ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Geçen zaman sürecinde yaşadığımız, belleğimizde özenle sakladığımız anılarımız canlanır bazen!.. Bir ömür boyunca canlı tuttuğumuz anılardan bizi mutlu kılan olduğu kadar mutsuz kılan anılarımız da vardır. Günlük tutmak, anılarımızı yazıya dökmenin bir başka yoludur. Doğup büyüdüğümüz aile ortamı, anılarımızın birikmeye başladığı ilk ortamdır. Anne sevgisiyle örülmüş, baba disipliniyle şekillenmiş, kardeşlerle bir arada büyümüş bir ortamda, yaşadığımız anılar canlanır hafızamızda… Benimde yoksulluğu hissetmediğim, ancak yoksul olduğumuzu yıllar sonra fark ettiğim ailemde birlikte yaşadığımız anıların geçtiği küçücük evimizde beni ayrıca mutlu kılan anılarım vardı. Yer sofrasında yemek yediğimiz, gaz lambası ışığında ders çalıştığım, kışa girerken kurulan sobasıyla ısındığımız, sedirinde uyuduğum, duvarında Saatli Maarif Takvimi asılı olan evimizin anılarımda unutulmaz yeri var. O ev ki ilköğretimim süresince aile birlikteliğinin yaşandığı, misafirlerin ağırlandığı, geniş bahçesinde tulumba ile meyve ağaçları ve sebzelerle birlikte çiçekleri suladığımız yorulunca bir köşesinde uyuduğumuz anıları sakladı içinde… Mahallemizde komşular ve okul arkadaşlarımızla birlikte yaşanan anılarda beni mutlu kılan anılardı. Okulda verilen ev ödevlerini bu arkadaşlarla birlikte hazırlamak, mahallenin boş meydanlarında takım kurup futbol oynamak, baharda uçurtma uçurup, kışın kızakta kaymak, dini bayramlarımızda büyüklerimizin elini öpüp harçlık toplamak belleğimizde sevgiyle örülmüş anılardı… Ramazan ayında yaşanan anılarda bir başkaydı… Mahallemizin fırınında pişirilen ekmek ve tepsi börekler için sıra beklemek, akşamları büyüklerimizle camide teravih namazı kılmak, sahurda ramazan davulcusunun manisiyle uyanmak unutulur mu hiç… Okul sürecinde geçen anıların da ayrı bir yeri vardır hafızamızda… Tren yolu bitişiğinde yer alan Şehit Nazım İlk Okulumuza sınıf arkadaşlarımızla birlikte giderken; baharda açan kır çiçekleri, kışın yağan yoğun kar, sonbaharda dökülen sarı yapraklar yolculuğumuza eşlik ederdi. Bu sarı yaprakları, sakızlardan çıkan Osmanlı padişahları ya da günün sinema artist ve aktörlerinin resimlerini defter veya kitaplarımızın arasına yerleştirmek bize ayrı bir zevk verirdi. Yaşam yolculuğunda uğradığımız durakların her biri bize güzel anılar yaşattı. Bu duraklar arasında yer alan; okul, hastane, askerlik, evlilik ve mesleki yaşam sürecinde yaşadığımız anılar anı defterimize yenilerini kattı. Okul yıllarında sınıf arkadaşlığı ile öğretmenlerimizin bize verdiği hayat bilgisi anlamlı birer anı olarak yerleşti belleğimize… Mezunu olmakla onur duyduğum Sümer Ortaokulu ve Kayseri Lisesinde yaşadığımız anılar; hayatıma anlam katan, ışık veren ve yol gösteren anılar oldu. Kayseri Sümer Orta Okulu ile Kayseri Lisesinin tecrübeli öğretmenlerinden ders almak bilgi birikimi yanında bizi hayata hazırladı. Ortaokul ve lise bitimi yapılan mezuniyet sınavları bilgi birikimi yanında tecrübe ve deneyim kazanmamıza katkıda bulundu. Sınavlara hazırlandığımız arkadaşlarımızla gelecek yolculuğuna hep birlikte çıktık. Bu vesile ile şimdi