımızda Anayasamızda ifadesini bulan temel hak ve hürriyetleri kullanma hakkına sahiptir. 1982 Anayasasının 41 ve 42nci maddeleri çocukların korunması ile eğitim ve öğrenim hakkından yararlanmaları hükmünü içermektedir.
Çocukların toplumsal yapıda kendine özgü bir yeri vardır. Çocuk haklarının korunması ve toplumda bir bilinç oluşturulması amacıyla uluslararası alanda yürütülen çalışmalar 20nci yüzyılın başına dayanmaktadır.
1924 yılında yayınlanan ‘Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, 20 Kasım 1959 tarihinde açıklanan ‘Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi, ve ardından ‘20 Kasım, gününün ‘Dünya Çocuk Hakları Günü, olarak ilan edilmesi, çocuklara verilmesi gereken değer açısından önemli yapı taşları arasında yer almıştır.
Türkiye’de bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalmayıp önce BM Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul etmiş ve ardından 18 Ocak 2001 tarihinde ‘ Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesini onaylamıştır.
03.05.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 5395 Sayılı ‘Çocuk Koruma Kanunu da, çocuklarımızın yaşam hakkı başta olmak üzere anayasamızdan kaynaklanan diğer haklarını koruyan; suça itilen, istismara uğrayan ve yasadışı çalıştırılan ve Çocuk Mahkemelerinin kuruluş ve işleyişini düzenleyen, çocuklara yönelik koruyucu maddeler içeren bir özelliğe sahiptir.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK de 23 Nisan 1920 tarihinde gerçekleşen Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış yıldönümünü ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, olarak ilan etmesi, çocuklarımıza verilmesi gereken önemin tescil edilmiş olması açısından uluslararası alanda da önemli bir adım olarak nitelendirilmiştir.
Her yıl 23 Nisan tarihinde bir bayram havası içinde kutlama yapılırken, çocuklarımızın içinde bulunduğu ortam ve yaşam koşulları da mercek altına alınmak suretiyle çocuk sorunlarının çözümüne ilişkin bir sorgulama yapılması yoluna gidilmektedir.
GÜNÜMÜZDE ÇALIŞAN ÇOCUKLAR SORUNU
Çocuk haklarını gözetmek, çocukların en iyi koşullarda yetişmesini sağlamak ve onları olası tehlikelerden korumak, çocuklarımızın geleceği açısından alınması zorunlu önlemlerdir.
Ne var ki günümüzde çocuklara yönelik cinsel istismar, çocuk yoksulluğu, çocuk işçiliği ve eğitimlerinde fırsat eşitliği çocuk nüfusun yaşadığı sorunlar bakımından gündemdeki yerini korumaktadır.
Dünya genelinde 250 milyon, ülkemizde ise 1 milyona yakın çocuk işçilerinin varlığından söz edilmesi bu sorunun ulaştığı boyut açısından mercek altına alınmasını zaruri kılmaktadır.
Komşu ülke Suriye’de 2011 yılından beri devam eden iç savaş ve bu savaş ortamından kaçarak ülkemize gelen ve sayıları 1 milyonu aşan çocuk nüfus mevcut çocuk sorunumuza yeni bir halka eklemiştir.
Suriyeli çocukların yarısına yakın bir kısmının eğitim olanaklarından mahrum olması, yeni doğanlarla birlikte çocuk sayısının giderek artış göstermesi toplumsal açıdan yeni sorunların doğmasına zemin hazırlamaktadır.
Sorunun çözümünde güvenlik, izleme ve denetleme, kayıt dışılık gibi boyutlarını dikkate almanın yanında; çözüm şekli olarak çocukların geleceklerini inşa etmek için sağlıklı bir ortam hazırlamak esas olmalıdır.
Yetişme ve gelişme bakımından çocuk neslin geleceği için siyasi iktidarın bir ‘çocuk politikası, oluşturması ve bunun genel anlamda kabul görmesi gerekir.
Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) arasında dezavantajlı çocukların korunması amacıyla 2018-2019 yılı ‘Ortak Çalışma Planı, çerçevesinde sokakta yaşayan yabancı uyruklu çocuklara müdahalede bulunacak mobil ekipler oluşturulması destekleyici uygulama olması açısından önemlidir.
Çocukları geleceğe hazırlama açısından en güvenilir ortam aile ortamıdır. Hiçbir çocuğun anayasamızdan kaynaklanan ve doğuştan var olan hak ve hürriyetleri ellerinden alınamaz.
Ülkemizde kendi çocuklarımızla birlikte yabancı çocuklarında çalışma ortamına kayıt dışı yöntemlerle katılması ve eğitim öğretim olanaklarından mahrum kalmaları sorunun büyüklüğünü gözler önüne sermiştir.
Sorunun köklü çözümü için oluşturulacak ‘çocuk politikası, çerçevesinde çocukları geleceğe hazırlamak, olası tehlikelerden uzak tutmak, aile ortamında yetişmeleri için aileyi güçlendirmek ve eğitimlerine önem vermek zorunlu gözükmektedir.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 292760
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.