ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Olaylar derken; günlük yaşamımızın akışında tanık olduğumuz insan yaşamının tehlikeye girdiği olaylardan söz ediyoruz. İnsan yaşamının tehlikeye girdiği olaylar çok ve çeşitli olup nerede ve ne zaman hangi koşullarda tezahür edeceği hiç belli olmaz! Yangın, trafik kazası, suda boğulma, iki ayrı grup veya iki kişi arasında cereyan eden kavga ortamı ile düğün ve benzeri eğlence ortamlarında gerçekleşen olaylarda çoğu zaman insan yaşamı tehlikeye girebilmektedir. İnsan değerli bir varlıktır. Sözünü ettiğimiz bu olaylarda canı tehlikede olan bir insanın yardım çığlığına seyirci kalmak, insani bir yaklaşım tarzı olamaz. Bir insanı yaşatmanın tüm insanları yaşatmak ve haksız yere bir insanı öldürmenin tüm insanları öldürmek olarak buyrulduğu Cenabı Allah’ın ilahi düsturunu kendilerine ilke edinenler insanı ve insanlığı yaşatmada öncü rol üstlenen insanlardır. Yaşanan olaylar bize şu gerçeği gösteriyor ki; insan yaşamına dokunmanın değişik yolları var. Yeter ki bir insan iyilik yapma yoluna kendini adamış olsun. İnsanın can derdine düştüğü veya ölümü yakından hissettiği; yangın, trafik kazası, yüksek bir tepeden düşme veya suda boğulma gibi olaylarda bireysel olarak yapabileceğimiz müdahale ile bir can kurtarabiliyorsak hiç düşünmeden müdahalede bulunma yoluna gitmemiz gerekir. Yapılan bireysel müdahale yetersiz kalıyorsa ilk yardım kuruluşlarına haberdar etmek de bir vatandaşlık görevi olarak değerlendirilmelidir. İKİ VEYA DAHA FAZLA İNSAN GRUPLARI ARASINDA YAŞANAN OLAYLAR Gerçek mahiyeti bilinmeyen iki veya daha fazla insanın karıştığı olaylara müdahale etmek hiç beklenmedik sonuçların doğmasına neden olabiliyor. Ülkemizde genellikle aralarında ihtilaf olan karı ve koca arasında yaşanan ve çoğu kez kadınlarımızın ölümüne yol açan şiddet olaylarına müdahale etmek üçüncü şahıs konumunda olan bireylerin başına umulmadık sorunlar açabilmektedir. Karı-koca veya aynı cinsten iki yetişkin birey arasında oluşan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu bireylerden biri ‘imdat, çığlığı ile çevreden yardım talep ediyorsa bu olaya kayıtsız kalmak insanlıkla bağdaşır bir durum olamaz! Kavgaya müdahale edilirken taraflardan birinin elinde silah ( tabanca, bıçak veya benzeri kesici başka bir alet) bulunması; durumu üçüncü şahıs açısından tehlikeli bir konuma sokabilmektedir. Bir kavgaya müdahalede doğru olan olaya emniyet güçlerinin müdahale etmesi olmakla beraber; olaylar çoğu kez emniyet güçlerinin olmadığı bir ortamda gerçekleşebiliyor. Şiddet içeren bazı toplumsal olaylara emniyet güçleri dahi toplu bir şekilde müdahale etme zorunluluğu duyabiliyor. YAŞANMIŞ BİR OLAY 05 Şubat 2020 tarihinde Konya ilimizde sonu ölümle biten acı bir olay yaşandı. Üniversite giriş sınavına hazırlanan Kadir Şeker (20), parkta erkek arkadaşının şiddetine maruz kalan bir kadına yardım etmek isterken çıkan kavgada; kendisini koruma uğruna kullanmak zorunda kaldığı meyve bıçağı ile şiddet uygulayan kişinin ölümüne neden oldu. Yaşanan bu olay kısa sürede Türkiye’de konuşulan ve sosyal medyada tartışılan bir olaya dönüştü. Hukukçuları da ikiye bölen bu olayda şiddete karşı çıkıp müdahale etme gereksinimi hisseden Kadir Şeker’in lehinde ‘olumlu, veya aleyhinde ‘olumsuz, görüş beyan eden hukukçular oluştu. Kadir’in lehinde olumlu görüş beyan eden hukukçular her ne kadar dosyayı incelemeden net bir yorum yapmaktan kaçınmakta iseler de bu olay hakkındaki görüşlerini şöyle sıralamak