ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve kısa sürede dünya geneline yayılan koronavirüsün (diğer adıyla Kovid-19), tüm insanlığı saran ve yaşamı durduran ölümcül etkisi ile 2020 yılına damga vurduğunu söyleyebiliriz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres koronavirüsün sosyo-ekonomik etkilerine ilişkin açıkladığı raporda ‘’ Bu 2. Dünya Savaşı’ndan sonra karşı karşıya kaldığımız en zorlu kriz,, ifadesini kullandı. Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Sağlık Örgütü koronavirüsü ‘pandemi, olarak sınıflandırdı. Pandemi ise; bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyine çok geniş bir alanda etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel ad şeklinde tanımlanıyor. Koronavirüs, Sağlık Bakanlığımız ve tüm sağlık çalışanlarının yakından takibiyle birlikte önceden alınan önlemlere ve yoğun çalışmalara rağmen bulaşıcı özelliği ile ülkemize de girdi. Ülkemizde ilk ölüm vakası 11 Mart 2020 günü yaşandı ve bu ölümler her geçen gün yapılan test sayısı ve tespit edilen vaka sayısı ile birlikte artış gösterdi. Salgının önlenmesi amacına güden test sayısının artması ile vaka sayısı ve ölüm sayısının da önüne geçilmesi amacı güdülmekteydi. Bu yazının kaleme alındığı tarihte ülkemiz genelinde ölüm artışları devam etmekteydi. Test, vaka ve vefat sayılarının grafiksel görüntüsü, yükseliş trendin de olan ölümlerin azalan bir eğilime girmesi ile salgın hastalığın kontrol altına alınması ve yenilmesi sonucunu doğurabilecektir. Salgının pik yaptıktan sonra düşüşe geçeceği öngörülmekle birlikte uzmanlar ancak sosyal izolasyonun tam uygulanması durumunda düşüşün geçekleşebileceğini ifade ediyorlar. 09 Nisan 2020 tarihi itibarıyla dünya genelinde de koronavirüs salgınından ölümler devam etmekteydi. Dünya genelinde bu tarihte enfekte olan kişi sayısı 1.5 milyonu geçmiş, 100 bine yakın insan yaşamını kaybetmiş 350 bine yakın insanda iyileşmişti. Koronavirüsün çıkış yeri olan Wuhan kentinde de aynı tarihte aylarca süren karantina sona ermiş, 11 milyonluk kentte insanlar kara, hava ve tren yoluyla kentin dışına çıkmaya başladığı basında yer almıştı. 76 gün sonra insanların tekrar bir araya gelmesi dünya genelinde yankı uyandırmıştı. Aynı tarihte ülkemizde 2.142 insanın iyileştiği, toplam vaka sayısının 42.282 olduğu ve vefat eden vatandaşlarımızın toplam sayısı ise 908 olarak açıklanmıştı. Vaka sayısındaki artışın düşük hızda olduğu, yoğun bakım ve iyileşen hasta sayısında artış olmasının ise iyimser olmamızı sağladığı Sağlık Bakanımızca ifade edilmişti. Konunun uzmanı olan hekimlerimize göre; bu salgın hastalığın yenilmesinde el ve ev temizliği, iyi beslenip bağışıklığı güçlendirme, kapalı alanları havalandırma ve uyku düzenine dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır. Sağlık Bakanlığımız, yazılı ve görsel medyada bireysel olarak alınacak önlemlere ilişkin olarak ‘ Temastan Kaçın, Araya Mesafe Koyun, Kendinizi İzole Edin, ifadesini sloganlaştırmış bulunuyor. Koronavirüs salgını ülkemizde ilk kez gündemin tek konuşulan temel sorunlarından biri oldu. Yazılı ve görsel medyada, insanlar arasında konuşulup tartışılan tek konu; bu salgından insanlık nasıl kurtarılabilir, salgının aşısı ne zaman bulunur sorularının cevaplarını aramaya dönüştü. Her gün televizyonda haber kanalları, salgının seyri konusunda açık oturum düzenliyor, konunun uzmanı olan hekimler vatandaşları hastalığa karşı uyarıyor, diğer kanallarda gündüz kuşağında haber saatinde yeni gelişmeleri veriyordu. SOSYAL YAŞAMI KATLEDEN