En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

TERÖRİSTLER İNSAN OLABİLİR Mİ?

GİRİŞ

Türkiye Cumhuriyeti 1984 yılından beri etnik temele dayalı vatanı bölmeyi amaçlayan ve bu amaç doğrultusunda terörü doğal gören bir siyasi hareketle karşı karşıyadır. 1990 lı yıllarda terörün beli kırılmış gibi görünse de geçen sürede kendini toparlayan PKK terörü son aylarda eylemlerini artırarak ülke gündemine oturmuş durumdadır.

Geçen 30 yıla yaklaşan süreçte Doğu ve Güneydoğu illerimiz ile büyük kentlerde yaşanan olaylarda 30 bini aşın insanımız ölmüş 20 bini aşkın insanımız yaralanarak sakat kalmıştır. Terörün yok ettiği canlar arasında beşikteki bebekten, savaş gazisi dedeye, çocuğuna gebe hamile anneye kadar çok sayıda masum insanlar bulunmaktadır.

Teröristlerin insanların arasından çıkması, yazının başlığı olarak kullandığımız ‘’ Teröristler İnsan Olabilir mi ?,, sorusunu akla getirmektedir.Dünyanın hiçbir yerinde ilahi dinler başta olmak üzere,diğer felsefi inançlarda da insanların haksız yere öldürülmesi tasvip edilmediği gibi, öldürme eylemini işleyen insan da ‘katil,sıfatıyla anılmıştır.

Yüce dinimiz İslam’ın kitabı Kuran’ı Kerimde Cenabı Allah ‘ Ben cinleri ve insanları bana kulluk etsinler diye yarattım, buyurmuş Maide Suresinin 32. ayetinde ise; ‘ Bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir. Her kim bir can kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur,, denilmektedir.

İNSANLIK TARİHİNDEN ÇIKARILACAK DERSLER

İnsanlık tarihi özgürlük mücadelelerinin sergilendiği tarihtir. Bünyelerinde şiddet ve terörü besleyen siyasi hareketler geçici bir süre iktidar olsalar da amaçlarına ulaşma yönünden başarılı olamamışlardır.

Şayet bu hareketler başarılı olsaydı Lenin ve arkadaşlarının Rusya’da gerçekleştirdiği1917 Ekim ihtilali sonrası kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği şimdi iktidarda olurdu. Aynı şekilde Adolf Hitler’in 1939-1945 yılları arası Almanya’da gerçekleştirdiği ve tüm Avrupa’yı kana bulayan Nasyonal Faşist harekette aynı şekilde bugün Avrupa’ya hakim olurdu.

Şimdi, biliyoruz ki artık dünya’da faşist ve komünist hareketin esamesi okunmuyor. Ancak bir düşünce sistemi ve doktrini olarak bu hareketlere, hareketin felsefesine inanan bugün de çok sayıda insan vardır.  Halbuki bu hareketlerde yaşandıkları dönemde şiddet ve teröre dayalı olarak 100 binlerce insanın ölümüne neden olmuştur.

Terör, insana rağmen insanlığı ve insani değerleri yok etmek isteyen bir harekettir. Asla, bir kurtuluş hareketi ile terör hareketinin hedef ve söylemlerini birbiri ile karıştırmamak gerekir. Terörün devamı düşüncesinde olanlar geçmişe dönüp baksınlar. Masum insanların kanlarıyla hedeflerine varmışlar mı ? Elbette hayır.

Neden? Çünkü; ülkemizde farklı etnik gruplar bu topraklarda asırlar boyu birlikte yaşamış, aynı dine mensup, aynı kültürel değerlerle bezenmiş, kurtuluş savaşını birlikte kazanmış, toplumsal yapıda kaynaşmış aynı ülkenin çocuklarıdır.

Cumhuriyet tarihimizde zaman, zaman yaşanan demokrasi dışı uygulamalar, askeri darbeler sadece bir etnik kesimi değil ülkemizde yaşayanların tamamını etkilemiştir. Bugün bile yargı sürecinde 12 Eylül Referandumu ile hesap sorulan askeri vesayet döneminin ortaya koyduğu acı sonuçlar kanlı terör eylemlerinin gerekçesi olamaz! 

Dünya’da bir çok ülkede bir etnik kesimin sorunlarına yönelik siyasi eylemler yapılmaktadır. Ancak, bu eylemleri şiddet ve terörün ortaya çıkardığı kanla beslemek isteyenler asla tasvip edilmemekte aksine lanet edilmektedir.

