En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

VİCDAN AZABI VE PİŞMANLIK

Vicdan, insan ruhunda insanla birlikte yaşayan içine kirlenmiş şeylerin girmediği, kendisini pişmanlıkla ortaya çıkaran bir aklanma halidir.

Belleğimizde sakladığımız günahlar bir gün gelir vicdan azabına dönüşür.

Bu günahları ruhumuzda aklamadığımız sürece vicdan azabı çekmeye devam ederiz.

Yüce Rabbimiz, biz insanları en mükemmel şekilde yaratmış bize aklımızı kullanarak ruhumuzu karartan şeyleri aydınlığa çıkartmak için vicdan azabını da lütfetmiştir.

Cenevreli filozof ve yazar Jean J. Rousseau ‘ Allah’ı anmayan vicdan, hakimsiz bir mahkemeye benzer, şeklindeki sözü vicdanımızı aklamak için sonsuz kudret sahibi Cenabı Allah’a karşı bize sorumluluğumuzu hatırlatır.

Şayet vicdan azabı olmasaydı insan yaşadığı ve başkalarına yaşattığı günahların altında daha bu dünyada iken kendini ölüme mahkumetmiş olacaktı!

Tövbe etmek; işlenen günahlara bir son vermek, helallik almak ise vicdan azabı çekmemize neden olan kişiden özür dileyebilmektir.

VİCDANLARINI AKLAMAYANLAR

Gizledikleri günahlarla yüzleşmek istemeyenler, vicdanlarını aklamaktan kaçınanlardır.

Bu dünya yaşamında insanı iyilik yapmaya yönlendiren yollar kadar, kötülük yapmaya da yönlendiren yollar bulunmaktadır.

İnsanın yaptığı kötülüklere karşı, sonradan vicdan azabı çekmemesi için aklını kullandığı bir savunma sistemi geliştirmesi gerekir.

İnsan ruhunda kötülükleri besleyen nefsin azgın istekleri ile şeytanın dürtüsü adeta hazırda bekleyen iki kötü güçtür.

Çoğu insan yaptığı kötülüklerin ardından, pişmanlığını ‘nefsime uydum, ya da ‘şeytanın tuzağına düştüm, şeklinde ifade etmesi bu iki kötü gücün ne denli etkili olduğunu gösteriyor.

Toplumsal yaşamın bize öğrettiği önemli gerçekler var. Cinayet işleyenler, hırsızlık ve yolsuzluğa adı karışanlar ya da siyaset sahnesinde popülist açıklama yapıp vaatlerinin arkasında durmayanlar vicdan azabından çektikleri pişmanlıkları zamanında aklamayanlardır.

İnsan olarak her birimizin öncelikle sonradan vicdan azabı çekeceğimiz bir kötülüğe karşı uzak durmamız gerekir.

Ne var ki insanın içinde yaşadığı sosyal ortam bazen istemediği halde insanı ilerde pişmanlık duyacağı bir kötülüğe yönlendirebiliyor.

Hukuk açısından ceza yasaları, insana karşı ceza fiilleri işlemesi durumunda önleyici veya caydırıcı önlemler getirmiş olmasına rağmen insan denen varlığın ne zaman ne yapacağı hiç belli olmuyor!

VİCDAN NASIL AKLANIR?

Yaptıkları kötülüklerin ardından vicdanları ile yüzleşip, pişmanlık duygusu yaşayanlar vicdanlarını aklama yolunda gerekli adımları atmış olan insanlardır.

Hindistan devletinin kurtuluş hareketinin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandhi (1869-1948) vicdan mahkemesini şöyle ifade ediyor:

‘ Kanunlara dayanan adli mahkemelerden daha büyük bir mahkeme vardır ki; bu da her kişinin kendi vicdanıdır.,

Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ te vicdandan yoksun olanlar için şöyle diyor:

‘ Herkesin polisi kendi vicdanıdır, fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır.,

Vicdanımızı rahatlatmak, sonradan yaptığımız kötülükten ötürü pişmanlık duygusu yaşamamak istiyorsak öncelikle vicdan duygumuz ile yüzleşmemiz gerekiyor.

Toplumsal yaşamda kendimiz için seçkin bir yer edinmemizin yolu bize vicdan muhasebesi yaptıracak şeylerden uzak durmaktır.

Bu gerçeği de Fransız edebiyatının ünlü düşünür ve yazarlarından Honore de Balzac (1799-1850) şöyle açıklıyor: ‘ Vicdanımız biz onu öldürmedikçe, yanılmaz bir yargıçtır.,

Vicdan azabı, içimizde yanıp duran bir ateştir. Suyun ateşi söndürdüğü gibi vicdan azabı da özür dileyerek, helalleşerek ve pişmanlık duygumuzu harekete geçirerek söndürebiliriz.

Vicdanlarını sorgulayan, kötülüklerden kaçınan insanlar yaşadıkları toplumu yücelten, adalet çarkının iyi dönmesine katkıda bulunan insanlardır.

Vicdanlarımızda açılan yaraları kapatmak için daha dikkatli ve duyarlı bir yaklaşım sergilemeliyiz.

Sonradan vicdan azabı çekmektense, aklımızı kullanıp yüreğimizde yara açacak eylem ve davranışlardan uzak duralım.

Unutmayalım ki, Avusturyalı ünlü yazar Stefan Zweig’ın (1881-1942) dediği gibi ‘Vicdan baki kaldıkça, hiçbir günah affedilmiş sayılmaz.,

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

e-mail: ozgenatif@gmail.com

 


 Okunma Sayısı : 136

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 219645

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.