VİRÜS İnsan yaşamını katleden koronavirüs, sadece bu kadarla kalmıyor, insanlığın sosyal yaşamına da büyük darbe vuruyor. Koronavirüsün bulaşıcı özelliğine sahip olması ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alması nedeniyle uluslararası organizasyonların bir kısmının iptaline bir kısmının da ertelenmesine karar verildi. Spor organizasyonlarının yanı sıra ekonomik yapılarda çark durdu, ekonomide yavaşlama ve durgunluk belirtileri yanında çalışma hayatı da büyük bir ölçüde sekteye uğradı. Üretimin yavaşladığı, spor etkinliklerinin durma noktasına geldiği bir ortamda insanların evlerine kapanması günlük sosyal yaşamı kilitlemiş durumda. Sosyal yaşamda insanların, salgının önlenmesi açısından sosyal izolasyona önem vermesi zorunlu olmakla birlikte bu koronavirüs insanlığın geleceğini de tehdit ediyor. Çünkü salgının hangi tarihte sona ereceğine ilişkin belirsizlik sürüyor. Dünya genelinde; sosyal, siyasi, iktisadi ve çalışma alanındaki etkinlikleri organize eden kurum ve kuruluşlar 2020 yılını kaybedilmiş bir yıl olarak ifade ediyorlar. Özellikle çalışma yaşamının eşiğinde olan genç kuşağın, güvenli bir gelecek inşa etmesinde çektikleri sıkıntılar yaşamlarında olumsuz iz bırakacaktır. Bilindiği gibi Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK); genç kuşağı hedeflerine ulaşma yolunda Eğitim Bilişim Ağı (EBA /Uzaktan Eğitim) ile eğitimi sürdürme ve eğitim sisteminde önceden planlanmış sınavları ileri bir tarihe erteleme yolunu seçti. Ne var ki; okullarda elde edilebilen kazanımların ve zamanın kaybedilmesi genç kuşak için yeri dolmayacak bir zaman dilimi olacaktır. Çalışma yaşamında esnek çalışmaya yer verilmesi, ekonomik faaliyetlerin dijital ortamda canlı tutulmaya çalışılması, bu dönemle sınırlı olmayan yeni çalışma modellerini devreye sokması muhtemeldir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan ‘Kovid-19 ve Çalışma Yaşamı: Etkiler ve Yanıtlar, başlıklı değerlendirme raporuna göre küresel salgının yol açacağı küresel işsizlik 25 milyona yakın insanın daha işsiz kalmasına yol açabilecektir. İNSANLIK SINAV VERİYOR Bir görüşe göre insanların doğal dengeyi bozması; kendi yaşam alanı dışında yer alan hayvanlar aleminin yaşam alanlarını yok etmesi, tabiatın insanlar üzerinde salgın hastalıklar şeklinde tepki göstermesine neden oluyor. Amerika ve Avustralya’da aylarca süren yangınlar, dünya genelinde görülen küresel ısınma ile birlikte sel, kasırga gibi afetlerin ardından salgın hastalığa yol açan ‘koronavirüs salgını, sürpriz olmadı. Geçmişte yaşananlar göz önüne alındığında insanlık; tifo, tifüs, veba ve kolera gibi değişik salgın hastalıklarla karşı karşıya gelmişti. Özellikle savaş ortamında yaşanan bu salgın hastalıklar yüzünden milyonlarca insan yaşamını kaybetmişti. İnsanlık o dönemlerde de bilhassa bilim insanlarının özverili çalışmaları sayesinde ortak bir dayanışma sergilemek suretiyle bu salgın hastalıkların önüne geçmeyi başarmıştı. Bu koronavirüs salgınından da insanlık başarıyla çıkacaktır. Mühim olan bu salgın hastalığın en az kayıpla atlatılmasıdır. Çalışmalarını büyük bir özveri ile yürüten bilim insanları geçmişte olduğu gibi bugünde yeni tip koronavirüse karşı koruyucu önlemler gerçekleştirecektir. İnsan, zekasıyla tarihte önemli buluşları gerçekleştirmiş, tıp alanında da yeni keşifler yapmayı başarmıştır. Bu koronavirüse karşı bilim insanları muhtemelen önleyici bir aşı gerçekleştirebilecektir. Ne var ki bu aşının bulunup uygulanacağı tarih konusunda yakın bir zaman önerilmemektedir. Önemli