ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Gençlik, fiziksel ve ruhsal açıdan insan yaşamının dinamik ve güçlü bir dönemidir. Gençlerin hayata bakışı, üretkenliği ve dinamizmi, genç kuşaktan beklentileri artıran bir potansiyele sahiptir. Genç nüfus, geleceğe yatırım açısından her ülke için önemini koruyan kıymetli bir kaynak olmuştur. Bu nedenle dünyada birçok ülke, nüfusun yaşlanmasını önlemek amacıyla genç nüfusu artırıcı politikalar geliştirme çabası içinde oluyor. Gençliğin dinamizminden yararlanmayan ülkeler, önemli bir kaynak israfı ile karşı karşıya olan ülkelerdir. KÜLTÜREL AÇIDAN GENÇLİK KAVRAMINA BAKIŞ Gençlik dönemi, insan yaşamı bakımından gücü ve dinamizmi temsil ettiği, bir yaşam felsefesi oluşturduğu için dünya genelinde ve kendi kültürümüzde önemli bir bakış açısına sahiptir. Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk gençliğine yönelik hitabesinde; cumhuriyetin, istiklalin, muhafaza ve müdafaasını birinci vazife olarak gençliğe emanet etmiştir. ATATÜRK bir başka özlü sözünde ise gençlikten beklentilerini şöyle dile getiriyor: "Gençler, siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en değerli sembolü olacaksınız." Gençliğe bakışı yansıtan özlü sözler bakımından, dünya edebiyatında da zengin bir içeriğin varlığından söz edebiliriz. Bir Fransız atasözünde; ‘Gençler ümitle, ihtiyarlar hatıra ile yaşarlar, denilirken bir İsveç özdeyişinde de, ‘Gençliğin güzel bir yüzü ihtiyarlığın güzel bir ruhu vardır, deniliyor. Ünlü Japon düşünür ve şairlerinden Samuell Ullman’ın ‘80 Yılın Zirvesinden, isimli kitapçığında yer alan aşağıdaki ifadeler ise gençliğe apayrı bir bakış açısı getiriyor: ‘Gençlik ömrün bir parçası değildir. O bir akıl ve idrak durumu, bir irade derecesi, bir hayal gücü heyecanların kuvvet ve dinçliğe, cesaretin korkaklığa, macera arzusunun rahat ve asude yaşama sevdasına galebesidir. Hiç kimse yalnız birkaç yıl fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları ihtiyarlatan ideallerinin gömülmesidir., Fransız yazar ve düşünür Jean Paul Sartre’de (1905-1980) ‘Ruhun gençliği ebedidir ve gençlik ebedidir., sözüyle ünlü Japon düşünürün yaşam felsefesine yakın bir duruş sergiliyor. GENÇLERİN GELECEK KAYGISI Gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesinin ardında yatan önemli gerçekler var. Öncelikle gençlerin bakış açısıyla, duydukları endişeleri anlamak gerekiyor. Bu konuda yapılan araştırmalar gençlerin gelecekteki endişelerini anlamamıza yardımcı olacaktır. The World Innovatioan Summit for Education ( WISE) araştırması sonuçlarına göre gençlerin gelecek endişeleri bulunuyor. Araştırma, 20 ülkeden 16-25 yaş arası toplam 9.509 gençle Eylül-Ekim 2019 aylarında WISA tarafından gerçekleştirilmiş: • Gençlerin % 89’nun en büyük endişelerinin başında; yoksulluk ve sosyal eşitsizlik, iklim değişikliği ve çevre sorunları ile istihdama erişim engeli gelmekte. • Gençler, dünyayı iyileştirme sorumluluğuna inanıyorlar ancak bu konuda adım atmaya henüz tam hazır değiller. • Türkiye’den araştırmaya katılan gençlerin yalnızca % 16’sı aldıkları eğitimden memnun. • Gençlerin yarısı kendi ülkelerinde eğitim sisteminin herkese eşit fırsat sunmadığını ifade ediyor. • Gençlerin % 84 ü okul dışında öğrenmenin, okulda öğrenmek kadar önemli olduğuna inanıyor. • Gençlerin % 90’ı eğitimin kariyer için bir takım bilgiler öğrenmekten daha fazlası olduğunu düşünüyor. • Gençlere göre eğitimcilerde olması gereken beceriler; açıklayabilme ve sunabilme, konu hakkında derin bilgi sahibi olma ve dinleme şeklinde açıklanmış. • Türk gençlerinin % 53’ü öğretmenlerin empati ve merhamet sahibi olması gerektiğine inanıyor. GENÇLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINDA GELECEK KAYGISI Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre 15-24 yaş grubu arasında gençlerin işgücüne katılma oranı düşüyor. Dünya genelinde 1,300 milyonu bulan genç nüfusun 267 milyonu eğitim ve istihdam olanaklarının dışında bulunuyor. Genç çalışanlar, ekonomide yaşanan durgunluktan yaşlı ve deneyimli nüfusa göre daha fazla etkileniyorlar. 