ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Ayrımcılık; bir kişiye ya da gruba bilinen özelliklerinden dolayı önyargılı davranmak şeklinde tanımlanmaktadır. Bir diğer tanıma göre de ayrımcılık; insanların ırk, dil, din, etnik köken, siyasi görüş, sosyal statü, cinsiyet, yaş veya cinsel yönelim gibi farklılıkları nedeniyle haksız muameleye tabi tutulmasıdır. Çeşitleri bakımından ayrımcılık; pozitif, negatif ve çoklu ayrımcılık şeklinde ele alınıyor. Genelde ayrımcılık negatif anlamıyla kullanılıyor. Ayrımcılık günümüzde de insanlığın önemli ortak sorunları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Geçmişte ve günümüzde ırk ve dinsel ayrım açısından milyonlarca insanın yaşamından olduğu bu ayrımcılık gerçekte ve hukuki anlamda bir hak ihlalidir. Irk, dinsel ayrım, etnik köken gibi farklılıklar nedeniyle günümüze kadar milyonlarca insan yaşamını kaybetti. Ne var ki insan olarak bizi; siyasi görüş, sosyal statü, cinsiyet, yaş ve cinsel yönelim bakımından farklı kılan özelliklerimiz nedeniyle ayrımcı bir yaklaşım sergileyenler, bu tutumlarını ısrarla sürdürmeye devam ediyorlar. Bu çerçevede 10 Aralık 1948 tarihinde yayımlanan ‘İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde, ayrımcılığın önlenmesine dair hükümlere yer verilmiştir. Beyannamenin 2nci Maddesinde ‘ Herkes ırk, renk, cinsiyet, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir, denilmektedir. 4ncü Maddede ‘ Hiç kimse kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; her türden kölelik ve köle ticareti yasaktır, hükmü getirilmiştir. 7nci Maddesinde ise ‘ Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gösterilmeksizin yasa tarafından eşit koruma hakkı vardır, ifadesine yer verilmiştir. Birleşmiş Milletlere bağlı üye ülkelerde; bu Beyannamenin öngördüğü ilkeler doğrultusunda kendi yasalarında düzenleme yapma yoluna gitmişlerdir. AMERİKA’DA AYRIMCILIK OLAYLARI Amerika’nın Minneapolis şehrinde George Floyd isimli bir siyahi vatandaş 25 Mayıs 2020 günü Derek Chauvin isminde bir polis memurunun ayağı ile boğazına bastırması sonucu; ‘Nefes alamıyorum, anneciğim yardım et, çığlığı ile yaşamını kaybetti.Olayın şu şekilde geliştiği basında yer aldı: Floyd bir marketten aldığı sigara için ödediği 20 doların sahte olduğu iddiası ile olay yerine tam dört polis gelmiş; polislere ‘Benden ne istiyorsunuz?, diye sorarken Derek Chauvin kendisini arkadan kelepçelemek için yüzükoyun yatırmış, diziyle boynuna basıp direnmesini engellemişti. ABD’de siyahi George Floyd’u gözaltına alırken diziyle boynuna bastırarak hayatını kaybetmesine neden olan bu polis memuru DerekChauvin (44) 1 (bir) milyon dolarlık kefaletle serbest bırakıldı. Chauvin için gerekli görülen bu 1 milyon doları Allegheny CasualtyCompany isimli bir kuruluşun garanti ettiği açıklandı. Böylelikle tüm dünya Amerika’da bir siyahi vatandaşın hayatının 1 milyon dolara eşit olduğunu bu ülkede adaletin insan yaşamı söz konusu olunca nasıl tecelli ettiğini öğrenmiş oldu!.. George Floyd’un çığlığını annesi duyamadı ama tüm insanlık duydu! Önce ABD de başlayan protesto eylemleri sonra tüm dünya geneline yayıldı. ABD’de polis şiddeti sonucu yaşamını kaybeden başka siyahi vatandaşlarda bulunuyor. New York eyaletinin Rochester şehrinde evden kaçmış zihinsel engelli Daniel Prude (41) isimli bir siyahi vatandaş da polis tarafından gözaltına alınırken başına bir bez torba geçirilip nefessiz bırakıldığına dair görüntüler ortaya çıktı. 