En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

EĞİTİMDE BELİRSİZLİK NASIL AŞILACAK?

Atıf ÖZGEN(*)

Eğitim ve öğretim; yetişmekte olan yeni nesil için ‘olmazsa olmaz, temel alanların başında yer alan ve içinde yaşattığı toplumu yükselten çok değerli bir hazinedir.

Ne var ki 2020 yılı başından itibaren dünya genelinde etkisini gösteren koronavirüs salgını; her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de insan yaşamı için vazgeçilmez alanların içini boşalttı!

Kalabalık ortamlarda daha hızlı etkisini gösteren virüs, çalışma hayatında olduğu gibi öğrenci ve öğretmenlerin bir arada bulunduğu okul ortamında da eğitim ve öğretimin yeni esaslara göre düzenlenmesini zorunlu kıldı.

Salgının ölümcül etkileri karşısında bilim insanları salgından korunma yöntemlerini geliştirmeye çalıştı. Özellikle virüse karşı aşı geliştirme çalışmaları bu yazının kaleme alındığı tarihte de devam etmekteydi.

Salgının etkilediği çalışma hayatı içinde yer alan değişik sektörler, salgının yol açtığı açmazdan kurtulma amacıyla çözüm üretme gayreti içinde hareket etme ihtiyacı hissettiler.

Yeni eğitim yılı için hazırlıkların sürdüğü ülkemizde, salgının etkisini sürdürmeye devam etmesi, eğitim ve öğretimde birçok soruya neden oldu. Bu konuda en önemli sorunda eğitimde belirsizlik ortamının nasıl aşılacağıdır.

2020- 2021 EĞİTİM YILI

2019-2020 Eğitim yılının ikinci yarısı, öğrenciler açısından uzaktan eğitimle değerlendirilmeye çalışıldı. Salgının etkisini göstermeye devam ettiği yaz dönemi sonunda da yeni eğitim yılına 31 Ağustos 2020 pazartesi günü yine uzaktan eğitimle başlandı.

Online adı verilen ‘uzaktan eğitim, modelinde öğrencilerin ev ortamında teknolojinin sağladığı kolaylıklardan yararlanmak suretiyle eğitimlerine devam etmeleri amacı güdülüyor. Ancak bu modele uyum sağlayamayan; televizyon, bilgisayar ve internet olanağı bulunmayan 3 milyon civarında dezavantajlı öğrenci olduğu hesaplanıyor.

18 milyona yakın öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmenin yer aldığı ilk ve ortaöğretimde; Milli Eğitim Bakanlığınca eğitim sistemini 2020-2021 Eğitim Yılı için yeni bir düzene kavuşturma yolunda yürütülen çalışmalar devam etmekte, ortamın belirsiz olması yetkilileri değişik arayışlara yöneltmekteydi.

31 Ağustos tarihinde başlatılan uzaktan eğitim, öğrencilerin bir üst sınıfa hazır olma düzeyini yükseltmek ve görülen eksiklikleri gidermek amacıyla ‘ Telafi Eğitimi, yapılmasını da öngörmekteydi. 

Milli Eğitim Bakanlığınca yürütülen çalışmalar; Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunca yapılan tavsiyeler, eğitim ve öğretimde; sistemi yeniden işler kılmak için kademeli geçişin planlandığını ortaya koymaktadır.

Hibrit Eğitim Modeli adıyla ifade edilen yeni eğitim modeli; TRT EBA (Eğitim Bilişim Ağı), EBA İnternet ve Canlı Ders uygulamalarını içermektedir.

21 Eylül 2020 tarihinde başlayacak olan yeni eğitim ve öğretim yılında; Bilim Kurulu tavsiyelerine uygun olarak düzenlenecek sınıflarda öğrenci sayısı azaltılarak, diğer bir ifadeyle seyreltilerek ‘yüz yüze, eğitime başlanabileceği planlanmaktaydı.

Seyreltilmiş Eğitim Modeline göre önceden belirlenmiş sınavlarda katsayısı yüksek olan Fen Bilgisi, Matematik ve Türkçe gibi dersler ‘yüz yüze, eğitimle verilirken; sınav katsayısı düşük Tarih, Coğrafya, Beden Eğitimi ve Hayat Bilgisi gibi derslerin ise uzaktan eğitimle işlenmesi öngörülmekteydi.

Haftalık 40 saat olan ders verme süresinin bu yeni modelle 20 saate düşürülmesi de planlanan hususlar arasında yer almaktaydı.

UZAKTAN EĞİTİM MODELİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Eğitim sistemi içinde yer alan ikili, tekli, yüz yüze, uzaktan ve telafi eğitimi gibi modeller, zaman zaman içinde yaşanılan ortamın getirdiği koşullara uygun olarak gündeme gelebilmektedir.