2020 yılı başında tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 un neden olduğu salgın hastalık krizi genç nüfusu olumsuz etkiliyor. Salgın hastalıkların en zayıf halkasını gençler oluşturuyor. Bu salgın rahatsızlığın çalışma ve iş edinme koşullarını yıllarca etkilemesinden endişe duyuluyor. Anadolu’daki gençlerimiz iş hayatına dezavantajlı başlıyor. Bunun önlenmesi amacıyla kurumların işe alımlarda gençleri sadece mezun oldukları okulları ile değil, potansiyellerini de dikkate almalı. Avrupa Birliği ülkelerinde yükseköğrenim mezunu gençlerin istihdam oranı artarken, Türkiye’de azalıyor. Yapılan araştırmalara göre işsizlik oranında en büyük artış mühendislik ve sosyal bilimler alanından mezun olan gençler arasında görülüyor. Ülkemizde genç işsizliği uzun yıllardır % 20’nin üzerinde seyrediyor. Bu oranı aşağı çekmek için yeni işgücü politikaları oluşturmak gerekiyor. Gençlerin geleceğe yönelik hedeflerine ulaşabilmesi açısından işsizlik önemli bir sorundur. Genç kuşağın bir istikbal uğruna yurt dışına yönelmeleri de, beyin gücüne yol açan bir başka soruna işaret etmektedir. EĞİTİM VE SAĞLIK SİSTEMİ İÇİNDE GENÇLER Eğitim sistemi, genç nüfusun yetişip gelişmesinde, ülkeye yararlı bir birey olmalarında ve hedeflerine ulaşmada başta gelen en önemli etkenlerden biridir. Sınav esasına dayalı eğitim sistemimizde lise ve dengi mesleki, sosyal, fen ve Anadolu liselerine girişte 1 milyonu aşkın, üniversite sınavlarına girişte de 2 milyonu aşkın aday bir istikbal arayışına yöneliyor. Gençlerin istihdam alanında sorun yaşaması, mevcut eğitim sisteminin gençlerin hedefe ulaşmasında yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Gençlerde sınav stresi bir kısmını dopingli ilaçlara yöneltiyor, aşırı kilo sonucu ortaya çıkan obezite sorunu yaşayanlarda oluyor. Gençlerin başarıya ulaşmasında önemli bir engel olan zararlı alışkanlıklar, uyuşturucu, internet ve sosyal medya bağımlılığı da karşılaştıkları önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. OECD’nin ‘Dijital Çağda Çocuk ve Gençlerde Zihinsel Sağlık, raporuna göre, organizasyona üye ülkelerde gençlerin % 25 i zihinsel açıdan rahatsızlık yaşıyor. Aşırı internet ve sosyal medya kullanımı zihinsel sağlığı bozuyor. İnternet kullanımı arttıkça öğrencilerin zorbalığa maruz kalma riski de büyüyor. Rapora göre interneti yaratıcı ve gelişim amaçlı aktiviteler için kullanmak gerekiyor. Gençlik dönemi sorunları ile baş edebilmek amacıyla; gençlere güven duymak, sorunlarının çözümüne yardımcı olmak, onları yararlı sonuçlar verecek etkinliklere yöneltmek konunun uzmanları tarafından öneriliyor. Özellikle gençlik dönemini en verimli şekilde arkada bırakmak amacıyla gençleri dinlemek ve anlayış göstermek konusunda aileye ve okulda öğretmenlere önemli sorumluluklar düşüyor. SPOR, SANAT VE SOSYAL ETKİNLİKLERDE GENÇLİK Gençleri yaşadıkları sorunlardan uzak tutmak ve başarıya ulaştırmak amacıyla; sporun insanı sağlıklı ve dinç tutan gücünden, sanatın ruha zenginlik katan yanından ve diğer sosyal etkinliklerden yararlandırmak gerekiyor. Küresel rekabetin hakim olduğu bilişim çağında; gençlerimizin esneklik, uyum sağlayabilme, risk alma, sosyal ve kültürel yetkinlik sağlama, üretkenlik ve hesap verebilirlik yönleri geliştirilmek zorunda. Gençler, eğitimle gelen ortak bir kültür