23 Mart 2020 tarihinde gerçekleşen olaydan bir hafta sonra Prude hastanede hayatını kaybetti. Bu olaydan kısa bir süre sonra ABD de New Jersey eyaletinin Trenton şehrinde 03 Nisan 2020 tarihinde benzeri bir olay yaşandı. ‘Trafiğin ortasında yürüdüğü ve garip davrandığı, iddiası ile gözaltına alınmak istenen Stephen Dolceamore (29) isimli Amerikan vatandaşının tıpkı Floyd hadisesinde olduğu gibi ‘Nefes alamıyorum, diyerek polisin sert muamelesi sonucu yaşamını kaybetmişti. George Floyd olayı ve ardından siyahi vatandaşlara yönelik polisin sert müdahalesiyle ölen siyahi vatandaşlar için dünya genelinde büyük çaplı protestolara yapıldı. Adeta insanlık ayağa kalktı! Protestolar Amerika’da aylarca sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, siyahi vatandaşlara yönelik binlerce katliamın en acımasızlarından olan bu vahşet olaylarını kınamak yerine; sokaklara dökülen göstericileri ‘terörist, olarak nitelendiren bir açıklama yaptı. Trump, bu açıklamayla da kalmadı göstericileri kendine askeri güç kullanma yetkisi veren ‘İsyan Yasası, uyarınca ‘orduyu harekete geçirmekle, tehdit etti. Bu açıklama da göstericileri durdurmadı, aksine ABD genelinde 300 den fazla kentte protesto gösterilerinin yanı sıra yağmalamalar da sürdü. ABD de yaşanan kaos, bu ülkede yaşayan Türk vatandaşlarını da harekete geçirdi. Uzun yıllardır Amerika’da yaşanan bu tür olayların bir son olmayacağı, Afrika kökenli vatandaşların sistematik baskıya maruz kaldıkları, adaletin tecelli etmediği şeklinde açıklamalar yaptı vatandaşlarımız. ABD de bulunan araştırma şirketlerine göre, bu ülkede hapiste bulunan 2,3 milyon kişinin % 33 nü siyahiler oluşturuyor. Yapılan bir anket sonucuna göre de, beyazlar dışında tüm ırklar daha fazla polis şiddeti görüyor. Irkçılık ABD de yüzyıllardır süren bir hastalık. Günümüzde de bu hastalık en acımasız şekliyle sürdürülüyor. Sivil haklar mücadelesinin sembolü olan Martin Luther King, 1968 yılında ABD nin Memhpis kentinde öldürülmüştü. Gerçekte King, Beyaz-Siyah ayrımının yapılmadığı bir dünya hayal ediyordu. Amerika’nın siyahi siyahi bir vatandaşı olan Malcolm X te köle sahiplerinin atalarına verdiği soyadı reddettiği için kendisine X diye hitap edilmesini istemişti. Amerika’da siyahilere yönelik bu ayrımcılık diğer yandan ırkçılık karşıtı eylemlerin yanında, bir kültür hareketi olarak sanatta, özellikle sinema dalında siyahi vatandaşların hak arayışlarını güçlendirdi. Sinema dalında 1910 yılından günümüze kadar siyahi yurttaşların haklarını savunan çok sayıda film yapıldı. Bu filmlerin yapımcıları, aktör, aktrisleri ve yönetmenleri arasında siyahi vatandaşların olması dikkat çekti. Oscar, Altın Küre ve Emmyödüllü ünlü aktör Kevin Costner, ABD de yaşanan George Floyd olayından sonra Hürriyet’ten Barbaros Tapan’a şu açıklamada bulunmuştu: ‘ Amerika’da siyahi vatandaşların yaşadıklarına hangi dönemde bakarsanız aynı şeyleri görürsünüz. Onlar her zaman korkuyorlardı, her zaman manipüle edildiler, her zaman onlardan faydalanıldı. Söylediklerim tarihsel gerçekler., ( Hürriyet Kelebek, 28.06.2020.S.6) Sonuçta her insan, yaratılıştan doğan farklı özelliklere sahiptir. Bu özellikler insanı bazı durumlarda yüceltip pozitif algılanmasına neden olurken, bazı durumlarda da küçük görülüp horlanmasına neden olabiliyor. Ayrımcılığa yol açan böyle durumlara karşı tavır almak ve insanı Allah’ın yarattığı bir varlık olarak görüp insanca bir yaklaşım sergilemek en doğru olanıdır. İnsanlığın ortak sorunu olan ayrımcılığa karşı, ortak dayanışmaya gidilmek suretiyle, hukukun üstünlüğünden hareket ederek adaletin tecelli etmesini sağlamak ve yaşamın her alanında ayrımcı davranış ve yönelimleri önlemek her insan için vazgeçilemez önemli bir görev olmalıdır. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Ayrımcılık; bir kişiye ya da gruba bilinen özelliklerinden dolayı önyargılı davranmak şeklinde tanımlanmaktadır.
