ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Küresel iklim değişikliği sonucu dünya genelinde ortalama sıcaklıkların artması beraberinde yangın risklerinin de artmasında önemli bir neden oldu. Maddenin ısı ve oksijenle birleşmesiyle oluşan yangınların gerçekleştiği ortamda, maddi hasarların yanı sıra insanlar başta olmak üzere diğer canlı varlıklarda yaşamlarını kaybediyor. Ya da canlı bedenler üzerinde onarımı güç izler bırakıyor yangınlar… Yangınların küresel iklimin değişmesi sonucu dünya genelinde artış göstermesi, insanlığın geleceği açısından büyük bir felaket olarak görülüyor. Yangınların oluşmasının tek nedeni küresel ısı sıcaklığının artması değil şüphesiz… Ülkemizde meydana gelen yangınlar konusunda açıklama yapılan Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre yangın nedenleri şöyle sıralanıyor: % 54 oranında anız yakılması, % 10 terör ve kundaklama, % 10 yıldırım çarpması ve % 26’ sı bilinmeyen (faili meçhul) nedenler yüzünden yangınlar çıkabiliyor. Yine aynı verilere göre ülkemizde 1937-2009 yılları arası 72 yıllık dönemde toplam 86.769 orman yangını yaşanmış. Görülüyor ki yangınlarda insan kaynaklı nedenler önemli bir yer tutuyor. Ekim 2018 ile Eylül 2019 tarihleri arası meydana gelen orman yangınlarında ise 4.132 orman yangını yaşandı. Deniz manzaralı ormanlık alanların yanması ‘kasıtlı olma, iddialarını gündeme taşıyor. Son 10 yılda ülkemizde 22.085 orman yangını oldu ve bu yangınlar 73.302 hektarlık alana zarar verdi. 2020 yılı Temmuz ayında Çanakkale Gelibolu’da gerçekleşen yangın; yakınındaki köylerin boşaltılması bir yana şehitliklerin muhafazası, sit alanlarının genişletilmesi ve korunması; yangınların büyümeden önlenmesi açısından dikkate alınması zorunlu önlemler olarak görüldü. Tarım ve Orman Bakanlığı, orman yangınlarının önlenmesi amacıyla ‘insansız otomatik yangın tespiti, yapan kameralardan ve yangın aşamasında havadan müdahale eden helikopter ve uçaklardan yararlanıyor. Bu arada yangınları fark eden vatandaşlarımızdan ‘ALO 177,yi aramaları isteniyor. Orman varlığımızın korunması, oksijeni bol yeşil bir çevre oluşumu yanında, orman içinde yaşayan canlı varlıkların korunması ile birlikte ekonomik yönden orman ürünlerinden yararlanmak açısından da büyük önem taşıyor. DÜNYA GENELİNDE YAŞANAN ORMAN YANGINLARI Climate Focus isimli çevre örgütü verilerine göre, dünya genelinde 2014-2018 yılları arasında her yıl İngiltere ( Birleşik Krallık) kadar ormanlar yangınlar sonucu yok oluyor. Aynı tarihler arasında yılda ortalama 26 milyon hektarlık ormanlık alan tahrip oluyor. 2019 yılında dünyanın akciğerleri olarak anılan ve gezegenimizdeki oksijenin % 20 sini üreten Amazon Ormanlarında ki yangında her 1 dakikada 1 futbol sahası büyüklüğünde alan yok oldu. Bu durumun iklim değişikliğiyle birlikte doğal hayatında olumsuz etkilenmesine yol açması insanlık açısından endişe verici olarak nitelendiriliyor. AVUSTRALYA’DA ÇIKAN ORMAN YANGINLARI Avustralya’da 2019 yılı Eylül ayında başlayan yangınların giderek şiddetlenmesi ve 2020 yılı Ocak ayına girildiği ortamda da devam etmesi tüm insanlığın gündemine oturdu. Avustralya yangınlarının o bölgede yaşayan insanlar ve ormanlarda bulunan diğer canlılar üzerindeki bedeli çok ağır oldu. Yangınların tamamen kontrol altına alınamadığı yer yer devam ettiği Ocak 2020 ortalarında 25 kişinin hayatını kaybettiği, 1 milyara yakın hayvanın öldüğü, 8 milyon hektarlık alanın küle döndüğü, 2 binden