olan yaşananlardan ders çıkarabilmektir. Gözle görülmeyen ancak insan vücuduna girince kısa sürede çoğalıp nefes almayı zorlaştıran, öksürük ve ateşimizin yükselmesine yol açan, insanı çaresiz ve bitkin bırakan bu virüs; insanlar arasında hiçbir ayırım göstermeksizin en zengininden yoksuluna, kralından hizmetçisine kadar tüm dünyada insan hayatının felç açmasına yol açıyorsa bu yaşananlardan ders çıkarabilmeliyiz. Gözle görülemeyen bu taçlı kral koronavirüsten insanlık olarak çıkarılacak çok önemli dersler var. İnsanları evlerine hapseden bu virüs Cenabı Allah tarafından dünyanın işleyişine ilişkin kuralların ve doğal yaşamın ihlal edilmesinin faturasını ayrım göstermeksizin tüm insanlara çıkarttı. Bir özlü sözde ‘ bir musibet bin nasihat tan yeğdir, denilir. Bu koronavirüs salgını da insanlığa bireysel ve çevresel temizliğin önemini, sevdiklerimizle bir arada olmanın kıymetini ve özgür yaşama olan tutkumuzun değerini öğretti. İnşallah bu salgın sona erince sahip olduğumuz değerleri yaşatabilmenin derin hazzına ulaşırız. Virüsün ölümcül etkilerinin kalkmasının ardından insan olarak bu dünya üzerinde her canlının yaşam hakkının olduğu gerçeğini de gözden uzak tutmamamız gerekecektir. Bu salgın hastalık badiresinden insanlığın kısa sürede kurtulmasını, insan hayatını kurtaracak önlemlerin zamanında alınmasını diliyor, ülkeler arasında bu vesile ile kurulmuş olan birlik ve dayanışmanın salgın hastalığın yenilmesi sonucu diğer alanlarda devam ettirilmesini temenni ediyorum. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi. e-mail: ozgenatif@gmail.com
Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve kısa sürede dünya geneline yayılan koronavirüsün (diğer adıyla Kovid-19), tüm insanlığı saran ve yaşamı durduran ölümcül etkisi ile 2020 yılına damga vurduğunu söyleyebiliriz.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres koronavirüsün sosyo-ekonomik etkilerine ilişkin açıkladığı raporda ‘’ Bu 2. Dünya Savaşı’ndan sonra karşı karşıya kaldığımız en zorlu kriz,, ifadesini kullandı.
Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Sağlık Örgütü koronavirüsü ‘pandemi, olarak sınıflandırdı. Pandemi ise; bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyine çok geniş bir alanda etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel ad şeklinde tanımlanıyor.
Koronavirüs, Sağlık Bakanlığımız ve tüm sağlık çalışanlarının yakından takibiyle birlikte önceden alınan önlemlere ve yoğun çalışmalara rağmen bulaşıcı özelliği ile ülkemize de girdi.
Ülkemizde ilk ölüm vakası 11 Mart 2020 günü yaşandı ve bu ölümler her geçen gün yapılan test sayısı ve tespit edilen vaka sayısı ile birlikte artış gösterdi. Salgının önlenmesi amacına güden test sayısının artması ile vaka sayısı ve ölüm sayısının da önüne geçilmesi amacı güdülmekteydi.
Bu yazının kaleme alındığı tarihte ülkemiz genelinde ölüm artışları devam etmekteydi. Test, vaka ve vefat sayılarının grafiksel görüntüsü, yükseliş trendin de olan ölümlerin azalan bir eğilime girmesi ile salgın hastalığın kontrol altına alınması ve yenilmesi sonucunu doğurabilecektir. Salgının pik yaptıktan sonra düşüşe geçeceği öngörülmekle birlikte uzmanlar ancak sosyal izolasyonun tam uygulanması durumunda düşüşün geçekleşebileceğini ifade ediyorlar.
09 Nisan 2020 tarihi itibarıyla dünya genelinde de koronavirüs salgınından ölümler devam etmekteydi. Dünya genelinde bu tarihte enfekte olan kişi sayısı 1.5 milyonu geçmiş, 100 bine yakın insan yaşamını kaybetmiş 350 bine yakın insanda iyileşmişti.
