En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜNÜN NERESİNDEYİZ?

ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜNÜN NERESİNDEYİZ?

Atıf ÖZGEN (*)

Bir insanı, yaptığı konuşmada bulduğumuz yanlıştan ötürü veya herhangi bir konuyu değerlendirme amacıyla ya da bir eseri gözlemlerimize dayanarak eleştirme yoluna gitmek eleştiri kültürümüzün bir parçasıdır.

Eleştirmek, yeni bir görüş beyan etmek veya yapılan bir yanlışı düzeltmek amacıyla yapılır.

Karşımızdaki insanı küçük düşürmek, çözüm üretmeden sürekli tenkit etmek, art niyetli davranmak eleştiri değil hakaret içerir.

Eleştirel düşünce tarihi çok eskilere dayanır. Özellikle dini söylemleri sorgulama yoluyla hakka ve hakikate ulaşmada eleştirel düşüncenin rolü büyük olmuştur.

Eleştirel düşünce, hayatımızda karşılıklı fikir alışverişinin olduğu bir ortamda kullanılması yararlı sonuçlar veren bir iletişim tekniğidir.

Eleştiri, yerinde ve zamanında kullanıldığında konuşanlar arasındaki iletişimi zenginleştiren bir özelliğe sahiptir.

Bir konuda eleştiri yaparken; hoşgörü, sabır, saygı ve nezaket gibi insani değerlere öncelik verilmesi yapılan konuşmaya zenginlik katar, karşılıklı iletişimi güçlü kılar.

Eleştiri yapmanın önce kendimize yönelik olması sonrada toplumsal yapıda yerleşik olması açılarından ele alınması gereken iki boyutu bulunmaktadır. Şimdi özeleştiri dediğimiz kendimize yönelik eleştiri şekli üzerinde duralım. 

ÖZELEŞTİRİ

Eleştiri kültürü, öncelikle bireysel olarak kendimizi eleştirmemizi sonrada fikir sahibi olduğumuz konularda eleştiri mantığıyla hareket etmemizi zorunlu kılar.

Kişinin kendi düşünce, davranış ve eylemlerini objektif olarak sorgulaması, bir bakıma kendini yargılaması özeleştiridir.

Özeleştiride yanlışlarımızı ve hatalı davranışlarımızı mercek altına alıp eleştiri süzgecinden geçirme ihtiyacı hissederiz.

Yaptığımız bir zamanlama hatası, yanlış tercih ya da yakınlarımıza yönelik haksız davranış bizi özeleştiri yapmaya yöneltmelidir.

Bu konuda Nobel ödüllü İrlandalı yazar ve düşünür Bernard Shaw(1856-1950), ‘ Birisini eleştirmek istersek en uygun yer aynamızın karşısıdır., der.

Amerikalı yazar H. Jackson Brown ise ‘Bir insan kendi ile kavgaya başlarsa, değerli bir adam olduğuna inanabilir, şeklinde eleştirel bir yaklaşım sergilemiştir.

Özeleştiriden kaçınan, kendine yönelik eleştirilere tahammül edemeyen, cahil, baskıcı insanlar eleştiri kültüründen yoksun insanlardır.

Bu özelliklere sahip insanlar için Amerikalı yazar ve sanatçı ElbertHubberd (1856-1915) ‘ Eleştirilmekten kaçınıyorsanız hiçbir şey yapmayın, hiçbir şey söylemeyin, hiçbir şey olmayın, şeklinde görüş beyan etmiştir.

Kanaat önderlerimizden Mevlana’nın aşağıdaki özlü sözü insanın kendine yönelik özeleştiride bulunmasının önemini vurgulamaktadır:

‘ İnsanı ateş değil kendi gafleti yıkar; herkeste kusur görür kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan o sana öyle bakar.,

Özeleştiri ile birlikte toplumsal yapımızda yerleşik olması gereken eleştiri kültürünün neresinde olduğumuzu da değerlendirmeliyiz.