Bir diğer tanıma göre de ayrımcılık; insanların ırk, dil, din, etnik köken, siyasi görüş, sosyal statü, cinsiyet, yaş veya cinsel yönelim gibi farklılıkları nedeniyle haksız muameleye tabi tutulmasıdır.
Çeşitleri bakımından ayrımcılık; pozitif, negatif ve çoklu ayrımcılık şeklinde ele alınıyor. Genelde ayrımcılık negatif anlamıyla kullanılıyor.
Ayrımcılık günümüzde de insanlığın önemli ortak sorunları arasında ilk sıralarda yer alıyor.
Geçmişte ve günümüzde ırk ve dinsel ayrım açısından milyonlarca insanın yaşamından olduğu bu ayrımcılık gerçekte ve hukuki anlamda bir hak ihlalidir.
Irk, dinsel ayrım, etnik köken gibi farklılıklar nedeniyle günümüze kadar milyonlarca insan yaşamını kaybetti. Ne var ki insan olarak bizi; siyasi görüş, sosyal statü, cinsiyet, yaş ve cinsel yönelim bakımından farklı kılan özelliklerimiz nedeniyle ayrımcı bir yaklaşım sergileyenler, bu tutumlarını ısrarla sürdürmeye devam ediyorlar.
Bu çerçevede 10 Aralık 1948 tarihinde yayımlanan ‘İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde, ayrımcılığın önlenmesine dair hükümlere yer verilmiştir.
Beyannamenin 2nci Maddesinde ‘ Herkes ırk, renk, cinsiyet, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir, denilmektedir.
4ncü Maddede ‘ Hiç kimse kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; her türden kölelik ve köle ticareti yasaktır, hükmü getirilmiştir.
7nci Maddesinde ise ‘ Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gösterilmeksizin yasa tarafından eşit koruma hakkı vardır, ifadesine yer verilmiştir.
Birleşmiş Milletlere bağlı üye ülkelerde; bu Beyannamenin öngördüğü ilkeler doğrultusunda kendi yasalarında düzenleme yapma yoluna gitmişlerdir.
AMERİKA’DA AYRIMCILIK OLAYLARI
Amerika’nın Minneapolis şehrinde George Floyd isimli bir siyahi vatandaş 25 Mayıs 2020 günü Derek Chauvin isminde bir polis memurunun ayağı ile boğazına bastırması sonucu; ‘Nefes alamıyorum, anneciğim yardım et, çığlığı ile yaşamını kaybetti.Olayın şu şekilde geliştiği basında yer aldı:
Floyd bir marketten aldığı sigara için ödediği 20 doların sahte olduğu iddiası ile olay yerine tam dört polis gelmiş; polislere ‘Benden ne istiyorsunuz?, diye sorarken Derek Chauvin kendisini arkadan kelepçelemek için yüzükoyun yatırmış, diziyle boynuna basıp direnmesini engellemişti.
ABD’de siyahi George Floyd’u gözaltına alırken diziyle boynuna bastırarak hayatını kaybetmesine neden olan bu polis memuru DerekChauvin (44) 1 (bir) milyon dolarlık kefaletle serbest bırakıldı. Chauvin için gerekli görülen bu 1 milyon doları Allegheny CasualtyCompany isimli bir kuruluşun garanti ettiği açıklandı.
Böylelikle tüm dünya Amerika’da bir siyahi vatandaşın hayatının 1 milyon dolara eşit olduğunu bu ülkede adaletin insan yaşamı söz konusu olunca nasıl tecelli ettiğini öğrenmiş oldu!..
George Floyd’un çığlığını annesi duyamadı ama tüm insanlık duydu! Önce ABD de başlayan protesto eylemleri sonra tüm dünya geneline yayıldı.
ABD’de polis şiddeti sonucu yaşamını kaybeden başka siyahi vatandaşlarda bulunuyor. New York eyaletinin Rochester şehrinde evden kaçmış zihinsel engelli Daniel Prude (41) isimli bir siyahi vatandaş da polis tarafından gözaltına alınırken başına bir bez torba geçirilip nefessiz bırakıldığına dair görüntüler ortaya çıktı. 23 Mart 2020 tarihinde gerçekleşen olaydan bir hafta sonra Prude hastanede hayatını kaybetti.
