En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

BAĞIMLILIK!..

Bağımlı yaşam, insan ve ülke ihtiyaçları açısından değerlendirildiğinde karşımıza önemli sonuçlar çıkaran bir yaşam tarzını ifade etmektedir.

Bireysel olarak hiçbir insan yaşamını bir başkasına bağlı olarak sürdürmek istemez ancak hayatın gerçekleri insanı değişik seçeneklerle karşı karşıya bırakabilir.

Yaşanan bir sağlık sorunu nedeniyle bağımlı olmak ve bir yakınından destek görmek ya da bir sosyal yardım kuruluşundan alınan destekle yaşama bağlanmak anlayışla karşılanması gereken bir durumdur.

Ne var ki günümüzde insan olarak yaşamı tehlikeye atan, ölümcül sonuçlar veren değişik bağımlılık türlerine tanık olmaktayız.

İnsanı kendi kendine köle haline getiren, yaşamını zorlaştıran bağımlılık türleri arasında madde bağımlılığı ilk sırada yer almaktadır. Günümüzde yaşanan iki yıla yakındır etkisini sürdüren koronavirüs salgını döneminde ekran, bilgisayar ve değişik oyun bağımlılıkları da ortaya çıktı.

Eroin, esrar, tütün ya da alkol gibi maddeleri önce zevk için alıp ardından bağımlılığa dönüştürmek, insan hayatını tehlikeli bir alana hapsetmek demektir.

İnsanın sağlığını tehlikeye sokan başkalarına muhtaç haline getiren, yaşamla ölüm arasında bırakan madde bağımlılığı, kullananlar kadar yakınları içinde yaşamı zorlaştırmaktadır.

Zehir tacirleri gençleri madde bağımlılığına alıştırarak kendi keselerini doldurmakta, gençlerin geleceğini ipotek altına almaktadır.

Henüz eğitim ve öğretim çağında olan genç kuşağı madde bağımlılığına yönlendirmek isteyen uyuşturucu patronları, böylelikle uluslararası şebekelerinde piyonları durumuna düşerek insan sağlığını tehlikeye sokmaktadır.

Madde bağımlılığı dışında insanı maddi kayba manevi alanda ise psikolojik çöküntüye uğratan bağımlılıklardan biri de kumar ve benzeri oyun alışkanlıklarıdır.

İnsanı hırslandıran, oynadıkça kaybettiren kumar ve benzeri bağımlılıklar, zamanı boş yere harcatan ve insanın geleceğini karartan bağımlılık türleridir.

İnsan, kendini ve yakınlarını zora sokan zararlı bağımlılıklardan kurtulup kendisine ve çevresine yararlı olacak etkinliklere yönelebilir.

ZARARLI BAĞIMLILIKLAR NASIL ÖNLENEBİLİR?

İnsanı çok genç yaşta bağımlı kılan zararlı alışkanlıkların önüne geçmekte ailenin rolü çok büyüktür. Günümüzde genç kuşağı tehdit eden tehlikeler gençlerimizi çepeçevre kuşatmıştır.

Aileler küçük yaştan itibaren çocukları ile yakından ilgilenmeli, sokağın değişik tehlikelerine karşı çocuklar yalnız bırakılmamalıdır.

Ailede ve okulda verilen eğitim, genç kuşağı geleceğe sağlıklı hazırlamak açısından büyük öneme sahiptir.

Gençleri pençesine düşürmek isteyen şer odakları değişik teknikler ve avlama yöntemleri kullanarak gençler üzerinden kirli kazanç sağlamaya çalışıyorlar.

Devletimizin sağlık kuruluşları ile birlikte sivil toplum kuruluşları da bu insanı köleleştiren zararlı bağımlılıklarına karşı mücadele veriyor.

Zararlı bağımlılıklardan gençlerimizi kurtarmak onlara zamanı en iyi şekilde değerlendirecek yararlı alışkanlıkları kazandırmakla mümkündür.

Kitap okuma alışkanlığı kazandırmak, sosyal etkinliklere katılmak, spor yapmaya yönlendirmek sosyal yardım kuruluşlarına destek olmak gençlere gelecekleri açısından yeni kapı açmak demektir.

ÜLKE POLİTİKASI AÇISINDAN DIŞA BAĞIMLILIK

Günümüzde yaşanan önemli bir bağımlılık türü de ülkeler arasında gerçekleşen ve dışa bağımlılık olarak ifade edilen bağımlılık türüdür.

Bir ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal alanlarda başka ülkelere bağımlı olarak yaşam sürdürmesi o alanlarda boyunduruk altına girmesi anlamına gelmektedir.

Askeri, siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda tam bir rekabetin yaşandığı günümüzde bilgi edinme teknolojisine hakim olmak büyük önem arz etmektedir.

Çağımızın ‘bilgi çağı, olduğu ifade edilmekte her ülkenin bilginin gücünden yararlanmak istemektedir. Bilgiyi yerinde ve zamanında kullanmak çok önemli hale gelmiştir.

Ülke olarak kendi kendimize yeter hale gelmek; dışa bağımlı olmadan her alanda kendi ihtiyaçlarımızı kendimizin üretmesiyle mümkündür.

Emperyalist ülkeler, komşu ülkeleri adeta yangın yerine çevirmiş askeri ve iktisadi alanda bağımlı kılma yarışına girmişlerdir.

Geçmişte ülkemiz ABD ve Avrupa’ya bağımlı bir politika yürütmenin çok acı sonuçlarını yaşamıştır.

Ekonomik alanda ihracatın az, ithalatın çok olması ülkeyi iktisaden zayıflatmakta, ihtiyaç temininde bağımlı olmaya yöneltmektedir.

Güçlü Türkiye yolunda ilerlemenin temel koşullarından biri de her alanda ihtiyaçlarımızın kendimizin karşıladığı, ihtiyaç duyulan maddelerin sıkıntısının çekilmediği, bilgiyi üretmek, genç beyinlerin dışarıya göç etmediği bir ülke olmaktan geçmektedir.

Bağımlılığın bireysel ve ülkesel olarak getirdiği zararları önlemek amacıyla ülke çapında sorunun önemini idrak etmek ve bu amaçla politika üretip genç kuşağı da eğitmek yararlı sonuçlar verecektir.

 

Atıf ÖZGEN
İnsani Değerler Derneği Kurucu Üyesi.
 
 

 


 Okunma Sayısı : 1606

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 233857

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.