fazla evin yıkıldığı veya hasar gördüğü maddi zararın 2 milyar Avustralya dolarını aştığı ifade edilmişti. Yangınlar esnasında iki büyük yangının birleşip ‘mega yangın, tehlikesi oluşturması nedeniyle de 240 bin kişiye tahliye çağrısı yapılmıştı. Ocak 2020 tarihi itibarıyla henüz kontrol altına alınmayan ve devam eden yangınların tehdit ettiği bölgeler bulunmaktaydı. Yangın dolayısıyla yaşanan büyük felaket sonucu dünya genelinde adını duyurmuş ünlü sanatçılar ve iş insanları yangınla mücadele amacıyla büyük miktarda bağışta bulunmuşlardı. Avustralya’nın Sidney kentinde yangınların söndürülememesi yüzünden hükümeti protesto amacıyla binlerce kişi sokağa döküldü ve yürütülen küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve emisyon politikaları protesto edildi. Bilim insanlarınca yapılan değerlendirmeye göre felaketin bilançosu muazzam bir boyutta. Havaya salınan karbon gazının emilimi için en az 100 yıl gerektiği ifade ediliyor. Avustralya yerlileri olan ve Yeni Güney Galler Eyaleti’nde yaşayan yerliler, kendileri için kutsal kabul ettikleri Gulaga ve Dramedary Dağları arasında kalan pek çok kültürel bölgenin yok olduğunu açıkladılar. Yangınların asırların oluşturduğu kültürel değerleri yok etmesi insanlık açısından da büyük bir kayıp olarak görülüyor. Dünyanın herhangi bir bölgesinde de olsa ormanlarda çıkan yangınlara kayıtsız kalmak insanlığın sahip olduğu değerlere sırt çevirmek anlamına geliyor ne yazık ki… GELECEK 10 YILIN BÜYÜK RİSKLERİ Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanıp yayınlanan ‘Küresel Riskler Raporuna, göre; aşırı hava olayları, doğal afetler, biyolojik çeşitlilik kaybı, ekosistemin tahribatı, insan kaynaklı çevresel zararların içinde yangınların oluşturduğu büyük tahribata dikkat çekilmektedir. İngiliz Meteoroloji Kurumu olan Met Office de, 2020 yılının en sıcak yıllardan biri olacağı öngörüsünü paylaştı. Türkiye olarak da dünya genelinde oluşan bu yangınlardan ders çıkarmamız gerekiyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay’da ülkemiz açısından olabilecek risklere karşı uyarıda bulundu. Sayın Doğanay’a göre; tehlike uzakta değil, yanı başımızda. Acil eylem planları yapılması gerekiyor. Her yer ayrı ayrı, bölge, bölge ele alınıp risk analizleri yapılmalı ve o riskler doğrultusunda çözümler üretilmeli. Sıcaklık ve kuraklık nedeniyle ağaçlar daha erken yaprak döküyor ve ormanları koruyan orman altı örtüsü daha fazla yanma riski taşıyor. Ayrıca büyük bir bölümü yazları sıcak ve kurak geçen Akdeniz iklimi etkisinde olan Türkiye’de ormanların ‘% 60’nın yüksek yangın riski altında olduğu ifade ediliyor. Küresel iklim değişikliklerinin ülkemizde de yaşandığı bu riskli ortama karşı zorunlu önlemlerin bir an önce alınması ‘olmazsa olmaz, koşulların başında gelmelidir. Bireysel olarak piknik ve benzeri amaçla orman bölgelerinde bulunurken veya yanından geçerken çok dikkatli ve duyarlı olmamız gerekiyor. Unutmayalım ki; ormanlar hepimiz için geleceğimiz ve sağlıklı yaşam koşullarında yaşamamız açısından ihmal edilmemesi gereken çok değerli zenginliğimizdir. Buhari’den rivayet edilen bir hadiste de Peygamberimiz ormanın ve ağacın önemine atfen ‘ Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin!.. buyurmaktadır. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Küresel iklim değişikliği sonucu dünya genelinde ortalama sıcaklıkların artması beraberinde yangın risklerinin de artmasında önemli bir neden oldu.
