En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

TARTIŞMA, KAVGA VE CİNAYET

Değerli okurlarım, güncel olaylar arasına her gün bir yenisinin eklendiği cinayetlerin yüzde kaçının tartışmadan kaynaklandığını bilmiyoruz.

Ancak biliyoruz ki; cinayetler çoğu zaman aralarındaki anlaşmazlığı çözemeyip tartışan bireyler arasında gerçekleşiyor.
Başlangıçta basit bir nedenle başlayan tartışma, öfkesine yenik düşen bireyin karşısında hasım olarak gördüğü insanı öldürmesiyle son buluyor.

Hiddetlenerek başlayan, öfkeyle devam eden ve ardından işlenen cinayet sonucu çoğu kez pişmanlıkla sonuçlanan bir olay; failini yıllarca sürecek hapishane mahkumuna dönüştürürken; kaybedilen diğer can arkasında gözü yaşlı insanlar bırakıyor.
Şurası bir gerçek ki; cinayeti işleyen bireyler öfkelerine hakim olamıyor. Öfkesini kontrol edemeyen, anlık kızgınlıklarının bedelini ağır mahkumiyetle ödemek zorunda kalan bu insanlar toplumumuzda azımsanmayacak bir çoğunlukta bulunuyor.

TARTIŞMA  KÜLTÜRÜ

Medeni bir toplumda tartışmanın bir adabı vardır. Tartışan insanlar, fikirlerini birbirlerine kabul ettirmek zorunda değildir. Zaten tartışmanın galibi de yoktur.

Tartışma iki insan arasında her konuda çıkabilir. Siyasi, sosyal, kültürel veya dini konularda çıkan tartışmalar genelde kavga aşamasında son bulurken; aile içi şiddet, alacak verecek, kız kaçırma, hırsızlık ve benzeri olaylar nedeniyle başlayan tartışmalar çoğu kez cinayetle son bulmaktadır.

İnsanları anlaşmazlığa iten değişik sorunlar olabilir. Tartışarak çözüm yolu bulunamayan bir sorunu kavga zeminine çekmemek gerekir. Çünkü kavga, insanın kendine hakim olamadığı ve kontrolden çıktığı bir ruh halidir.
Çinli düşünür ve bilge insanlarından Konfüçyüs ‘ öfkeli bir insanın içi zehir doludur., der.

Tartışma, bireyler arasında kavgaya dönüştüğü zaman sözlü saldırılar yerini kavgada kullanılan yaralayıcı veya öldürücü silahlara bırakmaktadır.

Kavga aşamasında olan iki birey arasındaki sorunun çözümü daha da güçleşmektedir.
Tarafları sükunete davet etme, kavgayı ayırma amacıyla üçüncü şahısların yaptığı müdahale de çoğu zaman olumsuz sonuç verebilmektedir.

Kavgayı ayırmak isterken canından olan veya yaralanıp sakat kalan insanların olduğunu sosyal medyadan izlemekteyiz.
Kavga durumunda yaşanan olaya seyirci kalmakta insani bir yaklaşım tarzı değildir. Önlenebilir kavgalara müdahale etmek, önlenemeyecek görüntüsü veren olayları emniyete bildirmek bir vatandaşlık görevi olmalıdır.
Emniyet güçlerimiz toplumda huzur ve güveni sağlamakla yükümlü olmakla beraber; cinayete yol açan olayların nerede ne zaman ve ne şekilde gerçekleşeceği önceden kestirilemez.

Bir kavga ortamına yol açabilecek spor müsabakaları, eğlence merkezleri, toplu gösterilerin yapıldığı alanlarda emniyet güçleri önceden önlem almakla beraber, olası bir kavganın kontrolden çıktığı durumlarda gözlenebilmektedir.

HOŞGÖRÜ  VE  HUZUR ORTAMI

Toplumda hoşgörü ve huzur ortamını sağlayacak zengin bir mirasa sahibiz. Bu ortamı tesis etmek amacıyla insani değerlerimizi yaşama yansıtmak en akılcı yollardan biridir.

Cenabı Allah’ın insana bahşettiği en değerli nimetlerden biri de, aklımızı yerinde ve zamanında kullanmasını bilmektir.
Tartışma ve kavga ortamında soğukkanlı olmalı, hoşgörülü ve sabırlı hareket ederek bu ortamı cinayete götürecek ileri bir aşamaya değil de başladığı yerde bitirecek daha akılcı bir yaklaşım sergilemeliyiz.

Cinayetle giden canların bir daha geri gelmeyeceği gerçeğini hafızamıza nakşetmeliyiz.

Eğitim sistemimiz içinde de insanı ve insanı değerleri yaşatmanın önemi, eğitimin her kademesinde özenle işlenmelidir.
Tartışma ve kavga yoluyla insan canına kast etmenin toplumsal hafızada kötü bir iz bırakacağı gerçeği, eğitim çağındaki her bireye işlenmelidir.

 

Atıf ÖZGEN
İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com

 


 Okunma Sayısı : 2757

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 994297

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.