YERLEŞİK ELEŞTİREL DÜŞÜNCENİN NERESİNDEYİZ?

Eleştirel düşünce yaklaşımı, bir bakıma akıl yürütme, analiz ve sonuçlarını değerlendirme gibi süreçleri bünyesinde barındırır.

Eleştirel düşünceye sahip insanlar; tüm duyulardan, yazılı ve sözlü ifadelerden, gözlem, deney ve akıl yürütmeden elde ettikleri verilerle hareket etme gereksinimi hissederler.

Eleştiri yöneltmenin kaçınılmaz olduğu alanların başında; devlet yönetimi, siyasi söylemler, eğitim ve öğretim sistemi, sorgulanmaya muhtaç temelsiz ve bilimsel olmaktan uzak alanlar gelir.

Ülkemizde siyaset sahnesinde politikacıların birbirlerine karşı sert eleştiri yaptıklarına tanık oluyoruz. Sert ve temelsiz eleştiriler; vatandaşlar nezdinde kutuplaşmaya yol açtığı gibi hakaret boyutuna ulaşanlar ise mahkemelik oluyor.

Gerçekte hakaret boyutuna ulaşmayan yapıcı özellik taşıyan eleştiriler, siyasette uzlaşma kültürüne ve çözüm üreten önerilerin hayata geçirilmesine vesile olabilir. Kavgaya dönüşen sert eleştiriler ise toplumda hoş karşılanmayan bir görüntü oluşturuyor.

Eleştirel düşünce sistemi, Batı toplumlarında özellikle Rönesans sonrası aydınlanmayı sağlayan önemli bir güç edinme kaynağı olmuştur. İşte bu nedenle Bacon, Descartes, MachiavelliHobes, Newton gibi bilim insanları bilimsel aydınlanmanın öncüleri arasında yer almıştır.

Rönesans hareketi sonunda Avrupa’da özgür- eleştirel düşüncenin canlanması bilim ve teknoloji alanında yeni çalışmaların önünü açmıştır. 

Doğu kültürü içinde yer alan Müslüman topluluklarda ise eleştirel düşünce sistemine hak ettiği değerin yeterince verilmediği anlaşılmaktadır.

Özellikle Osmanlı toplumuna Batı toplumunun bilimsel çalışmalarda kullandığı teknolojinin ( matbaa ve sanayi alanında gerçekleşen devrimler gibi) geç girmesi gereğince eleştirel sorgulamanın yerleşmediğini ortaya koymaktadır.

Gerçekte İslam Dini özü itibarıyla eleştirilere açık, insanların sorgulayarak inandığı, Peygamberimizin ‘İlim Çin’de de olsa gidiniz, hadisiyle eleştirel düşünceye fırsat tanıdığı bir özelliğe sahipti.

İslam inancı insandan; pasif yaklaşımdan uzak olmayı, okumanın ve sorgulamanın önemine inanmayı ve eleştirel bir tutum sergilemeyi bekler.

Özellikle devlet yönetiminde söz sahibi olanların eleştiriye kapalı bir tutum sergilemesi veya yapılan eleştirilere karşı sert bir tavır takınması, mizah kültürünün yasaklanması otoriter yönetim tarzının birer tezahürü olmuştur.

Eleştiri kültürünün bir toplumda yerleşmesi, o toplumun geleceği açısından ihmal edilmemesi gerekli bir yapılanmadır, yeter ki yapılan eleştiriler yıkıcı değil yapıcı ve onarıcı olsun.

Eleştiri kültürüne karşı tahammülsüz tavır takınanlar, eleştiri kültürünü geliştiremezler.

Sonuç olarak Türk toplumu olarak geleceğimiz açısından eleştiri kültürünü geliştirme amacıyla evde ve okulda yeni yetişen nesli eleştirel kültürle beslemeli ve bu konuda atılan adımların öncüsü ve destekçisi olmalıyız.

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

e-mailozgenatif@gmail.com

 

 

 

 

 

 

3


 Okunma Sayısı : 48

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 34497

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.