vefat etmiş değerli öğretmenlerimi rahmetle ve minnetle anıyor, hayatta olanlara sağlıklı bir ömür diliyorum. Bu öğretmenler ki gösterdikleri görev anlayışı ve disiplinli duruşları ile okullarının adını yücelttiler. Öğretmenlik mesleğinin yüceliğini, öğrencilere olan sevgi bağlılığını, saygıya dayanan disiplin anlayışlarını, dersi işlerken gösterdikleri teknik ve huzur veren ortamı bu öğretmenlerimizden öğrendik. Sınıf arkadaşlığını dostluğa dönüştürdüğümüz ve mezun olduktan sonra da irtibatımızı sürdürdüğümüz okul arkadaşlarımızla zaman zaman bir araya gelip anılarımızı tazelemekten mutluluk duymamızın nedeni okul sıralarında kazandığımız sevgi ve dayanışma sayesinde olmaktadır. Yükseköğrenimim sırasında burs aldığım ve ilk göreve başladığım, Sosyal Sigortalar Kurumunda 40 yılı bulan mesleki yaşamımın 25 yılı Kurumun Sağlık Meslek Lisesinde geçti. İnsana ve insanlığa hizmet ilkesini şiar edinmiş kalpleri sevgiyle çarpan meslektaş ve öğrencilerimle bir arada olmak anı defterime güzel sayfalar kattı. Mesleklerine olan sevgilerini, insanlığa hizmet aşkıyla bütünleştiren hemşire ve ebeler, sağlık ordumuzun önde gelen elemanları olarak yurdumuzun her bölgesinde tutkuyla görevlerini yerine getirmekteler. İnsan yaşamı sürprizlerle doludur. Bu yaşamda anılarımızın her birimizde ayrı bir yeri vardır. Şayet olmamış olsaydı bu anıları belleğimizde saklama gereksinimi duymazdık. Fransız yazar Andre Gide (1869-1951) ‘ anı yazmak, ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır, der. Rus edebiyatının ünlü yazarlarından Fyodor Dostoyevski ( 1821-1881) de bu konuda şöyle diyor: ‘ Hayatımızda en yüce, en güçlü ve yararlı dayanağımız; ana, baba evinden kalma anılarımızdır., Serveti Fünun dönemi şair ve yazarlarımızdan Cenap Şahabettin’e (1870-1934) göre ‘ tatlı hatıra, mesut hayatın faizidir., Anılar, şiirlerde ve şarkılarda ifadesini bulan güçlü bir içeriğe sahiptir. Bu güçlü içeriği hissettiren hit olmuş şarkılardan biri de güftesi Ahmet Selçuk İlkan, bestesi Coşkun Sabah’a ait olan ‘Anılar, ismiyle dinlediğimiz şarkıdır: Bu akşam içimde hüzün var/ gözümde canlandı anılar/ağlamak istiyorum, haykırmak istiyorum/ bu akşam içimde hüzün var. Anılar, anılar, şimdi gözümde canlandılar/ anılar, anılar beni bu akşam ağlattılar Koronovirüs nedeniyle salgın hastalık sürecinden geçtiğimiz bu günlerde de belleğimizde yeni anılar birikiyor. Ev yaşamı, hafızalarımızda anılarımızı canlandırıyor. Radyoda nostaljik şarkı ve türkü dinliyor, televizyon kanallarında hafızalarımızda yer edinen dizi ve filmleri izliyoruz. Görsel medyanın ve sanal ortamın etkinliğini daha fazla hissettiğimiz günümüzde yaşadıklarımız geride acı ve tatlı anılar bırakacak. Dileriz, eski mutlu günlere yeniden döner, sevdiklerimizle bir arada olmanın değerini bilerek yaşamanın hazzına ulaşırız. Hayatın bizi sabırla sınadığı bu sancılı ve sıkıntılı günleri başarıyla atlatıp, mutlu bayram günlerine yakınlarımız ve sevdiklerimizle birlikte ulaşmak hepimizin ortak arzusudur. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Geçen zaman sürecinde yaşadığımız, belleğimizde özenle sakladığımız anılarımız canlanır bazen!..