Koronavirüsün çıkış yeri olan Wuhan kentinde de aynı tarihte aylarca süren karantina sona ermiş, 11 milyonluk kentte insanlar kara, hava ve tren yoluyla kentin dışına çıkmaya başladığı basında yer almıştı. 76 gün sonra insanların tekrar bir araya gelmesi dünya genelinde yankı uyandırmıştı.
Aynı tarihte ülkemizde 2.142 insanın iyileştiği, toplam vaka sayısının 42.282 olduğu ve vefat eden vatandaşlarımızın toplam sayısı ise 908 olarak açıklanmıştı. Vaka sayısındaki artışın düşük hızda olduğu, yoğun bakım ve iyileşen hasta sayısında artış olmasının ise iyimser olmamızı sağladığı Sağlık Bakanımızca ifade edilmişti.
Konunun uzmanı olan hekimlerimize göre; bu salgın hastalığın yenilmesinde el ve ev temizliği, iyi beslenip bağışıklığı güçlendirme, kapalı alanları havalandırma ve uyku düzenine dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sağlık Bakanlığımız, yazılı ve görsel medyada bireysel olarak alınacak önlemlere ilişkin olarak ‘ Temastan Kaçın, Araya Mesafe Koyun, Kendinizi İzole Edin, ifadesini sloganlaştırmış bulunuyor.
Koronavirüs salgını ülkemizde ilk kez gündemin tek konuşulan temel sorunlarından biri oldu. Yazılı ve görsel medyada, insanlar arasında konuşulup tartışılan tek konu; bu salgından insanlık nasıl kurtarılabilir, salgının aşısı ne zaman bulunur sorularının cevaplarını aramaya dönüştü.
Her gün televizyonda haber kanalları, salgının seyri konusunda açık oturum düzenliyor, konunun uzmanı olan hekimler vatandaşları hastalığa karşı uyarıyor, diğer kanallarda gündüz kuşağında haber saatinde yeni gelişmeleri veriyordu.
SOSYAL YAŞAMI KATLEDEN VİRÜS
İnsan yaşamını katleden koronavirüs, sadece bu kadarla kalmıyor, insanlığın sosyal yaşamına da büyük darbe vuruyor.
Koronavirüsün bulaşıcı özelliğine sahip olması ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alması nedeniyle uluslararası organizasyonların bir kısmının iptaline bir kısmının da ertelenmesine karar verildi.
Spor organizasyonlarının yanı sıra ekonomik yapılarda çark durdu, ekonomide yavaşlama ve durgunluk belirtileri yanında çalışma hayatı da büyük bir ölçüde sekteye uğradı.
Üretimin yavaşladığı, spor etkinliklerinin durma noktasına geldiği bir ortamda insanların evlerine kapanması günlük sosyal yaşamı kilitlemiş durumda.
Sosyal yaşamda insanların, salgının önlenmesi açısından sosyal izolasyona önem vermesi zorunlu olmakla birlikte bu koronavirüs insanlığın geleceğini de tehdit ediyor. Çünkü salgının hangi tarihte sona ereceğine ilişkin belirsizlik sürüyor.
Dünya genelinde; sosyal, siyasi, iktisadi ve çalışma alanındaki etkinlikleri organize eden kurum ve kuruluşlar 2020 yılını kaybedilmiş bir yıl olarak ifade ediyorlar.
Özellikle çalışma yaşamının eşiğinde olan genç kuşağın, güvenli bir gelecek inşa etmesinde çektikleri sıkıntılar yaşamlarında olumsuz iz bırakacaktır.
Bilindiği gibi Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK); genç kuşağı hedeflerine ulaşma yolunda Eğitim Bilişim Ağı (EBA /Uzaktan Eğitim) ile eğitimi sürdürme ve eğitim sisteminde önceden planlanmış sınavları ileri bir tarihe erteleme yolunu seçti. Ne var ki; okullarda elde edilebilen kazanımların ve zamanın kaybedilmesi genç kuşak için yeri dolmayacak bir zaman dilimi olacaktır.
