En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

HAYATA UYUM SAĞLAMA SANATI

Hayata uyum sağlamak demek; yaşamımız süresince karşı karşıya kalabileceğimiz muhtelif sorunlar veya olaylar karşısında yanı başımızda bir yol gösterenimiz ya da yol haritamızın olması demektir.

Dünyada yaşam yolculuğuna başlayan bir insan için yol yardımı ailede başlar, eğitim ve öğretim kurumlarında devam eder. Yol yardımı ile biz aslında hayata uyum sağlamanın çabası içinde hareket etmiş olmaktayız.

Yaşam yolculuğunda insan bazen anne veya babasını ya da her ikisini birden kaybedebilir. Bu nedenle yaşam serüvenine bir rehberi olmaksızın yalnız başına çıkmak zorunda kalan çok sayıda insan vardır. Bu insanlar için hayata uyum sağlamak sanıldığından daha zordur.

Yaşam; sürprizlerle dolu, içinde muhtelif engeller barındıran, mücadele etme ruhunun eksik olmadığı zamana endeksli bir tünel gibidir.

Bazen bu tünelden aydınlığa çıkarken ışığı görür umutlanır, bazen de tünelin içinde oluşan karanlıkta kaybolma endişesi yaşarız. Aydınlığa çıkmak ruhumuzu coştururken, karanlıkta kalmak bizi karamsar olmaya yöneltebilir.

İnsana yaşam yolculuğunda destek olacak en değerli varlık aklıdır. Akıl; insana doğru yolu gösteren, yaşamımıza uyum sağlatan, olası tehlikelerden koruyan, değeri maddi bakımdan ölçülemeyen Cenabı Allah’ın insana bahşettiği bir lütuftur.

Çoğu zaman aklımızı kullanarak tehlikelerden kendimizi korumaya çalışır, hayata uyum ve geleceğimiz için kendimize güvenli bir liman ararız.

İnsan, kendisi için güvenli bir liman arayışına yöneldiği zaman yaşadığı hayata uyum sağlama sorunuyla karşı karşıya kalır.

Öncelikle içinde bulunduğumuz ailemizle uyum içinde yaşamak zorundayız. Aksi takdirde uyum dışı davranışlarımız bizi öz ailemizden koparabilir. 

Günümüzde kendilerini anlaşılamamaktan şikayet eden çok sayıda genç, ailesi içinde uyumlu birliktelik gerçekleşmediği için kendilerini dışlanmış hissetmektedir.

Aile içinde yaşanan şiddet, boşanmalar çoğu kez aile bireylerinin bir arada uyum içinde bir yaklaşım sergilememelerinden kaynaklanmaktadır. Aile birlikteliğinin sağlanması, aile bireylerinin tam bir hoşgörü ve uyum içinde anlayış göstermeleri sonucu gerçekleşebilir.

Karşılıklı anlayış, hoşgörü ve uyum içinde birlikte hareket edebilme, insanlar arasında sağlıklı iletişimi sağlayan hususların başında yer alır.

Uyumlu davranış modelini her söyleneni kabullenme, gerektiğinde itiraz etme hakkının kullanamama şeklinde anlamamalıyız. Uyum sağlama, bir bakıma bireyler arasında anlaşmazlığa yol açacak ihtilaflı sorunları çözmek içinde gereklidir.

İçinde yaşadığımız doğal çevre düzeninde canlı ve cansız varlıkları bir arada tutan, uyumlu yaşam tarzının tezahür etmesidir.

Her canlı varlık neslinin devamı için kendi içinde uyumlu bir yaşam tarzını sergileme gereksinimi hissetmektedir.

Uzlaşmacı, çevresi ve doğayla dost insanlar, uyumlu yaşam modeli ile sevilen ve takdir edilen insanlar olarak toplumda hüsnükabul görürler.

Uzlaşma ve uyumdan uzak sürekli problem çıkaran, ihtilafları körükleyen insanlar bu tavır ve davranışlarıyla toplum içinde yer edinme sorunu yaşayan insanlardır.

Çocuklarımızı geleceğe hazırlarken eğitimlerinde göz önüne almamız gereken hususların başında, onları yakınlarına ve çevreye karşı uyum sağlamalarında yardımcı olacak bilinçli bir yaklaşım tarzını benimsetebilmeliyiz.

Hayatın gerçeklerinden uzak, uyum dışı davranış sergileyen insanlar, toplum içinde yalnızlaşmaya mahkum olan insanlardır.

Uyum; uzlaşmacı ve barış içinde yaşamayı sağlarken, uyumsuzluk ise ihtilaflara ve restleşmeye yol açan bir hayat modeli karşımıza çıkarır.

Yazımızı uyum konusunda ünlü düşünürlerce dile getirilen aşağıdaki özlü sözlerle tamamlıyoruz:

’ Önce kendimizle uyum içinde olalım ki dışarıdan karşımıza çıkan uyumsuzlukları, bütünüyle ortadan kaldırmasak bile hiç olmazsa, biraz dengeleyecek durumda olalım.,, (Goethe)

 Uyum güzelliktir. Uyum, suyun özelliğidir. Su, sabrın simgesi, istiridyenin yurdudur. Su olmasaydı, inci de olmazdı. Sabırlı ol ki istiridye gibi inci yapasın., ( Şems-i Tebrizi)

Uyumlu ve özgür bir aile ortamı içinde yetişen çocuk, özerk bir birey olarak yetişkin yaşamına ulaşabilir. Ürün her zaman ekilen tohumla ve beraberinde hazırlanan yakın çevre şartlarıyla doğru orantılı olarak gelişir., (Haluk Yavuzer)

 

Atıf ÖZGEN
İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 2701

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 31244

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.