Bir ömür boyunca canlı tuttuğumuz anılardan bizi mutlu kılan olduğu kadar mutsuz kılan anılarımız da vardır. Günlük tutmak, anılarımızı yazıya dökmenin bir başka yoludur.
Doğup büyüdüğümüz aile ortamı, anılarımızın birikmeye başladığı ilk ortamdır. Anne sevgisiyle örülmüş, baba disipliniyle şekillenmiş, kardeşlerle bir arada büyümüş bir ortamda, yaşadığımız anılar canlanır hafızamızda…
Benimde yoksulluğu hissetmediğim, ancak yoksul olduğumuzu yıllar sonra fark ettiğim ailemde birlikte yaşadığımız anıların geçtiği küçücük evimizde beni ayrıca mutlu kılan anılarım vardı.
Yer sofrasında yemek yediğimiz, gaz lambası ışığında ders çalıştığım, kışa girerken kurulan sobasıyla ısındığımız, sedirinde uyuduğum, duvarında Saatli Maarif Takvimi asılı olan evimizin anılarımda unutulmaz yeri var.
O ev ki ilköğretimim süresince aile birlikteliğinin yaşandığı, misafirlerin ağırlandığı, geniş bahçesinde tulumba ile meyve ağaçları ve sebzelerle birlikte çiçekleri suladığımız yorulunca bir köşesinde uyuduğumuz anıları sakladı içinde… Mahallemizde komşular ve okul arkadaşlarımızla birlikte yaşanan anılarda beni mutlu kılan anılardı.
Okulda verilen ev ödevlerini bu arkadaşlarla birlikte hazırlamak, mahallenin boş meydanlarında takım kurup futbol oynamak, baharda uçurtma uçurup, kışın kızakta kaymak, dini bayramlarımızda büyüklerimizin elini öpüp harçlık toplamak belleğimizde sevgiyle örülmüş anılardı…
Ramazan ayında yaşanan anılarda bir başkaydı… Mahallemizin fırınında pişirilen ekmek ve tepsi börekler için sıra beklemek, akşamları büyüklerimizle camide teravih namazı kılmak, sahurda ramazan davulcusunun manisiyle uyanmak unutulur mu hiç…
Okul sürecinde geçen anıların da ayrı bir yeri vardır hafızamızda… Tren yolu bitişiğinde yer alan Şehit Nazım İlk Okulumuza sınıf arkadaşlarımızla birlikte giderken; baharda açan kır çiçekleri, kışın yağan yoğun kar, sonbaharda dökülen sarı yapraklar yolculuğumuza eşlik ederdi. Bu sarı yaprakları, sakızlardan çıkan Osmanlı padişahları ya da günün sinema artist ve aktörlerinin resimlerini defter veya kitaplarımızın arasına yerleştirmek bize ayrı bir zevk verirdi.
Yaşam yolculuğunda uğradığımız durakların her biri bize güzel anılar yaşattı. Bu duraklar arasında yer alan; okul, hastane, askerlik, evlilik ve mesleki yaşam sürecinde yaşadığımız anılar anı defterimize yenilerini kattı.
Okul yıllarında sınıf arkadaşlığı ile öğretmenlerimizin bize verdiği hayat bilgisi anlamlı birer anı olarak yerleşti belleğimize… Mezunu olmakla onur duyduğum Sümer Ortaokulu ve Kayseri Lisesinde yaşadığımız anılar; hayatıma anlam katan, ışık veren ve yol gösteren anılar oldu. Kayseri Sümer Orta Okulu ile Kayseri Lisesinin tecrübeli öğretmenlerinden ders almak bilgi birikimi yanında bizi hayata hazırladı.
Ortaokul ve lise bitimi yapılan mezuniyet sınavları bilgi birikimi yanında tecrübe ve deneyim kazanmamıza katkıda bulundu. Sınavlara hazırlandığımız arkadaşlarımızla gelecek yolculuğuna hep birlikte çıktık.
