ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
1.GİRİŞ Savaş, insanlık tarihi kadar eski bir insanlık trajedisi. Ne acıdır ki insanlık yaşanan onca acı tecrübelere rağmen savaş gerçeği günümüzde de yaşanmaya devam ediyor. Gelişen savaş teknolojisi, savaşların şeklini değiştirmiş olsa da insanlık üzerinde simsiyah bir kabus gibi çöken savaşlar yaşandığı bölgeyi yıkıp yok ediyor. Dini, milli, siyasi veya ekonomik çıkar amaçlı başlatılan savaşlarda orantısız kullanılan güçle hedefte olan her şey yakılıp, yıkılıp yok ediliyor. Orta Çağda yapılan savaşlar, çoğu kez dini amaçlı olup, karşı karşıya gelen iki ordunun askerleri kılıç-kalkan veya kısa menzilli top atış tekniği ile güçlerini kullanıp üstünlük elde etmeye çalışıyorlardı. Savaş, günümüzde olduğu gibi aylarca yıllarca uzamıyor, kısa sürede sonuçlanıyordu. Günümüzde değişen savaş teknolojisi ile en yeni silahlar kullanılmakta, karşı tarafa üstünlük sağlamak için acımasız yöntemlere başvurulmaktadır. Yakın tarihte insanlık iki büyük dünya savaş yaşadı. 1nci ve 2nci dünya savaşlarında milyonlarca insan yaşamını kaybetti. Savaş alanı olan bölgeler tam bir harabeye dönüştü. Özellikle 2nci Dünya Savaşında Amerika, Japonya da atom bombası kullandı. Bombanın atıldığı kentin üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen, bombanın atıldığı yerde bir canlılık belirtisi görülmüyor. Dünya savaşlarında yaşanan acı tecrübelere rağmen gelişen savaş teknolojisi ile nükleer, biyolojik ve kimyasal savaş yöntemleri, savaşa giren ülkeler arasında bir tehdit unsuru olarak kullanılmaya devam ediyor. 2. GÜNÜMÜZ SAVAŞLARI Dünyanın değişik bölgelerinde iki ülke arasında ya da ülke içindeki muhalif grupların başlattığı iç savaşlarda yüzbinlerce insan yaşamını kaybetti ve bu savaşların acı sonuçları telafi edilemedi. 1980 yılında başlayan Irak-İran savaşında 1 milyonu aşkın insan yaşamını kaybetti, 1988 yılında sonlanan savaş iki ülkeye de pahalıya mal oldu. 1947 yılında başlayan Keşmir sorunu nedeniyle Pakistan ve Hindistan 4 kez savaştı 50 bine yakın insan yaşamını kaybetti, 1.5 milyon civarındaki insanda evsiz kaldı. İki ülkeyi nükleer savaşın eşiğine getiren Keşmir sorunu, Çin’inde soruna dahil edilmesiyle özellikle Pakistan ve Hindistan arasında gerilimi 50 yılı aşkın süredir devam ettiriyor. Yemen ve Myanmar iç savaşlarında, savaşı dışarıdan destekleyen ülkeler karşı karşıya geldi, binlerce insan yaşamını kaybetti, savaşların kazananları Amerika’da tam gün çalışan silah fabrikalarının patronları oldu. Yakın tarihte gerçekleşmiş olan Yugoslavya iç savaşı 1992-1996 yılları arasında zaman zaman katliama dönüştü. Srpska Cumhuriyeti Ordusunun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği Krivaya 95 Harekatı esnasında Temmuz 1995 te yaşanmış ve en az 8.372 Müslüman Boşnak’ın katledilmesine yol açmıştı. 2011 yılında Suriye’de Esed hükümetine karşı iç muhalif grupların başlattığı iç savaş 11 yılı geride bıraktı, bu ülkede 7 milyonu aşkın insan yerlerinden oldu, 4 milyona yakını ülkemize mülteci olarak sığınmak zorunda kaldı, 500 bini aşkın insanın ise yaşamını kaybettiği ifade ediliyor. Suriye iç savaşında da ülke harabeye döndü, yüzbinlerce insan Avrupa’nın yolunu tuttu, Türkiye köprü ülke olarak Akdeniz ve Ege Denizi üzerinden geçiş amacıyla kullanıldı ancak göç yolunda denizde binlerce insan boğularak hayatını kaybetti. 11 yılı aşan iç savaşa rağmen Suriye’de henüz bir anlaşma zemini sağlanmadı, harabeye dönen ülkede istikrarın sağlanamaması savaş çığırtkanlarına cesaret vermeye devam ediyor. 3.RUSYA UKRAYNA SAVAŞI 2022 yılı başında 24 Şubat tarihinde Rusya, Ukrayna’ya karşı Devlet Başkanı Vladimir Putin’in emriyle işgal harekatı başlattı. Putin’e göre amaç Ukrayna’nın askerden ve Nazizm’den arındırılması, NATO’ ya üyelikten vaz geçilmesi, yani Batı’ya girme ve Avrupa Birliğine üye olma emellerinin sona erdirilmeseydi. Bu yazının kaleme alındığı tarihte savaş 2 ayı aşkın bir süredir devam ediyordu. Bu sürede Rus ordusu büyük çapta zayiat vermesine rağmen Ruslar kullandığı füze ve uzun menzilli silahlarla girdikleri bölgeleri harabeye çevirmeye devam etmekteydi. Milyonlarca Ukraynalı yerlerinden oldu, sivil halktan binlerce insan hayatını kaybetti. 