mümkün: Eğer Kadir yetişmeseydi kadın dövülerek öldürülebilirdi. Bu durum bıçakla yaralamaya eşdeğerdir. O kadar fazla kadın cinayeti işleniyor ki, özellikle de sokakta. Boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut olayına insanlar seyirci kaldı. Kadir Şeker ‘adam öldürme, değil kadını koruma amacıyla bu eylemi işledi. Bu nedenle tutuksuz yargılanmalı. Vatandaşların emniyet güçleri gibi saldırganı yakalama hakkı vardır. Türk Ceza Kanununa göre suçu gören herkesin ‘o, suçu önleme yetkisi ve görevi var. Kadına karşı şiddet gibi toplumsal sorun karşısında duyarsız kalmayan vatandaşların gereksiz ve uzun tutukluluk ile mağdur edilmesi TCK ya aykırıdır. Önemli bir kesimin Kadir Şeker’i korumaya çalışması, toplumun kadına yönelik şiddete karşı bir çığlığıdır. Kadir Şeker’in yaşadığı olayı ‘olumsuz, açıdan değerlendiren bazı hukukçuların görüşleri de şöyle sıralanabilir: Bu olayı bu kadar masum görüp desteklemek maalesef emsal teşkil edecek bir kararın çıkmasına neden olabilir. Yapılması gereken polisi aramaktı, silahsız birine bıçak çekemezsiniz. Bıçağı kalbine saplayarak öldürmek, meşru müdafaa sınırının aşılmasıdır. Bıçak taşımasının geçerli sebepleri var mıydı? Tek yol ‘o; bıçağı saplamak mıydı? Eğer cebinden çıkan bıçak arbede sonucu maktulün kalbine saplandıysa bu kez de ‘taksirle öldürme, gündeme gelecektir. Yaşanan bu acı olay yargıya taşınmış durumda. Adalet nasıl bir hüküm verecek bilmiyoruz. Kadir Şeker olay sonrası tutuklandı. Olayda can kaybı var, şiddete uğrayan bir kadın ve çıkan arbede de yaralı olarak kurtulan bir genç var. Daha da önemlisi yıkılan hayaller ve kaybedilmiş gibi görünen bir gelecek var. Bu olayın görüleceği mahkemenin işinin çok zor olduğu ifade ediliyor. Zira verilecek karar yaşanan bu tür olaylara karşı insanların temel yaklaşımını etkileyecek nitelikte. Görüldüğü gibi ülkemizde uzun yıllardır yaşanan ‘kadına şiddet, olayları çok boyutlu olarak beklenmedik sonuçların doğmasına neden olabiliyor. Dileriz bu olay kadınlara şiddet uygulayan bazı erkekler açısından ders olsun, şiddetin hiçbir sorunu çözmediği aksine başka sorunlar ürettiği gerçeği kabul görsün. Toplumsal huzuru yakalamak açısından da; insani değerlerin yaşandığı ve insan yaşamının her şeyin üzerinde tutulduğu, insanların birbirlerine karşı hoşgörülü ve saygılı olduğu, sokak ortasında şiddetin yaşanmadığı bir ortamın doğmasına vesile olsun. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Olaylar derken; günlük yaşamımızın akışında tanık olduğumuz insan yaşamının tehlikeye girdiği olaylardan söz ediyoruz.
İnsan yaşamının tehlikeye girdiği olaylar çok ve çeşitli olup nerede ve ne zaman hangi koşullarda tezahür edeceği hiç belli olmaz!
Yangın, trafik kazası, suda boğulma, iki ayrı grup veya iki kişi arasında cereyan eden kavga ortamı ile düğün ve benzeri eğlence ortamlarında gerçekleşen olaylarda çoğu zaman insan yaşamı tehlikeye girebilmektedir.
İnsan değerli bir varlıktır. Sözünü ettiğimiz bu olaylarda canı tehlikede olan bir insanın yardım çığlığına seyirci kalmak, insani bir yaklaşım tarzı olamaz.
Bir insanı yaşatmanın tüm insanları yaşatmak ve haksız yere bir insanı öldürmenin tüm insanları öldürmek olarak buyrulduğu Cenabı Allah’ın ilahi düsturunu kendilerine ilke edinenler insanı ve insanlığı yaşatmada öncü rol üstlenen insanlardır.
Yaşanan olaylar bize şu gerçeği gösteriyor ki; insan yaşamına dokunmanın değişik yolları var. Yeter ki bir insan iyilik yapma yoluna kendini adamış olsun.