Bu vesile ile şimdi vefat etmiş değerli öğretmenlerimi rahmetle ve minnetle anıyor, hayatta olanlara sağlıklı bir ömür diliyorum. Bu öğretmenler ki gösterdikleri görev anlayışı ve disiplinli duruşları ile okullarının adını yücelttiler.
Öğretmenlik mesleğinin yüceliğini, öğrencilere olan sevgi bağlılığını, saygıya dayanan disiplin anlayışlarını, dersi işlerken gösterdikleri teknik ve huzur veren ortamı bu öğretmenlerimizden öğrendik.
Sınıf arkadaşlığını dostluğa dönüştürdüğümüz ve mezun olduktan sonra da irtibatımızı sürdürdüğümüz okul arkadaşlarımızla zaman zaman bir araya gelip anılarımızı tazelemekten mutluluk duymamızın nedeni okul sıralarında kazandığımız sevgi ve dayanışma sayesinde olmaktadır.
Yükseköğrenimim sırasında burs aldığım ve ilk göreve başladığım, Sosyal Sigortalar Kurumunda 40 yılı bulan mesleki yaşamımın 25 yılı Kurumun Sağlık Meslek Lisesinde geçti. İnsana ve insanlığa hizmet ilkesini şiar edinmiş kalpleri sevgiyle çarpan meslektaş ve öğrencilerimle bir arada olmak anı defterime güzel sayfalar kattı.
Mesleklerine olan sevgilerini, insanlığa hizmet aşkıyla bütünleştiren hemşire ve ebeler, sağlık ordumuzun önde gelen elemanları olarak yurdumuzun her bölgesinde tutkuyla görevlerini yerine getirmekteler. İnsan yaşamı sürprizlerle doludur. Bu yaşamda anılarımızın her birimizde ayrı bir yeri vardır. Şayet olmamış olsaydı bu anıları belleğimizde saklama gereksinimi duymazdık.
Fransız yazar Andre Gide (1869-1951) ‘ anı yazmak, ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır, der. Rus edebiyatının ünlü yazarlarından Fyodor Dostoyevski ( 1821-1881) de bu konuda şöyle diyor: ‘ Hayatımızda en yüce, en güçlü ve yararlı dayanağımız; ana, baba evinden kalma anılarımızdır., Serveti Fünun dönemi şair ve yazarlarımızdan Cenap Şahabettin’e (1870-1934) göre ‘ tatlı hatıra, mesut hayatın faizidir., Anılar, şiirlerde ve şarkılarda ifadesini bulan güçlü bir içeriğe sahiptir. Bu güçlü içeriği hissettiren hit olmuş şarkılardan biri de güftesi Ahmet Selçuk İlkan, bestesi Coşkun Sabah’a ait olan ‘Anılar, ismiyle dinlediğimiz şarkıdır:
Bu akşam içimde hüzün var/ gözümde canlandı anılar/ağlamak istiyorum, haykırmak istiyorum/ bu akşam içimde hüzün var.
Anılar, anılar, şimdi gözümde canlandılar/ anılar, anılar beni bu akşam ağlattılar Koronovirüs nedeniyle salgın hastalık sürecinden geçtiğimiz bu günlerde de belleğimizde yeni anılar birikiyor. Ev yaşamı, hafızalarımızda anılarımızı canlandırıyor. Radyoda nostaljik şarkı ve türkü dinliyor, televizyon kanallarında hafızalarımızda yer edinen dizi ve filmleri izliyoruz. Görsel medyanın ve sanal ortamın etkinliğini daha fazla hissettiğimiz günümüzde yaşadıklarımız geride acı ve tatlı anılar bırakacak.
Dileriz, eski mutlu günlere yeniden döner, sevdiklerimizle bir arada olmanın değerini bilerek yaşamanın hazzına ulaşırız. Hayatın bizi sabırla sınadığı bu sancılı ve sıkıntılı günleri başarıyla atlatıp, mutlu bayram günlerine yakınlarımız ve sevdiklerimizle birlikte ulaşmak hepimizin ortak arzusudur.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 872467
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.