ASIL OLAN DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDİR

Günümüzde terör, şekil ve söylem değiştirerek insanlığı esir almak istiyor. Esir alınanlar vücutlarına taktıkları patlayıcılarla hem kendilerini hem de masum insanları acımasızca öldürüyor. Devletin ulaşım araçlarını yakan teröristler, yolda indirdikleri masum yolculara yaptıkları propaganda ile hareketlerine meşruiyet kazandırdıklarını zannediyorlar. Aksine aldanıyorlar. Terörü kanla besleyenler kana doymuyor.

Terör işyerlerini yok ederek insanları işsiz, evlerini yıkarak yoksul ve göçmen, okullarını yakarak öğrencileri cahil bırakıp kendilerine taraftar edip gelecekten mahrum bırakmak istiyor. Emelleri bu kadar açık olan teröristler yaşadığımız bilgi çağında daha ne kadar insanları en tabi anayasal haklarından mahrum bırakabilirler?

Yaşanan acı deneyimler terörle mücadelede profesyonel ve alanında uzmanlaşmış silahlı güvenlik güçlerimizden yaralanma zaruretini ortaya koymaktadır. Başka ülkelerin terörle mücadelede başarılı olduğu uygulamalardan yaralanmalı, bu konuda geliştirilmiş silahlı ve silahsız vasıtalar en etkili olacak biçimde kullanılmalıdır.

Dünyanın değişik bölgelerinde görülen terörist eylemler, eylemcilerin aynı metotları ilke edindiklerini göstermektedir. Ayrılıkçı terör örgütleri arasında isimleri geçen Kuzey İrlanda’nın IRA, İspanya’nın BASK örgütü ETA, Sri Lanka’da Tamil Kaplanları hedefleri uğruna masum insanların kanına girdiler. Ama görüldü ki terör dipsiz bir kuyudur ne var ki içine çektiklerini kendisi ile beraber yok eder.

GÜZEL OLAN İNSANİ DEĞERLERİ YÜCELTMEKTİR

Yüce Rabbimiz, insanı en güzel şekilde önce kendine kulluk etsin diye yaratmıştır. Hazreti Ademden günümüze yeryüzüne milyarlarca insan gelmiş ve fani olan bu dünyadan göçüp gitmiştir. İnsan etrafındaki başka insanlara yardım ettiği sürece varlığı en güzel şekilde tecelli etmiş olur.

Yaşamda iz bırakanların yeri başkadır. Kanaat önderleri, bilim insanları, bir ulusun düşman boyunduruğundan kurtuluşuna önderlik edenler, güzel ahlakı hakim kılmak için Allah tarafından gönderilen peygamberler insanların yararlanacağı tarihi çığırları açan bir rol üstlenmişlerdir.

Terörün insani bir yanı yoktur. İçinde yolcusuyla hareket eden bir tren yoluna bomba koymak, çok katlı Dünya Ticaret Merkezini ölümüne uçak dalışıyla yerle bir etmek, bir tiyatro veya sinema salonunu, içinde öğrenim gören öğrencilerin bulunduğu okulu yakmak insanı hedef alan işkenceci ve gaddarca insanlık dışı bir davranış tarzıdır.

Dünyada yaşanan gelişmeler insana hizmet ettiği ve insanlığa yarar sağladığı müddetçe anlamlıdır.İnsanların bin bir türlü tuzaklarla öldürüldüğü eylemler kin ve nefreti ateşleyen insanlık dışı olaylardır.

İnsanlığın aradığı insani değerlerin gelişmesi ve yücelmesidir. İnsanların birbirleri ile dostluklar kurduğu, yaralarına merhem olduğu, sevginin hakim olduğu hak ve hukukun üstün olduğu bir dünyadır güzel olan.

Günümüze kadar gerçekleşen ve milyonlarca insanın ölmesine neden olan savaşlar ve terörist eylemlerden insanlık önemli dersler çıkarmış ve bunların tekrarını önlemek için uluslar arası örgütler oluşturulmuştur.

Mevlana’nın, Yunus Emre’nin ve diğer kanaat önderlerinin asırlar öncesinden insanlığa verdikleri mesaj fani olan şu dünyada insanları ve güzellikleri yaşatmak gelecek nesillere hakkın ve hukukun üstün olduğu bir dünya bırakmaktır. Kitaplarında insanlara gerçekçi yaşam felsefesini  ve başarıya giden yolu vermeye çalışan Robin Sharma’nın söylediği gibi:

‘’ Hayattaki mutluluğun, dünyaya ne kadar yardımcı olduğunla doğru orantılıdır.,, 

 

Atıf   ÖZGEN
İ.D.Derneği Kurucu Üyesi, Eğitim, Sağlık Araştırma Bilim ve Teknoloji Kurulu Başkanı
Ankara, 01.10.2011
 
 

 Okunma Sayısı : 3050

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 27086

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.