Maddenin ısı ve oksijenle birleşmesiyle oluşan yangınların gerçekleştiği ortamda, maddi hasarların yanı sıra insanlar başta olmak üzere diğer canlı varlıklarda yaşamlarını kaybediyor. Ya da canlı bedenler üzerinde onarımı güç izler bırakıyor yangınlar…
Yangınların küresel iklimin değişmesi sonucu dünya genelinde artış göstermesi, insanlığın geleceği açısından büyük bir felaket olarak görülüyor.
Yangınların oluşmasının tek nedeni küresel ısı sıcaklığının artması değil şüphesiz… Ülkemizde meydana gelen yangınlar konusunda açıklama yapılan Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre yangın nedenleri şöyle sıralanıyor: % 54 oranında anız yakılması, % 10 terör ve kundaklama, % 10 yıldırım çarpması ve % 26’ sı bilinmeyen (faili meçhul) nedenler yüzünden yangınlar çıkabiliyor.
Yine aynı verilere göre ülkemizde 1937-2009 yılları arası 72 yıllık dönemde toplam 86.769 orman yangını yaşanmış. Görülüyor ki yangınlarda insan kaynaklı nedenler önemli bir yer tutuyor. Ekim 2018 ile Eylül 2019 tarihleri arası meydana gelen orman yangınlarında ise 4.132 orman yangını yaşandı.
Deniz manzaralı ormanlık alanların yanması ‘kasıtlı olma, iddialarını gündeme taşıyor. Son 10 yılda ülkemizde 22.085 orman yangını oldu ve bu yangınlar 73.302 hektarlık alana zarar verdi.
2020 yılı Temmuz ayında Çanakkale Gelibolu’da gerçekleşen yangın; yakınındaki köylerin boşaltılması bir yana şehitliklerin muhafazası, sit alanlarının genişletilmesi ve korunması; yangınların büyümeden önlenmesi açısından dikkate alınması zorunlu önlemler olarak görüldü.
Tarım ve Orman Bakanlığı, orman yangınlarının önlenmesi amacıyla ‘insansız otomatik yangın tespiti, yapan kameralardan ve yangın aşamasında havadan müdahale eden helikopter ve uçaklardan yararlanıyor. Bu arada yangınları fark eden vatandaşlarımızdan ‘ALO 177,yi aramaları isteniyor. Orman varlığımızın korunması, oksijeni bol yeşil bir çevre oluşumu yanında, orman içinde yaşayan canlı varlıkların korunması ile birlikte ekonomik yönden orman ürünlerinden yararlanmak açısından da büyük önem taşıyor.
DÜNYA GENELİNDE YAŞANAN ORMAN YANGINLARI
Climate Focus isimli çevre örgütü verilerine göre, dünya genelinde 2014-2018 yılları arasında her yıl İngiltere ( Birleşik Krallık) kadar ormanlar yangınlar sonucu yok oluyor. Aynı tarihler arasında yılda ortalama 26 milyon hektarlık ormanlık alan tahrip oluyor.
2019 yılında dünyanın akciğerleri olarak anılan ve gezegenimizdeki oksijenin % 20 sini üreten Amazon Ormanlarında ki yangında her 1 dakikada 1 futbol sahası büyüklüğünde alan yok oldu. Bu durumun iklim değişikliğiyle birlikte doğal hayatında olumsuz etkilenmesine yol açması insanlık açısından endişe verici olarak nitelendiriliyor.
AVUSTRALYA’DA ÇIKAN ORMAN YANGINLARI
Avustralya’da 2019 yılı Eylül ayında başlayan yangınların giderek şiddetlenmesi ve 2020 yılı Ocak ayına girildiği ortamda da devam etmesi tüm insanlığın gündemine oturdu.
Avustralya yangınlarının o bölgede yaşayan insanlar ve ormanlarda bulunan diğer canlılar üzerindeki bedeli çok ağır oldu. Yangınların tamamen kontrol altına alınamadığı yer yer devam ettiği Ocak 2020 ortalarında 25 kişinin hayatını kaybettiği, 1 milyara yakın hayvanın öldüğü, 8 milyon hektarlık alanın küle döndüğü, 2 binden fazla evin yıkıldığı veya hasar gördüğü maddi zararın 2 milyar Avustralya dolarını aştığı ifade edilmişti.