paydasında kendilerini ifade edebilmeliler. Yetişkin ebeveynler, gençlere güvenmeli onlara karşı şeffaf olabilmelidir. Anne ve babalar çocuklarının sorunlarına karşı duyarlı davranabilmelidir. Gençler; öğrenmekten zevk almalı, çalışmayı düşündükleri iş alanını sevmeli, gelişmiş teknolojileri laf üretmek için değil iş üretmek için kullanmalıdır. Gençler, hayatı ıskalamadan, seyahat ederek, yeni kültürler öğrenerek, okuyup araştırarak kendilerini yenilemelidir. BAŞARILI GENÇLİK Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar çok sayıda genç insanımız sporun değişik branşlarında, sanatın değişik alanlarında ve edebiyatta dünya çapında büyük başarılara damga vurdular. Adlarını ulusal ve uluslararası müsabakalarda yakaladıkları başarı ile yazdırmış ve yazdırmaya devam eden çok sayıda gence sahip olmamız ülkemiz adına gurur verici bir tablo oluşturmuştur. Bu tablo, yeni yetişecek gençlerle birlikte daha da anlam kazanacaktır. Gençlik ve Spor, Kültür ve Milli Eğitim bakanlıkları, gençlerimizin daha büyük başarıya ulaşmalarında ortak projeler geliştirmek suretiyle genç kuşağa hizmet yarışında öncü bir rol üstlenebilirler. Bu konuda Gençlik ve Spor Bakanlığınca yürütülen tüm illerimize yönelik spor kompleksleri, gençlik merkezleri gençleri sportif ve sosyal etkinliklere yöneltecek önemli çalışmalardır. Ayrıca gençlerimizi insani yönden güçlü kılacak değerler eğitimi, insan hakları etik eğitimi ile kültür ve sanat alanında başarıya ulaşmalarını sağlayacak diğer etkinlikler Milli Eğitim ve Kültür bakanlıkları vasıtası ile yerine getirilmelidir. Genç kuşak geleceği dokuyacak olan kuşaktır. Kaybolan gençlik, kaybedilmiş gelecek demektir. Bu bakımdan gençliğimize sahip çıkmak noktasında tüm olanakları harekete geçirmek hepimiz için bir vatandaşlık görevi olmalıdır. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Gençlik, fiziksel ve ruhsal açıdan insan yaşamının dinamik ve güçlü bir dönemidir.
Gençlerin hayata bakışı, üretkenliği ve dinamizmi, genç kuşaktan beklentileri artıran bir potansiyele sahiptir.
Genç nüfus, geleceğe yatırım açısından her ülke için önemini koruyan kıymetli bir kaynak olmuştur.
Bu nedenle dünyada birçok ülke, nüfusun yaşlanmasını önlemek amacıyla genç nüfusu artırıcı politikalar geliştirme çabası içinde oluyor.
Gençliğin dinamizminden yararlanmayan ülkeler, önemli bir kaynak israfı ile karşı karşıya olan ülkelerdir.
KÜLTÜREL AÇIDAN GENÇLİK KAVRAMINA BAKIŞ
Gençlik dönemi, insan yaşamı bakımından gücü ve dinamizmi temsil ettiği, bir yaşam felsefesi oluşturduğu için dünya genelinde ve kendi kültürümüzde önemli bir bakış açısına sahiptir.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk gençliğine yönelik hitabesinde; cumhuriyetin, istiklalin, muhafaza ve müdafaasını birinci vazife olarak gençliğe emanet etmiştir.
ATATÜRK bir başka özlü sözünde ise gençlikten beklentilerini şöyle dile getiriyor:
"Gençler, siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en değerli sembolü olacaksınız."
Gençliğe bakışı yansıtan özlü sözler bakımından, dünya edebiyatında da zengin bir içeriğin varlığından söz edebiliriz.
Bir Fransız atasözünde; ‘Gençler ümitle, ihtiyarlar hatıra ile yaşarlar, denilirken bir İsveç özdeyişinde de, ‘Gençliğin güzel bir yüzü ihtiyarlığın güzel bir ruhu vardır, deniliyor.
Ünlü Japon düşünür ve şairlerinden Samuell Ullman’ın ‘80 Yılın Zirvesinden, isimli kitapçığında yer alan aşağıdaki ifadeler ise gençliğe apayrı bir bakış açısı getiriyor:
‘Gençlik ömrün bir parçası değildir. O bir akıl ve idrak durumu, bir irade derecesi, bir hayal gücü heyecanların kuvvet ve dinçliğe, cesaretin korkaklığa, macera arzusunun rahat ve asude yaşama sevdasına galebesidir.
