En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

GENÇLİK !..

G

GENÇLİK !..
                                                                 Atıf ÖZGEN (*)
Gençlik, fiziksel ve ruhsal açıdan insan yaşamının dinamik ve güçlü bir dönemidir.
Gençlerin hayata bakışı, üretkenliği ve dinamizmi, genç kuşaktan beklentileri artıran bir potansiyele sahiptir.
Genç nüfus, geleceğe yatırım açısından her ülke için önemini koruyan kıymetli bir kaynak olmuştur.
Bu nedenle dünyada birçok ülke, nüfusun yaşlanmasını önlemek amacıyla genç nüfusu artırıcı politikalar geliştirme çabası içinde oluyor.
Gençliğin dinamizminden yararlanmayan ülkeler, önemli bir kaynak israfı ile karşı karşıya olan ülkelerdir.
 
KÜLTÜREL AÇIDAN GENÇLİK KAVRAMINA BAKIŞ
 
Gençlik dönemi, insan yaşamı bakımından gücü ve dinamizmi temsil ettiği, bir yaşam felsefesi oluşturduğu için dünya genelinde ve kendi kültürümüzde önemli bir bakış açısına sahiptir.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk gençliğine yönelik hitabesinde; cumhuriyetin, istiklalin, muhafaza ve müdafaasını birinci vazife olarak gençliğe emanet etmiştir.
ATATÜRK bir başka özlü sözünde ise gençlikten beklentilerini şöyle dile getiriyor:
‘ Gençler, siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en değerli sembolü olacaksınız.,
Gençliğe bakışı yansıtan özlü sözler bakımından,  dünya edebiyatında da zengin bir içeriğin varlığından söz edebiliriz.
Bir Fransız atasözünde; ‘Gençler ümitle, ihtiyarlar hatıra ile yaşarlar, denilirken bir İsveç özdeyişinde de, ‘Gençliğin güzel bir yüzü ihtiyarlığın güzel bir ruhu vardır, deniliyor.
Ünlü Japon düşünür ve şairlerinden Samuell Ullman’ın ‘80 Yılın Zirvesinden, isimli kitapçığında yer alan aşağıdaki ifadeler ise gençliğe apayrı bir bakış açısı getiriyor:
Gençlik ömrün bir parçası değildir. O bir akıl ve idrak durumu, bir irade derecesi, bir hayal gücü heyecanların kuvvet ve dinçliğe, cesaretin korkaklığa, macera arzusunun rahat ve asude yaşama sevdasına galebesidir.
Hiç kimse yalnız birkaç yıl fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları ihtiyarlatan ideallerinin gömülmesidir.,
Fransız yazar ve düşünür Jean Paul Sartre’de (1905-1980) ‘Ruhun gençliği ebedidir ve gençlik ebedidir., sözüyle ünlü Japon düşünürün yaşam felsefesine yakın bir duruş sergiliyor.
 
GENÇLERİN GELECEK KAYGISI
 
Gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesinin ardında yatan önemli gerçekler var. Öncelikle gençlerin bakış açısıyla, duydukları endişeleri anlamak gerekiyor. Bu konuda yapılan araştırmalar gençlerin gelecekteki endişelerini anlamamıza yardımcı olacaktır.
The World Innovatioan Summit for Education ( WISE) araştırması sonuçlarına göre gençlerin gelecek endişeleri bulunuyor. Araştırma, 20 ülkeden 16-25 yaş arası toplam 9.509 gençle Eylül-Ekim 2019 aylarında WISA tarafından gerçekleştirilmiş:
• Gençlerin % 89’nun en büyük endişelerinin başında; yoksulluk ve sosyal eşitsizlik, iklim değişikliği ve çevre sorunları ile istihdama erişim engeli gelmekte.
• Gençler, dünyayı iyileştirme sorumluluğuna inanıyorlar ancak bu konuda adım atmaya henüz tam hazır değiller.
• Türkiye’den araştırmaya katılan gençlerin yalnızca % 16’sı aldıkları eğitimden memnun.
• Gençlerin yarısı kendi ülkelerinde eğitim sisteminin herkese eşit fırsat sunmadığını ifade ediyor.
• Gençlerin % 84 ü okul dışında öğrenmenin, okulda öğrenmek kadar önemli olduğuna inanıyor.
• Gençlerin % 90’ı eğitimin kariyer için bir takım bilgiler öğrenmekten daha fazlası olduğunu düşünüyor.
• Gençlere göre eğitimcilerde olması gereken beceriler; açıklayabilme ve sunabilme, konu hakkında derin bilgi sahibi olma ve dinleme şeklinde açıklanmış.
• Türk gençlerinin % 53’ü öğretmenlerin empati ve merhamet sahibi olması gerektiğine inanıyor.
 