İnsanın can derdine düştüğü veya ölümü yakından hissettiği; yangın, trafik kazası, yüksek bir tepeden düşme veya suda boğulma gibi olaylarda bireysel olarak yapabileceğimiz müdahale ile bir can kurtarabiliyorsak hiç düşünmeden müdahalede bulunma yoluna gitmemiz gerekir.
Yapılan bireysel müdahale yetersiz kalıyorsa ilk yardım kuruluşlarına haberdar etmek de bir vatandaşlık görevi olarak değerlendirilmelidir.
İKİ VEYA DAHA FAZLA İNSAN GRUPLARI ARASINDA YAŞANAN OLAYLAR
Gerçek mahiyeti bilinmeyen iki veya daha fazla insanın karıştığı olaylara müdahale etmek hiç beklenmedik sonuçların doğmasına neden olabiliyor.
Ülkemizde genellikle aralarında ihtilaf olan karı ve koca arasında yaşanan ve çoğu kez kadınlarımızın ölümüne yol açan şiddet olaylarına müdahale etmek üçüncü şahıs konumunda olan bireylerin başına umulmadık sorunlar açabilmektedir.
Karı-koca veya aynı cinsten iki yetişkin birey arasında oluşan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu bireylerden biri ‘imdat, çığlığı ile çevreden yardım talep ediyorsa bu olaya kayıtsız kalmak insanlıkla bağdaşır bir durum olamaz!
Kavgaya müdahale edilirken taraflardan birinin elinde silah ( tabanca, bıçak veya benzeri kesici başka bir alet) bulunması; durumu üçüncü şahıs açısından tehlikeli bir konuma sokabilmektedir.
Bir kavgaya müdahalede doğru olan olaya emniyet güçlerinin müdahale etmesi olmakla beraber; olaylar çoğu kez emniyet güçlerinin olmadığı bir ortamda gerçekleşebiliyor. Şiddet içeren bazı toplumsal olaylara emniyet güçleri dahi toplu bir şekilde müdahale etme zorunluluğu duyabiliyor.
YAŞANMIŞ BİR OLAY
05 Şubat 2020 tarihinde Konya ilimizde sonu ölümle biten acı bir olay yaşandı. Üniversite giriş sınavına hazırlanan Kadir Şeker (20), parkta erkek arkadaşının şiddetine maruz kalan bir kadına yardım etmek isterken çıkan kavgada; kendisini koruma uğruna kullanmak zorunda kaldığı meyve bıçağı ile şiddet uygulayan kişinin ölümüne neden oldu.
Yaşanan bu olay kısa sürede Türkiye’de konuşulan ve sosyal medyada tartışılan bir olaya dönüştü. Hukukçuları da ikiye bölen bu olayda şiddete karşı çıkıp müdahale etme gereksinimi hisseden Kadir Şeker’in lehinde ‘olumlu, veya aleyhinde ‘olumsuz, görüş beyan eden hukukçular oluştu.
Kadir’in lehinde olumlu görüş beyan eden hukukçular her ne kadar dosyayı incelemeden net bir yorum yapmaktan kaçınmakta iseler de bu olay hakkındaki görüşlerini şöyle sıralamak mümkün:
Kadir Şeker’in yaşadığı olayı ‘olumsuz, açıdan değerlendiren bazı hukukçuların görüşleri de şöyle sıralanabilir:
Yaşanan bu acı olay yargıya taşınmış durumda. Adalet nasıl bir hüküm verecek bilmiyoruz. Kadir Şeker olay sonrası tutuklandı. Olayda can kaybı var, şiddete uğrayan bir kadın ve çıkan arbede de yaralı olarak kurtulan bir genç var.
Daha da önemlisi yıkılan hayaller ve kaybedilmiş gibi görünen bir gelecek var.
Bu olayın görüleceği mahkemenin işinin çok zor olduğu ifade ediliyor. Zira verilecek karar yaşanan bu tür olaylara karşı insanların temel yaklaşımını etkileyecek nitelikte.
Görüldüğü gibi ülkemizde uzun yıllardır yaşanan ‘kadına şiddet, olayları çok boyutlu olarak beklenmedik sonuçların doğmasına neden olabiliyor.
Dileriz bu olay kadınlara şiddet uygulayan bazı erkekler açısından ders olsun, şiddetin hiçbir sorunu çözmediği aksine başka sorunlar ürettiği gerçeği kabul görsün.
Toplumsal huzuru yakalamak açısından da; insani değerlerin yaşandığı ve insan yaşamının her şeyin üzerinde tutulduğu, insanların birbirlerine karşı hoşgörülü ve saygılı olduğu, sokak ortasında şiddetin yaşanmadığı bir ortamın doğmasına vesile olsun.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 979370
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.