Bu olaydan kısa bir süre sonra ABD de New Jersey eyaletinin Trenton şehrinde 03 Nisan 2020 tarihinde benzeri bir olay yaşandı. ‘Trafiğin ortasında yürüdüğü ve garip davrandığı, iddiası ile gözaltına alınmak istenen Stephen Dolceamore (29) isimli Amerikan vatandaşının tıpkı Floyd hadisesinde olduğu gibi ‘Nefes alamıyorum, diyerek polisin sert muamelesi sonucu yaşamını kaybetmişti.
George Floyd olayı ve ardından siyahi vatandaşlara yönelik polisin sert müdahalesiyle ölen siyahi vatandaşlar için dünya genelinde büyük çaplı protestolara yapıldı. Adeta insanlık ayağa kalktı!
Protestolar Amerika’da aylarca sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, siyahi vatandaşlara yönelik binlerce katliamın en acımasızlarından olan bu vahşet olaylarını kınamak yerine; sokaklara dökülen göstericileri ‘terörist, olarak nitelendiren bir açıklama yaptı.
Trump, bu açıklamayla da kalmadı göstericileri kendine askeri güç kullanma yetkisi veren ‘İsyan Yasası, uyarınca ‘orduyu harekete geçirmekle, tehdit etti.
Bu açıklama da göstericileri durdurmadı, aksine ABD genelinde 300 den fazla kentte protesto gösterilerinin yanı sıra yağmalamalar da sürdü.
ABD de yaşanan kaos, bu ülkede yaşayan Türk vatandaşlarını da harekete geçirdi. Uzun yıllardır Amerika’da yaşanan bu tür olayların bir son olmayacağı, Afrika kökenli vatandaşların sistematik baskıya maruz kaldıkları, adaletin tecelli etmediği şeklinde açıklamalar yaptı vatandaşlarımız.
ABD de bulunan araştırma şirketlerine göre, bu ülkede hapiste bulunan 2,3 milyon kişinin % 33 nü siyahiler oluşturuyor. Yapılan bir anket sonucuna göre de, beyazlar dışında tüm ırklar daha fazla polis şiddeti görüyor.
Irkçılık ABD de yüzyıllardır süren bir hastalık. Günümüzde de bu hastalık en acımasız şekliyle sürdürülüyor.
Sivil haklar mücadelesinin sembolü olan Martin Luther King, 1968 yılında ABD nin Memhpis kentinde öldürülmüştü. Gerçekte King, Beyaz-Siyah ayrımının yapılmadığı bir dünya hayal ediyordu.
Amerika’nın siyahi siyahi bir vatandaşı olan Malcolm X te köle sahiplerinin atalarına verdiği soyadı reddettiği için kendisine X diye hitap edilmesini istemişti.
Amerika’da siyahilere yönelik bu ayrımcılık diğer yandan ırkçılık karşıtı eylemlerin yanında, bir kültür hareketi olarak sanatta, özellikle sinema dalında siyahi vatandaşların hak arayışlarını güçlendirdi. Sinema dalında 1910 yılından günümüze kadar siyahi yurttaşların haklarını savunan çok sayıda film yapıldı.
Bu filmlerin yapımcıları, aktör, aktrisleri ve yönetmenleri arasında siyahi vatandaşların olması dikkat çekti. Oscar, Altın Küre ve Emmyödüllü ünlü aktör Kevin Costner, ABD de yaşanan George Floyd olayından sonra Hürriyet’ten Barbaros Tapan’a şu açıklamada bulunmuştu:
‘ Amerika’da siyahi vatandaşların yaşadıklarına hangi dönemde bakarsanız aynı şeyleri görürsünüz. Onlar her zaman korkuyorlardı, her zaman manipüle edildiler, her zaman onlardan faydalanıldı. Söylediklerim tarihsel gerçekler., ( Hürriyet Kelebek, 28.06.2020.S.6)
Sonuçta her insan, yaratılıştan doğan farklı özelliklere sahiptir. Bu özellikler insanı bazı durumlarda yüceltip pozitif algılanmasına neden olurken, bazı durumlarda da küçük görülüp horlanmasına neden olabiliyor. Ayrımcılığa yol açan böyle durumlara karşı tavır almak ve insanı Allah’ın yarattığı bir varlık olarak görüp insanca bir yaklaşım sergilemek en doğru olanıdır.
İnsanlığın ortak sorunu olan ayrımcılığa karşı, ortak dayanışmaya gidilmek suretiyle, hukukun üstünlüğünden hareket ederek adaletin tecelli etmesini sağlamak ve yaşamın her alanında ayrımcı davranış ve yönelimleri önlemek her insan için vazgeçilemez önemli bir görev olmalıdır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 43335
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.