En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

İNSAN HAYATI VE AYRIMCILIK (1)

 

Hayatı yaşamak, hayata tutunmak ve hayatta kalmak; insan için büyük bir servetle dahi ölçülemeyen çok değerli bir hazinedir.

Yüce Allah, insanı en güzel biçimde yaratmış onu şan ve şeref sahibi kılmış, yeryüzünde gökyüzünde ve ikisi arasında bulunan her şeyi onun hizmetine sunmuştur.

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’e göre insanların farklı renkte yaratılış hikmeti de Hucurat Suresi 13ncü Ayette şöyle açıklanmaktadır: 

‘ Ey insanlar, gerçekten Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle (kolaylıkla) tanışmanız (ve farklı yetenek ve faziletlerinizden yararlanmanız) için sizi (değişik) kavimler ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün sayılanınız (ırk yada soyca değil) takvaca (kötülükten sakınma, iyilikte yarışma konusunda) en ileride olanlarınızdır.,

Bir insan hangi dine mensup olursa olsun yaşamı kutsaldır, korunmaya muhtaçtır ve insanlar Hazreti Ademin evlatlarıdır.

Peygamber efendimizde miladi 632 yılında Veda Haccı münasebetiyle ashabına yaptığı hitabında kısa, veciz tavsiyesinde; ‘Bütün insanların aynı atadan türediğini, kimsenin birbirinden farklı olmadığı ve bütün insanların eşit olduğunu, Arap’ın Arap olmayana herhangi bir üstünlüğü olmadığını, vurgulamıştır.

İnsan hayatı ile ilgili temel gerçek bu şekilde olmasına rağmen; insanlık, tarih boyunca insan hayatının hiçe sayıldığı binlerce olay yaşadı.

Tarihin kaydettiği hafızalarımızda yer alan, temelinde ayrımcılık ve ötekileştirme yatan insanların katledildiği bazı insanlık dışı olaylardan örnekler verelim:

• Almanya’da Adolf Hitler liderliğinde Naziler 2nci Dünya Savaşında oluşturdukları toplama kamplarında Yahudi soykırımıyla sadece Auschwitz kampında 1 milyonu aşkın insanı katlettiler.
• Rusya’da 2nci Dünya Savaşı döneminde özellikle Kırım Türkleri büyük kıyıma uğradı. Milyonlarca Türk trende geçen Sibirya’ya uzanan vagon yolculuğunda yaşamlarını kaybetti, büyük bir kısmı da Sibirya’da ölüme mahkum edildi. Sovyet gizli ajansı KGB Raporuna göre de 1930 ile 1953 yılları arasında Sovyetler Birliğinde 1 milyonayakın insan ‘halk düşmanı, suçlamasıyla idam edildi.
• ABD, topraklarının asıl sahibi olan 70 milyonu aşkın Kızılderili’yikatletti. O topraklarda kalıcı olmak üzere işledikleri cinayet sonucu günümüzde 1492 yılından bu yana sadece 2 milyon civarında Kızılderili kaldı. 12 Ekim 1492 tarihinin her yıldönümünü Kızılderililer ‘ Vahşet Günüadıyla anıyorlar.
• Avustralya Kıtası, İngiliz İmparatorluğunun sömürgecilik tarihinde kanlı sayfaları arasında yer alır. Bu kıtanın asıl sahibi olan Aborjinlerden çok azı İngiliz soykırımından kurtulabildi.
• Kıbrıs Türkleri, 1974 Barış Harekatından önce Rum ve Yunan askerleri tarafından katliam ve soykırıma maruz kaldı. 1963 yılı 24 Aralık gecesinde EOKA Çetesi, Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın banyo küvetinde üç masum yavrusunu ve eşini katletmesi olayı halen hafızalarımızda yer almaktadır.
• Bosna’da 1991-1995 tarihleri arasında Yugoslavya iç savaşında Sırp Cumhuriyet ordusunun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği Krivaya 95 Harekatı esnasında 8.372 Bosnalının Ratko Mladiç komutasındaki askerler tarafından katledilmesi insanlık tarihinin elem veren sayfaları arasında yerini aldı.

Günümüzde de katliamlar dünyanın değişik bölgelerinde işlenmeye devam ediyor. Avrupa’da ırkçı ve İslam dini karşıtı olan liderler, bulundukları ülkelerde Müslümanlara yönelik söylem ve eylemlerini sürdürüyorlar.

Yakın tarihte de dinsel veya ırk farklılığı nedeniyle insanlık çok sayıda katliam yaşadı. 26 Şubat 1992 tarihinde ‘Hocalı Katliamı, ile bine yakın Azeri Türkü Ermeniler tarafından katledildi.

Eski adı Burma olan Myanmar’ın Arakan bölgesinde Budistler, binlerce Müslümanı katletti, çok sayıda Müslümanda komşu ülke olan Bangladeş’e sığınmak zorunda kaldı.

Katliamlar, Afrika’da da çirkin yüzünü gösterdi. Avrupalı sömürgeciler geçmişte Afrika’nın yerel zenginliklerine sahip olmak amacıyla yüzbinlerce insanı katletmişti. Afrika ülkelerinden Ruanda’da Nisan 1994 te gerçekleşen katliamda 1 milyona yakın insan ırk ayrımı çatışması sonucu katledildi.

Terör örgütleri ve bu örgütlere beyinlerini kiralamış teröristlerle, seri katiller dinsel veya ırksal nedenlerle çok sayıda insanı katlettiler.

Örnek olması açısından Norveç’te 22 Temmuz 2011 tarihinde seri katil Anders Behring Breivik’in 77 insanı katletmesi olayı hafızalarımızdadır. Mahkeme işlediği bu katliam sonucu kendisini 21 yıl hapis cezasına mahkum etti, verilen bu cezanın azlığı tüm dünyada şaşkınlığa neden oldu.

İstanbul Ortaköy’deki eğlence mekanı olan Reina’da 2017 yılının ilk saatlerinde bir diğer seri katil Abdulkadir Masharipov’ungerçekleştirdiği terörist saldırısında da 39 insanımız yaşamını kaybetmişti.

PKK terör Örgütü de kurulduğu 1984 yılından günümüze muhtelif tarihlerde asker, polis, koruyucu ve sivil halk (öğretmen, öğrenci veyaşlısından kundaktaki bebeklere kadar) ayrımı göstermeksizin binlerce vatandaşımızı katletti.

İnsanoğlu yaptığı buluşlarla sağlık alanında bazı ölümcül hastalıkların önünü alabiliyor ama insanların hayatını hedef alan katliamların önü alınamıyor.

Değeri altın, gümüş ve para ile ölçülemeyecek kadar kıymetliolan insan hayatının, katliamcıların gözünde ne kadar değersiz olduğuna dair verdiğimiz örnekler ne yazık ki ırkçı ayrımcılığı beyinlerine kodlayan katliamcılar için bir anlam ifade etmiyor.

Aynı başlıkla hazırladığımız yazımızın ikinci bölümünde, uluslararası kuruluşların olaylara yaklaşımı ve ayrımcılığın çeşitleri üzerinde durulacaktır.

 

(*) İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

e-mailozgenatif@gmail.com


 Okunma Sayısı : 110

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 587445

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.