Çalışma yaşamında esnek çalışmaya yer verilmesi, ekonomik faaliyetlerin dijital ortamda canlı tutulmaya çalışılması, bu dönemle sınırlı olmayan yeni çalışma modellerini devreye sokması muhtemeldir.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan ‘Kovid-19 ve Çalışma Yaşamı: Etkiler ve Yanıtlar, başlıklı değerlendirme raporuna göre küresel salgının yol açacağı küresel işsizlik 25 milyona yakın insanın daha işsiz kalmasına yol açabilecektir.
İNSANLIK SINAV VERİYOR
Bir görüşe göre insanların doğal dengeyi bozması; kendi yaşam alanı dışında yer alan hayvanlar aleminin yaşam alanlarını yok etmesi, tabiatın insanlar üzerinde salgın hastalıklar şeklinde tepki göstermesine neden oluyor.
Amerika ve Avustralya’da aylarca süren yangınlar, dünya genelinde görülen küresel ısınma ile birlikte sel, kasırga gibi afetlerin ardından salgın hastalığa yol açan ‘koronavirüs salgını, sürpriz olmadı.
Geçmişte yaşananlar göz önüne alındığında insanlık; tifo, tifüs, veba ve kolera gibi değişik salgın hastalıklarla karşı karşıya gelmişti. Özellikle savaş ortamında yaşanan bu salgın hastalıklar yüzünden milyonlarca insan yaşamını kaybetmişti.
İnsanlık o dönemlerde de bilhassa bilim insanlarının özverili çalışmaları sayesinde ortak bir dayanışma sergilemek suretiyle bu salgın hastalıkların önüne geçmeyi başarmıştı.
Bu koronavirüs salgınından da insanlık başarıyla çıkacaktır. Mühim olan bu salgın hastalığın en az kayıpla atlatılmasıdır. Çalışmalarını büyük bir özveri ile yürüten bilim insanları geçmişte olduğu gibi bugünde yeni tip koronavirüse karşı koruyucu önlemler gerçekleştirecektir.
İnsan, zekasıyla tarihte önemli buluşları gerçekleştirmiş, tıp alanında da yeni keşifler yapmayı başarmıştır. Bu koronavirüse karşı bilim insanları muhtemelen önleyici bir aşı gerçekleştirebilecektir. Ne var ki bu aşının bulunup uygulanacağı tarih konusunda yakın bir zaman önerilmemektedir.
Önemli olan yaşananlardan ders çıkarabilmektir. Gözle görülmeyen ancak insan vücuduna girince kısa sürede çoğalıp nefes almayı zorlaştıran, öksürük ve ateşimizin yükselmesine yol açan, insanı çaresiz ve bitkin bırakan bu virüs; insanlar arasında hiçbir ayırım göstermeksizin en zengininden yoksuluna, kralından hizmetçisine kadar tüm dünyada insan hayatının felç açmasına yol açıyorsa bu yaşananlardan ders çıkarabilmeliyiz.
Gözle görülemeyen bu taçlı kral koronavirüsten insanlık olarak çıkarılacak çok önemli dersler var. İnsanları evlerine hapseden bu virüs Cenabı Allah tarafından dünyanın işleyişine ilişkin kuralların ve doğal yaşamın ihlal edilmesinin faturasını ayrım göstermeksizin tüm insanlara çıkarttı.
Bir özlü sözde ‘ bir musibet bin nasihat tan yeğdir, denilir. Bu koronavirüs salgını da insanlığa bireysel ve çevresel temizliğin önemini, sevdiklerimizle bir arada olmanın kıymetini ve özgür yaşama olan tutkumuzun değerini öğretti. İnşallah bu salgın sona erince sahip olduğumuz değerleri yaşatabilmenin derin hazzına ulaşırız.
Virüsün ölümcül etkilerinin kalkmasının ardından insan olarak bu dünya üzerinde her canlının yaşam hakkının olduğu gerçeğini de gözden uzak tutmamamız gerekecektir.
Bu salgın hastalık badiresinden insanlığın kısa sürede kurtulmasını, insan hayatını kurtaracak önlemlerin zamanında alınmasını diliyor, ülkeler arasında bu vesile ile kurulmuş olan birlik ve dayanışmanın salgın hastalığın yenilmesi sonucu diğer alanlarda devam ettirilmesini temenni ediyorum.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 466458
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.