Hiç kimse yalnız birkaç yıl fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları ihtiyarlatan ideallerinin gömülmesidir.,
Fransız yazar ve düşünür Jean Paul Sartre’de (1905-1980) ‘Ruhun gençliği ebedidir ve gençlik ebedidir., sözüyle ünlü Japon düşünürün yaşam felsefesine yakın bir duruş sergiliyor.
GENÇLERİN GELECEK KAYGISI
Gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesinin ardında yatan önemli gerçekler var. Öncelikle gençlerin bakış açısıyla, duydukları endişeleri anlamak gerekiyor. Bu konuda yapılan araştırmalar gençlerin gelecekteki endişelerini anlamamıza yardımcı olacaktır.
The World Innovatioan Summit for Education ( WISE) araştırması sonuçlarına göre gençlerin gelecek endişeleri bulunuyor. Araştırma, 20 ülkeden 16-25 yaş arası toplam 9.509 gençle Eylül-Ekim 2019 aylarında WISA tarafından gerçekleştirilmiş:
• Gençlerin % 89’nun en büyük endişelerinin başında; yoksulluk ve sosyal eşitsizlik, iklim değişikliği ve çevre sorunları ile istihdama erişim engeli gelmekte.
• Gençler, dünyayı iyileştirme sorumluluğuna inanıyorlar ancak bu konuda adım atmaya henüz tam hazır değiller.
• Türkiye’den araştırmaya katılan gençlerin yalnızca % 16’sı aldıkları eğitimden memnun.
• Gençlerin yarısı kendi ülkelerinde eğitim sisteminin herkese eşit fırsat sunmadığını ifade ediyor.
• Gençlerin % 84 ü okul dışında öğrenmenin, okulda öğrenmek kadar önemli olduğuna inanıyor.
• Gençlerin % 90’ı eğitimin kariyer için bir takım bilgiler öğrenmekten daha fazlası olduğunu düşünüyor.
• Gençlere göre eğitimcilerde olması gereken beceriler; açıklayabilme ve sunabilme, konu hakkında derin bilgi sahibi olma ve dinleme şeklinde açıklanmış.
• Türk gençlerinin % 53’ü öğretmenlerin empati ve merhamet sahibi olması gerektiğine inanıyor.
GENÇLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINDA GELECEK KAYGISI
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre 15-24 yaş grubu arasında gençlerin işgücüne katılma oranı düşüyor. Dünya genelinde 1,300 milyonu bulan genç nüfusun 267 milyonu eğitim ve istihdam olanaklarının dışında bulunuyor.
Genç çalışanlar, ekonomide yaşanan durgunluktan yaşlı ve deneyimli nüfusa göre daha fazla etkileniyorlar.
2020 yılı başında tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 un neden olduğu salgın hastalık krizi genç nüfusu olumsuz etkiliyor. Salgın hastalıkların en zayıf halkasını gençler oluşturuyor. Bu salgın rahatsızlığın çalışma ve iş edinme koşullarını yıllarca etkilemesinden endişe duyuluyor.
Anadolu’daki gençlerimiz iş hayatına dezavantajlı başlıyor. Bunun önlenmesi amacıyla kurumların işe alımlarda gençleri sadece mezun oldukları okulları ile değil, potansiyellerini de dikkate almalı.
Avrupa Birliği ülkelerinde yükseköğrenim mezunu gençlerin istihdam oranı artarken, Türkiye’de azalıyor.
Yapılan araştırmalara göre işsizlik oranında en büyük artış mühendislik ve sosyal bilimler alanından mezun olan gençler arasında görülüyor.
Ülkemizde genç işsizliği uzun yıllardır % 20’nin üzerinde seyrediyor. Bu oranı aşağı çekmek için yeni işgücü politikaları oluşturmak gerekiyor.
Gençlerin geleceğe yönelik hedeflerine ulaşabilmesi açısından işsizlik önemli bir sorundur. Genç kuşağın bir istikbal uğruna yurt dışına yönelmeleri de, beyin gücüne yol açan bir başka soruna işaret etmektedir.
EĞİTİM VE SAĞLIK SİSTEMİ İÇİNDE GENÇLER
Eğitim sistemi, genç nüfusun yetişip gelişmesinde, ülkeye yararlı bir birey olmalarında ve hedeflerine ulaşmada başta gelen en önemli etkenlerden biridir.
Sınav esasına dayalı eğitim sistemimizde lise ve dengi mesleki, sosyal, fen ve Anadolu liselerine girişte 1 milyonu aşkın, üniversite sınavlarına girişte de 2 milyonu aşkın aday bir istikbal arayışına yöneliyor.