Şüphesiz eğitim sistemi içinde esas olan ‘yüz yüze, eğitimle öğrencilerin yaşamlarına dokunmak, okul ve sınıf ruhunu yaşatmak, arkadaşlarla bir arada olmayı sağlamak; öğrencinin öğretmenini yanında hissettiği bir ortamı sağlayabilmektir.

Salgın döneminde yaşanan uzaktan eğitim sürecinde öğrenciler değişik sorunlarla karşı karşıya kaldılar. Bu dönmede internete erişim ve bilgisayar donanımında yetersizlikler görüldü. Çok sayıda öğrenci teknik donanıma sahip olmadığı için ‘Uzaktan Eğitim, modelinden yararlanamadı.

Eğitimci-Sosyolog, Psikolog ve konunun diğer uzmanlarına göre öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde yaşadıkları sorunlar şöyle:

• Okuldan ve arkadaş ortamından uzak kalan öğrenciler sosyalleşme problemi yaşadı.
• Evde kalınan süre içinde aktif fiziksel hayattan kopan öğrenciler; kaygı, stres ve uyku bozuklukları ile karşılaştı.
• Belirsizlik ortamı öğrencilerde gelecek kaygısına ve düşük akademik benlik duygusu yaşamalarına neden oldu.
• Öğrenciler ev ortamında internet, telefon ve televizyon başında çok fazla zaman geçirdikleri için dijital bağımlılık oluştu.
• Konsantrasyon bozukluğu öğrencilerin ders çalışma ve sınavlara hazırlanma sürecini güçleştirdi.

 

EĞİTİMDE TOPARLANMA SÜRECİ

Mevcut koşullar, salgın ortamının belirsiz bir süre daha devam edeceğini ortaya koymaktadır. Bu süreçte okulların kapısına kilit vurulmayacağına göre; salgının devam ettiği bu koşullarda olumsuzlukları en aza indirmek suretiyle eğitim ve öğretimin devam ettirmenin yollarını araştırmak gerekiyor.

Basına intikal eden haberler bazı Avrupa ülkelerinin yeni eğitim ve öğretim yılı için okulları eğitim ve öğretime açtığını gösteriyor.

Almanya, okulların kapatılması yerine salgına yol açan virüsün tespit edildiği okullarda ya da sınıflarda öğretmen ve öğrencilerin karantinaya alınması kararlaştırılmış.

Belçika’da, normal döneme geçiş amacıyla eğitimde sarı, turuncu ve kırmızı planlar yapılması öngörülmüş. Şu anki durum sarı seviye olarak isimlendirilmiş.

1 Eylül’de okulların açıldığı Fransa’da sınıflar küçültülüyor, havalandırma ve hijyen kuralları artırılmak suretiyle eğitimin devamı sağlanmaya çalışılıyor.

Eğitimin başladığı bir diğer ülke olan İngiltere’de çocuklarını okula yollamayan velilere para cezası verilmesi öngörülüyor.

Bir Asya ülkesi olan İran’da ise okullar açıldıktan sonra koronavirüs vakalarında artış gözlendi. Vaka sayısı ile birlikte vefat eden insan sayısı da arttı. Bu artışlar İran’da tepkilere neden oldu. İran Meclisi Sağlık Komisyonu Başkanı Şehriyar ‘Öğrencilerin sağlık önlemlerine uyacaklarını düşünmemiz daha çok şaka gibi duruyor., ifadesini kullandı. (Karar Gazetesi, 08.09.2020, S.16)

Salgının kontrol altına alınması, virüsü önleyici aşının bulunması ya da virüsün mutasyona uğraması dünya genelinde eğitim alanında toparlanmayı mümkün kılan bir süreci başlatabilir. Virüsün ortaya çıktığı Çin’in Vuhan kenti başta olmak üzere diğer birçok ülkede ders zilinin çaldığı ve eğitime başlandığı görülüyor.

Bu ülkelerin hepsinde öğrencilerin açık ve kapalı alanlarda maske takma, sosyal mesafeye uyma ve sınıflarda öğrenci sayısını azaltma ile hijyen kurallarına uyum alınan önlemler arasında yer alıyor. 

 

TÜRKİYE’DE DURUM

Milli Eğitim Bakanlığı 21 Eylül 2020 pazartesi günü okulları yeni eğitim ve öğretim yılına açmayı planlıyor. Salgının devam etmesi okullarda yüz yüze eğitime geçişin Kademeli olarak, Seyreltilmiş eğitimle geçilmesini öngörmektedir.

Öğretmen, öğrenci ve velilerin içinde yer aldığı eğitim sisteminde; sistemin içinde yer alan kesimlerin görüşlerine başvurmak, evlerde teknolojik alt yapıyı güçlendirmek, bu konuda yapılan anketleri yakından takip etmek büyük önem kazanmış durumdadır.