                                   GENÇLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINDA GELECEK KAYGISI
 
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre 15-24 yaş grubu arasında gençlerin işgücüne katılma oranı düşüyor. Dünya genelinde 1,300 milyonu bulan genç nüfusun 267 milyonu eğitim ve istihdam olanaklarının dışında bulunuyor.
Genç çalışanlar, ekonomide yaşanan durgunluktan yaşlı ve deneyimli nüfusa göre daha fazla etkileniyorlar.
2020 yılı başında tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 un neden olduğu salgın hastalık krizi genç nüfusu olumsuz etkiliyor. Salgın hastalıkların en zayıf halkasını gençler oluşturuyor. Bu salgın rahatsızlığın çalışma ve iş edinme koşullarını yıllarca etkilemesinden endişe duyuluyor. 
Anadolu’daki gençlerimiz iş hayatına dezavantajlı başlıyor. Bunun önlenmesi amacıyla kurumların işe alımlarda gençleri sadece mezun oldukları okulları ile değil, potansiyellerini de dikkate almalı.
Avrupa Birliği ülkelerinde yükseköğrenim mezunu gençlerin istihdam oranı artarken, Türkiye’de azalıyor.
Yapılan araştırmalara göre işsizlik oranında en büyük artış mühendislik ve sosyal bilimler alanından mezun olan gençler arasında görülüyor.
Ülkemizde genç işsizliği uzun yıllardır % 20’nin üzerinde seyrediyor. Bu oranı aşağı çekmek için yeni işgücü politikaları oluşturmak gerekiyor.
Gençlerin geleceğe yönelik hedeflerine ulaşabilmesi açısından işsizlik önemli bir sorundur. Genç kuşağın bir istikbal uğruna yurt dışına yönelmeleri de, beyin gücüne yol açan bir başka soruna işaret etmektedir.   
        
EĞİTİM VE SAĞLIK SİSTEMİ İÇİNDE GENÇLER
 
Eğitim sistemi, genç nüfusun yetişip gelişmesinde, ülkeye yararlı bir birey olmalarında ve hedeflerine ulaşmada başta gelen en önemli etkenlerden biridir.
Sınav esasına dayalı eğitim sistemimizde lise ve dengi mesleki, sosyal, fen ve Anadolu liselerine girişte 1 milyonu aşkın, üniversite sınavlarına girişte de 2 milyonu aşkın aday bir istikbal arayışına yöneliyor.
Gençlerin istihdam alanında sorun yaşaması, mevcut eğitim sisteminin gençlerin hedefe ulaşmasında yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.
Gençlerde sınav stresi bir kısmını dopingli ilaçlara yöneltiyor, aşırı kilo sonucu ortaya çıkan obezite sorunu yaşayanlarda oluyor.
Gençlerin başarıya ulaşmasında önemli bir engel olan zararlı alışkanlıklar, uyuşturucu, internet ve sosyal medya bağımlılığı da karşılaştıkları önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor.
OECD’nin ‘Dijital Çağda Çocuk ve Gençlerde Zihinsel Sağlık, raporuna göre, organizasyona üye ülkelerde gençlerin % 25 i zihinsel açıdan rahatsızlık yaşıyor. Aşırı internet ve sosyal medya kullanımı zihinsel sağlığı bozuyor.
İnternet kullanımı arttıkça öğrencilerin zorbalığa maruz kalma riski de büyüyor. Rapora göre interneti yaratıcı ve gelişim amaçlı aktiviteler için kullanmak gerekiyor.
Gençlik dönemi sorunları ile baş edebilmek amacıyla; gençlere güven duymak, sorunlarının çözümüne yardımcı olmak, onları yararlı sonuçlar verecek etkinliklere yöneltmek konunun uzmanları tarafından öneriliyor.
Özellikle gençlik dönemini en verimli şekilde arkada bırakmak amacıyla gençleri dinlemek ve anlayış göstermek konusunda aileye ve okulda öğretmenlere önemli sorumluluklar düşüyor.
 
