En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

İŞSİZ KALMAK

Sevgili okurlarım, bu hayatta olmasını arzu etmediğimiz durumlardan biri de; ‘işsiz kalmak, diğer bir deyişle başkalarına muhtaç ve yük olarak yaşamımızı sürdürmektir.

Okuyucularımdan hatırlayanlar olacaktır; çok sesli müziğimizin öncülerinden ve ünlü bestecilerinden, eğitimci, piyanist, orkestra yöneticisi Cemal Reşit Rey (1904-1985) tarafından 1933 yılında bestelenen LÜKÜS  HAYAT operetindeki şarkı sözleri insanların lüks bir yaşama olan özlemini yansıtıyordu:

Lüküs hayat, lüküs hayat/ Bak keyfine yan gel de yat/ Ne güzel şey/ Oh ne rahat/ Yoktur eşin lüküs hayat.

Şarkının çağrıştırdığı lüks hayatın içinde olup; Şişli’de bir apartman sahibi olmak; 1930 lu yıllardaki ekonomik koşullar bir yana; günümüzde de iyi bir iş ve gelir sahibi olmadan pekte kolay gözükmüyor.

İnsanın yaşamı süresince bir şeylere sahip olabilmesi; bazı özel durumlar hariç( miras, piyango veya getirisi yüksek karlı bir iş) öncelikle bir iş sahibi olunabilmesine bağlı…

Yıllardır ülkemiz gündeminde işsizliğin ilk sırada yer alması; bir insanın hayata bağlanması açısından özünde önemli birçok gerçeği teyit ediyor.

Çünkü; bir insan için işsiz kalması demek:

  • Sosyal güvenceden mahrum olmaktır.
  • Sağlık hizmetlerinden yararlanamamaktır.
  • Evine ekmek götürememektir.
  • Aile bireylerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktır.
  • Çalışma hayatına katkıda bulunamamaktır.
  • Yarına endişe ile uyanmaktır.
  • Yoksulluğun girdabında kaybolmaktır.

Sadece bireysel açıdan değil; sosyal yaşamda da bunalımların ve problemlerin artmasına neden olan işsizlik; siyasi iktidarların çözüm bulması, yeni projeler geliştirilmesi zorunlu bir durumu ortaya koymaktadır.

İşsizliğin sosyal boyutu, insanları olumsuz etkilemekte; gelecek açısından endişeye sevk etmektedir.

İnsanın genç ve dinamik bir döneminde; bir işinin olmaması; yaşanan zamanın heba edilmesi açısından da önemli bir kayıptır.

Özellikle bir iş sahibi olabilme umuduyla; ülkemizde yüzbinlerce gencin yükseköğrenime yönelmesi ve ardından açıkta kalması; ailenin olduğu kadar devletin de sisteme yaptığı katkılarında boşa gitmesi anlamına gelmektedir.

Bir insanın işsiz olması; kaybedilen zamanla birlikte; bireysel açıdan maddi ve manevi  kayıplara da yol açıyor…

Teknolojik değişimin, mesleki oluşum üzerinde etkili olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bazı meslekler teknolojiye yenik düşerken; yeni ortaya çıkan mesleki dallarda istihdamdaki talebi yeterince karşılayamıyor.

Bireysel olduğu kadar toplumsal açıdan da olumsuz sonuçlar veren işsizliğe karşı; işsiz gençlerin çözümü sadece devletten beklememeleri gerekiyor.

Artık günümüzde girişimci olmak, kendini geliştirmek, kendi işinin başına geçmek; yetkili organlardan bu amaçla kredi talep etmek; işsiz bireyler için dikkate alınması zorunlu seçenekler arasında yer alıyor.   

Her konuda olduğu gibi, bu konunun odak noktasında da insan var. İnsanın mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdürebilmesi; kendisini meşgul eden sorunlardan uzak olması ve kendini iyi hissetmesine bağlı…

Bir işi olan insan; hayata daha sağlam tutunacak; diğer sorunlarının üstesinden kolaylıkla gelebilecek, ailesi ve yakınlarıyla birlikte mutlu olup geleceğe güvenle bakacaktır.

Böylelikle işsiz insanların, iş sahibi olarak toplumsal yapıda yer alması; toplumu tehdit eden önemli bir sorunun ortadan kalkması anlamına gelecektir.

Milyonlarca işsizin iş bulabilme umudunu kaybetmemeye çalıştığı günümüzde; bize de bu umudun gerçeğe dönüşmesini temenni etmek düşüyor. 

 

Atıf ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 1486

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 544628

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.