Okulların açılmasına kısa bir sürenin kaldığı bugünlerde yaşanan uzaktan eğitim süreci bazı velileri yeni arayışlara yöneltti

Özel okullarda yüksek ücret ödemek istemeyen velilerin çocuklarını devlet okullarına aldırma çabası içinde oldukları, bazı velilerin bulundukları bölgeden ayrılmak istemedikleri, bir grup başka bir velinin de küçük gruplar oluşturup özel öğretmen tutularak çocuklarına ders verilmesini sağladıkları basına yansıyan haberler arasında yer alıyor. 

Bu arada eğitim alanında hizmet veren sivil toplum kuruluşları da yeni eğitim yılı ile ilgili olarak endişelerini dile getiriyorlar. Bu endişelerin başında; okulların tümünde hijyen kurallarının yerine getirilip getirilmediği, öğrencilere ve tüm eğitim emekçilerine düzenli ve ücretsiz test yapılıp yapılmayacağı, her eğitim kurumu için temizlik ve sağlık görevlisi ihtiyacının tespit edilip atamaların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ile Kovid-19 tanısı konulan eğitim görevlilerin bulunduğu kurumlarda hangi önlemlerin alındığı gibi hususlar yer almaktadır.

Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’nın karşı karşıya kaldığı sorunların üstesinden gelebilmesi için bakanlığa ek bütçe ayrılması gerektiği üzerinde de durulmaktadır. Yüz yüze eğitim için sınıflarla birlikte ortak kullanım alanlarının fiziksel mesafeye dikkat edilerek hazırlanması da önerilmektedir.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, eğitim ve öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala kamuoyunda beliren endişeleri gidermek amacıyla alınan kararları açıkladı. Basın organlarında yer alan açıklamaya göre:

▪ Ülkemizde eğitim ve öğretime daha kontrollü ve aşamalı bir başlangıç yapılacak.
▪ Yüz yüze eğitim ve öğretime mevcut durumda açık olan okul öncesi öğrenciler ile okulla duygusal bir bağ kurma ihtiyacında olan ilkokul birinci sınıf olan öğrencilerle başlanacak. Bu öğrenciler uyum haftasında 1 gün, daha sonraki haftalarda ise haftada 2 gün okullarında olacaklar.
▪ Diğer sınıf ve kademeler için 21 Eylül 2020 tarihinden itibaren geçecek 3 haftanın ardından yeni bir değerlendirme yapılacak.
▪ Veliler isterlerse öğrenciyi yüz yüze eğitime göndermeme konusunda mazeret beyan edebilecekler ve bu öğrenciler devamsız sayılmayacak.
▪ Sınıf mevcutları yüz yüze eğitim için gruplara ayrılarak azaltılacak ve öğrencilerin okulda kalış süreleri kısaltılacak.
▪ Eğitim yüz yüze eğitime ek olarak uzaktan eğitim yoluyla da devam edecek. Uzaktan eğitimde canlı derslere öncelik verilecek.
▪ Veliler çocuklarını okula gönderirken bir taahhütname imzalayacak. Bu taahhütnamede ailede vaka görüldüğünde ilgili veli durumu okula bildirilecek.
▪ Ailede korona vakası tespit edildiğinde Sağlık Bakanlığı tarafından okullara bildirim yapılmasına yönelik bir çalışma olduğundan da söz edilmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığınca yürütülen ve Sayın Bakan tarafından yapılan açıklamalar; yeni eğitim yılının kontrollü başlayacağını, eğitim her kademesinde yüz yüze eğitime başlamanın tüm ülke genelinde normal yaşama geçildiği ve salgının tamamen son bulduğu bir ortamda gerçekleşebileceğini göstermektedir.

Bu durumda öğrencilerin eğitim ve öğretimde eksikliklerini gidermek ve hayata hazırlamak amacıyla, okul dışı olanaklardan da yararlanılması zorunlu gözükmektedir. Özellikle ortaöğretim aşamasında olan öğrenciler bilgi donanımı sağlama açısından diğer kaynaklardan kendilerini bizzat yetiştirmeyi görev bilmelidir, aksi durumda kaybolan bir eğitim yılını telafi etmek çok güç olacaktır.

Günümüzde bilgi kaynaklarına erişim kolaylaştı. Dijital ortamda bilgisayar, kütüphane ve kitaplardan yararlanmak suretiyle bilgiye ulaşmak mümkündür ancak öğrencileri hayata hazırlamak ve kimlik kazanmalarını sağlamak öğretmenlerin çabasıyla gerçekleşebilir. Eğitim, öğrencilerin yaşamına dokunmakla okul ve arkadaşlık ruhu vermekle sağlanabilir.

Dolayısıyla mevcut sancılı sürecin bir an önce bitip, öğrencilerimizin normal koşullar ve okul ortamında bilgiyle donanıp eğitilerek hayata hazırlanması esas dileğimizdir.

 

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

e-mailozgenatif@gmail.com

 

     


 Okunma Sayısı : 86

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 849873

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.