Yangınlar esnasında iki büyük yangının birleşip ‘mega yangın, tehlikesi oluşturması nedeniyle de 240 bin kişiye tahliye çağrısı yapılmıştı. Ocak 2020 tarihi itibarıyla henüz kontrol altına alınmayan ve devam eden yangınların tehdit ettiği bölgeler bulunmaktaydı.
Yangın dolayısıyla yaşanan büyük felaket sonucu dünya genelinde adını duyurmuş ünlü sanatçılar ve iş insanları yangınla mücadele amacıyla büyük miktarda bağışta bulunmuşlardı.
Avustralya’nın Sidney kentinde yangınların söndürülememesi yüzünden hükümeti protesto amacıyla binlerce kişi sokağa döküldü ve yürütülen küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve emisyon politikaları protesto edildi.
Bilim insanlarınca yapılan değerlendirmeye göre felaketin bilançosu muazzam bir boyutta. Havaya salınan karbon gazının emilimi için en az 100 yıl gerektiği ifade ediliyor.
Avustralya yerlileri olan ve Yeni Güney Galler Eyaleti’nde yaşayan yerliler, kendileri için kutsal kabul ettikleri Gulaga ve Dramedary Dağları arasında kalan pek çok kültürel bölgenin yok olduğunu açıkladılar.
Yangınların asırların oluşturduğu kültürel değerleri yok etmesi insanlık açısından da büyük bir kayıp olarak görülüyor. Dünyanın herhangi bir bölgesinde de olsa ormanlarda çıkan yangınlara kayıtsız kalmak insanlığın sahip olduğu değerlere sırt çevirmek anlamına geliyor ne yazık ki…
GELECEK 10 YILIN BÜYÜK RİSKLERİ
Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanıp yayınlanan ‘Küresel Riskler Raporuna, göre; aşırı hava olayları, doğal afetler, biyolojik çeşitlilik kaybı, ekosistemin tahribatı, insan kaynaklı çevresel zararların içinde yangınların oluşturduğu büyük tahribata dikkat çekilmektedir.
İngiliz Meteoroloji Kurumu olan Met Office de, 2020 yılının en sıcak yıllardan biri olacağı öngörüsünü paylaştı. Türkiye olarak da dünya genelinde oluşan bu yangınlardan ders çıkarmamız gerekiyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay’da ülkemiz açısından olabilecek risklere karşı uyarıda bulundu.
Sayın Doğanay’a göre; tehlike uzakta değil, yanı başımızda. Acil eylem planları yapılması gerekiyor. Her yer ayrı ayrı, bölge, bölge ele alınıp risk analizleri yapılmalı ve o riskler doğrultusunda çözümler üretilmeli. Sıcaklık ve kuraklık nedeniyle ağaçlar daha erken yaprak döküyor ve ormanları koruyan orman altı örtüsü daha fazla yanma riski taşıyor.
Ayrıca büyük bir bölümü yazları sıcak ve kurak geçen Akdeniz iklimi etkisinde olan Türkiye’de ormanların ‘% 60’nın yüksek yangın riski altında olduğu ifade ediliyor.
Küresel iklim değişikliklerinin ülkemizde de yaşandığı bu riskli ortama karşı zorunlu önlemlerin bir an önce alınması ‘olmazsa olmaz, koşulların başında gelmelidir. Bireysel olarak piknik ve benzeri amaçla orman bölgelerinde bulunurken veya yanından geçerken çok dikkatli ve duyarlı olmamız gerekiyor.
Unutmayalım ki; ormanlar hepimiz için geleceğimiz ve sağlıklı yaşam koşullarında yaşamamız açısından ihmal edilmemesi gereken çok değerli zenginliğimizdir. Buhari’den rivayet edilen bir hadiste de Peygamberimiz ormanın ve ağacın önemine atfen ‘ Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin!.. buyurmaktadır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 952622
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.