SPOR, SANAT VE SOSYAL ETKİNLİKLERDE GENÇLİK
 
Gençleri yaşadıkları sorunlardan uzak tutmak ve başarıya ulaştırmak amacıyla; sporun insanı sağlıklı ve dinç tutan gücünden, sanatın ruha zenginlik katan yanından ve diğer sosyal etkinliklerden yararlandırmak gerekiyor.
Küresel rekabetin hakim olduğu bilişim çağında; gençlerimizin esneklik, uyum sağlayabilme, risk alma, sosyal ve kültürel yetkinlik sağlama, üretkenlik ve hesap verebilirlik yönleri geliştirilmek zorunda.
Gençler, eğitimle gelen ortak bir kültür paydasında kendilerini ifade edebilmeliler. 
Yetişkin ebeveynler, gençlere güvenmeli onlara karşı şeffaf olabilmelidir. Anne ve babalar çocuklarının sorunlarına karşı duyarlı davranabilmelidir.
Gençler; öğrenmekten zevk almalı, çalışmayı düşündükleri iş alanını sevmeli, gelişmiş teknolojileri laf üretmek için değil iş üretmek için kullanmalıdır.
Gençler, hayatı ıskalamadan, seyahat ederek, yeni kültürler öğrenerek, okuyup araştırarak kendilerini yenilemelidir.
 
BAŞARILI GENÇLİK
 
Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar çok sayıda genç insanımız sporun değişik branşlarında, sanatın değişik alanlarında ve edebiyatta dünya çapında büyük başarılara damga vurdular.
Adlarını ulusal ve uluslararası müsabakalarda yakaladıkları başarı ile yazdırmış ve yazdırmaya devam eden çok sayıda gence sahip olmamız ülkemiz adına gurur verici bir tablo oluşturmuştur. Bu tablo, yeni yetişecek gençlerle birlikte daha da anlam kazanacaktır.
Gençlik ve Spor, Kültür ve Milli Eğitim bakanlıkları, gençlerimizin daha büyük başarıya ulaşmalarında ortak projeler geliştirmek suretiyle genç kuşağa hizmet yarışında öncü bir rol üstlenebilirler.
Bu konuda Gençlik ve Spor Bakanlığınca yürütülen tüm illerimize yönelik spor kompleksleri, gençlik merkezleri gençleri sportif ve sosyal etkinliklere yöneltecek önemli çalışmalardır.
Ayrıca gençlerimizi insani yönden güçlü kılacak değerler eğitimi, insan hakları etik eğitimi ile kültür ve sanat alanında başarıya ulaşmalarını sağlayacak diğer etkinlikler Milli Eğitim ve Kültür bakanlıkları vasıtası ile yerine getirilmelidir.
Genç kuşak geleceği dokuyacak olan kuşaktır. Kaybolan gençlik, kaybedilmiş gelecek demektir. Bu bakımdan gençliğimize sahip çıkmak noktasında tüm olanakları harekete geçirmek hepimiz için bir vatandaşlık görevi olmalıdır.
(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com

 Okunma Sayısı : 184

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 390736

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.