Gençlerin istihdam alanında sorun yaşaması, mevcut eğitim sisteminin gençlerin hedefe ulaşmasında yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.
Gençlerde sınav stresi bir kısmını dopingli ilaçlara yöneltiyor, aşırı kilo sonucu ortaya çıkan obezite sorunu yaşayanlarda oluyor.
Gençlerin başarıya ulaşmasında önemli bir engel olan zararlı alışkanlıklar, uyuşturucu, internet ve sosyal medya bağımlılığı da karşılaştıkları önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor.
OECD’nin ‘Dijital Çağda Çocuk ve Gençlerde Zihinsel Sağlık, raporuna göre, organizasyona üye ülkelerde gençlerin % 25 i zihinsel açıdan rahatsızlık yaşıyor. Aşırı internet ve sosyal medya kullanımı zihinsel sağlığı bozuyor.
İnternet kullanımı arttıkça öğrencilerin zorbalığa maruz kalma riski de büyüyor. Rapora göre interneti yaratıcı ve gelişim amaçlı aktiviteler için kullanmak gerekiyor.
Gençlik dönemi sorunları ile baş edebilmek amacıyla; gençlere güven duymak, sorunlarının çözümüne yardımcı olmak, onları yararlı sonuçlar verecek etkinliklere yöneltmek konunun uzmanları tarafından öneriliyor.
Özellikle gençlik dönemini en verimli şekilde arkada bırakmak amacıyla gençleri dinlemek ve anlayış göstermek konusunda aileye ve okulda öğretmenlere önemli sorumluluklar düşüyor.
SPOR, SANAT VE SOSYAL ETKİNLİKLERDE GENÇLİK
Gençleri yaşadıkları sorunlardan uzak tutmak ve başarıya ulaştırmak amacıyla; sporun insanı sağlıklı ve dinç tutan gücünden, sanatın ruha zenginlik katan yanından ve diğer sosyal etkinliklerden yararlandırmak gerekiyor.
Küresel rekabetin hakim olduğu bilişim çağında; gençlerimizin esneklik, uyum sağlayabilme, risk alma, sosyal ve kültürel yetkinlik sağlama, üretkenlik ve hesap verebilirlik yönleri geliştirilmek zorunda.
Gençler, eğitimle gelen ortak bir kültür paydasında kendilerini ifade edebilmeliler.
Yetişkin ebeveynler, gençlere güvenmeli onlara karşı şeffaf olabilmelidir. Anne ve babalar çocuklarının sorunlarına karşı duyarlı davranabilmelidir.
Gençler; öğrenmekten zevk almalı, çalışmayı düşündükleri iş alanını sevmeli, gelişmiş teknolojileri laf üretmek için değil iş üretmek için kullanmalıdır.
Gençler, hayatı ıskalamadan, seyahat ederek, yeni kültürler öğrenerek, okuyup araştırarak kendilerini yenilemelidir.
BAŞARILI GENÇLİK
Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar çok sayıda genç insanımız sporun değişik branşlarında, sanatın değişik alanlarında ve edebiyatta dünya çapında büyük başarılara damga vurdular.
Adlarını ulusal ve uluslararası müsabakalarda yakaladıkları başarı ile yazdırmış ve yazdırmaya devam eden çok sayıda gence sahip olmamız ülkemiz adına gurur verici bir tablo oluşturmuştur. Bu tablo, yeni yetişecek gençlerle birlikte daha da anlam kazanacaktır.
Gençlik ve Spor, Kültür ve Milli Eğitim bakanlıkları, gençlerimizin daha büyük başarıya ulaşmalarında ortak projeler geliştirmek suretiyle genç kuşağa hizmet yarışında öncü bir rol üstlenebilirler.
Bu konuda Gençlik ve Spor Bakanlığınca yürütülen tüm illerimize yönelik spor kompleksleri, gençlik merkezleri gençleri sportif ve sosyal etkinliklere yöneltecek önemli çalışmalardır.
Ayrıca gençlerimizi insani yönden güçlü kılacak değerler eğitimi, insan hakları etik eğitimi ile kültür ve sanat alanında başarıya ulaşmalarını sağlayacak diğer etkinlikler Milli Eğitim ve Kültür bakanlıkları vasıtası ile yerine getirilmelidir.
Genç kuşak geleceği dokuyacak olan kuşaktır. Kaybolan gençlik, kaybedilmiş gelecek demektir. Bu bakımdan gençliğimize sahip çıkmak noktasında tüm olanakları harekete geçirmek hepimiz için bir vatandaşlık görevi olmalıdır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 276422
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.