En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

ÇOCUK HAKLARI VE ÇALIŞAN ÇOCUKLAR

Ülkeler, çalışarak ve üreterek zenginleşir.

Sosyal refahı artırmak amacıyla toplumu oluşturan bireylerin çalışmaya teşvik edilmesi çalışma ekonomisinin gelişmesi açısından zorunludur.

Gerekli mesleki ve teknik eğitimden geçmiş yetişkin bireyler için çalışma alanları oluşturmak, bir hükümet politikasıdır. Ne var ki; henüz yetişme ve eğitim çağında olan çocukları ağır çalışma koşullarına yönlendirmek çocuk hakları ile ilgili olarak düzenlenmiş uluslararası mevzuata aykırı bir durumdur.

20 Kasım günü her yıl dünya genelinde ‘ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ, olarak kutlanır. Bugün vesilesi ile çalışan ve istismara uğrayan çocukların sahip oldukları haklara kamuoyunun dikkati çekilir.

İnsan olmanın bir gereği olarak; çocuklarımızda Anayasamızda ifadesini bulan temel hak ve hürriyetleri kullanma hakkına sahiptir. 1982 Anayasasının 41 ve 42nci maddeleri çocukların korunması ile eğitim ve öğrenim hakkından yararlanmaları hükmünü içermektedir.

Çocukların toplumsal yapıda kendine özgü bir yeri vardır. Çocuk haklarının korunması ve toplumda bir bilinç oluşturulması amacıyla uluslararası alanda yürütülen çalışmalar 20nci yüzyılın başına dayanmaktadır.

1924 yılında yayınlanan ‘Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, 20 Kasım 1959 tarihinde açıklanan ‘Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi, ve ardından ‘20 Kasım, gününün ‘Dünya Çocuk Hakları Günü, olarak ilan edilmesi, çocuklara verilmesi gereken değer açısından önemli yapı taşları arasında yer almıştır.

Türkiye’de bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalmayıp önce BM Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul etmiş ve ardından 18 Ocak 2001 tarihinde ‘ Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesini onaylamıştır.

03.05.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 5395 Sayılı ‘Çocuk Koruma Kanunu da, çocuklarımızın yaşam hakkı başta olmak üzere anayasamızdan kaynaklanan diğer haklarını koruyan; suça itilen, istismara uğrayan ve yasadışı çalıştırılan ve Çocuk Mahkemelerinin kuruluş ve işleyişini düzenleyen, çocuklara yönelik koruyucu maddeler içeren bir özelliğe sahiptir.

Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK de 23 Nisan 1920 tarihinde gerçekleşen Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış yıldönümünü ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, olarak ilan etmesi, çocuklarımıza verilmesi gereken önemin tescil edilmiş olması açısından uluslararası alanda da önemli bir adım olarak nitelendirilmiştir.

Her yıl 23 Nisan tarihinde bir bayram havası içinde kutlama yapılırken, çocuklarımızın içinde bulunduğu ortam ve yaşam koşulları da mercek altına alınmak suretiyle çocuk sorunlarının çözümüne ilişkin bir sorgulama yapılması yoluna gidilmektedir.

GÜNÜMÜZDE  ÇALIŞAN  ÇOCUKLAR SORUNU

Çocuk haklarını gözetmek, çocukların en iyi koşullarda yetişmesini sağlamak ve onları olası tehlikelerden korumak, çocuklarımızın geleceği açısından alınması zorunlu önlemlerdir.

Ne var ki günümüzde çocuklara yönelik cinsel istismar, çocuk yoksulluğu, çocuk işçiliği ve eğitimlerinde fırsat eşitliği çocuk nüfusun yaşadığı sorunlar bakımından gündemdeki yerini korumaktadır.

Dünya genelinde 250 milyon, ülkemizde ise 1 milyona yakın çocuk işçilerinin varlığından söz edilmesi bu sorunun ulaştığı boyut açısından mercek altına alınmasını zaruri kılmaktadır.

Komşu ülke Suriye’de 2011 yılından beri devam eden iç savaş ve bu savaş ortamından kaçarak ülkemize gelen ve sayıları 1 milyonu aşan çocuk nüfus mevcut çocuk sorunumuza yeni bir halka eklemiştir.

Suriyeli çocukların yarısına yakın bir kısmının eğitim olanaklarından mahrum olması, yeni doğanlarla birlikte çocuk sayısının giderek artış göstermesi toplumsal açıdan yeni sorunların doğmasına zemin hazırlamaktadır.

Sorunun çözümünde güvenlik, izleme ve denetleme, kayıt dışılık gibi boyutlarını dikkate almanın yanında;  çözüm şekli olarak çocukların geleceklerini inşa etmek için sağlıklı bir ortam hazırlamak esas olmalıdır.

Yetişme ve gelişme bakımından çocuk neslin geleceği için siyasi iktidarın bir ‘çocuk politikası, oluşturması ve bunun genel anlamda kabul görmesi gerekir.

Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) arasında dezavantajlı çocukların korunması amacıyla 2018-2019 yılı ‘Ortak Çalışma Planı, çerçevesinde sokakta yaşayan yabancı uyruklu çocuklara müdahalede bulunacak mobil ekipler oluşturulması destekleyici uygulama olması açısından önemlidir.

Çocukları geleceğe hazırlama açısından en güvenilir ortam aile ortamıdır. Hiçbir çocuğun anayasamızdan kaynaklanan ve doğuştan var olan hak ve hürriyetleri ellerinden alınamaz.

Ülkemizde kendi çocuklarımızla birlikte yabancı çocuklarında çalışma ortamına kayıt dışı yöntemlerle katılması ve eğitim öğretim olanaklarından mahrum kalmaları sorunun büyüklüğünü gözler önüne sermiştir.

Sorunun köklü çözümü için oluşturulacak ‘çocuk politikası, çerçevesinde çocukları geleceğe hazırlamak, olası tehlikelerden uzak tutmak, aile ortamında yetişmeleri için aileyi güçlendirmek ve eğitimlerine önem vermek zorunlu gözükmektedir.

 

Atıf ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 2735

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 292760

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.