5 milyonu aşkın insan soğuk kış koşullarında başta Polonya olmak üzere komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Savaş esnasında yaşlılar, çocuklar ve kadınlar büyük acı yaşadı. Savaş bölgesinden gelen haberlere göre işgalci Rus güçlerinin Kiev’den çekilmesinin ardından başkent yakınındaki Buça kentinde ortaya çıkan insanlık dışı görüntüler, uluslararası toplumun çok sert tepkisine neden oldu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın liman kenti Mariupol’a yönelik bombardımanın yüzyıllar boyunca hatırlanacağını söyledi. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRN), Rus güçlerinin ‘bariz savaş suçu, işlediğini ortaya koyan bir dizi kanıtı kayıt aldıklarını açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le birlikte, ölümüne yol açan insanlar ve yapılan işkencelerde dahli bulunan diğer komutanların savaş suçlusu olarak yargılanması istendi. Rusya’nın acımasızca yürüttüğü savaşta yalnızca sivil halk değil, ülkenin Dünya Miras Listesinde yer alan kültür mirasının da yapılan bombardımanda yok edildiği ifade ediliyor. 4. SONUÇ Ülkeler arası savaşla bir nesil yok ediliyor, yerleşim yerleri yakılıp yıkılıyor; bu yerleşim yerlerini yeniden onarmak mümkün… Fakat bir ülkenin geçmişini, eserlerini kısaca kültürel mirasını imha etmek o eserleri tarihten silmek anlamına geliyor. Yok edilen veya yağmalanan kültür mirası eserler bir daha geri gelmiyor, hayatını kaybeden insanların bir daha geri gelmeyeceği gibi… İnsanlık olarak tarihten çıkarılması gerekli dersin çıkarılmadığı bir kez daha ortaya çıktı, gerçekleşen savaş tarihin tekerrür ettiğini gösterdi. Bir ülkenin bağımsızlığını yok etmek, toprak bütünlüğünü işgal ederek elinden almak haklı bir gerekçe olarak savaşa yol açabilmektedir. Ne var ki ülkeler arası savaşlar bünyesinde değişik çelişkileri barındırmaktadır. Toprak elde etmek, nüfuz edilen alanı genişletmek, rakibine boyun eğdirmek gibi gerekçelerle yapılan savaşlar insanlığın elde etmek istediği evrensel kazanımlara ters düşmektedir. Bilim insanları, insanların hastalanmasına ve sonuçta ölmesine yol açan ölümcül hastalıklar üzerinde çalışma yaparak, hastalıkları yenip insan ömrünün uzamasına katkıda bulunmaya çalışırken; diğer taraftan silah fabrikası işleten patronları memnun eden silah ticareti insan yaşamına en acı veren darbeyi vurmaktadır. Bir ülkeyi işgal etmek, toprak kazanmak veya kendi bloğuna çekmek iktidar hırsı yoğun otoriter eğilimli liderleri memnun etse de sonuçta savaşta bu liderleri de yok etmektedir. Tarih; Hitler, Benito Mussolini, Stalin gibi liderleri mahkum etti ve acı sonlarını kaydetti. Rus lider Putin ve komutanlarının da akıbeti benzerlerinden farklı olmayacaktır. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Kurucu Üyesi ve Denetleme Kurulu Başkanı e-mail: ozgenatif@gmail.com
1.GİRİŞ
Savaş, insanlık tarihi kadar eski bir insanlık trajedisi. Ne acıdır ki insanlık yaşanan onca acı tecrübelere rağmen savaş gerçeği günümüzde de yaşanmaya devam ediyor.
Gelişen savaş teknolojisi, savaşların şeklini değiştirmiş olsa da insanlık üzerinde simsiyah bir kabus gibi çöken savaşlar yaşandığı bölgeyi yıkıp yok ediyor.
Dini, milli, siyasi veya ekonomik çıkar amaçlı başlatılan savaşlarda orantısız kullanılan güçle hedefte olan her şey yakılıp, yıkılıp yok ediliyor.
Orta Çağda yapılan savaşlar, çoğu kez dini amaçlı olup, karşı karşıya gelen iki ordunun askerleri kılıç-kalkan veya kısa menzilli top atış tekniği ile güçlerini kullanıp üstünlük elde etmeye çalışıyorlardı. Savaş, günümüzde olduğu gibi aylarca yıllarca uzamıyor, kısa sürede sonuçlanıyordu.
Günümüzde değişen savaş teknolojisi ile en yeni silahlar kullanılmakta, karşı tarafa üstünlük sağlamak için acımasız yöntemlere başvurulmaktadır.
Yakın tarihte insanlık iki büyük dünya savaş yaşadı. 1nci ve 2nci dünya savaşlarında milyonlarca insan yaşamını kaybetti. Savaş alanı olan bölgeler tam bir harabeye dönüştü.
Özellikle 2nci Dünya Savaşında Amerika, Japonya da atom bombası kullandı. Bombanın atıldığı kentin üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen, bombanın atıldığı yerde bir canlılık belirtisi görülmüyor.
Dünya savaşlarında yaşanan acı tecrübelere rağmen gelişen savaş teknolojisi ile nükleer, biyolojik ve kimyasal savaş yöntemleri, savaşa giren ülkeler arasında bir tehdit unsuru olarak kullanılmaya devam ediyor.
2. GÜNÜMÜZ SAVAŞLARI
Dünyanın değişik bölgelerinde iki ülke arasında ya da ülke içindeki muhalif grupların başlattığı iç savaşlarda yüzbinlerce insan yaşamını kaybetti ve bu savaşların acı sonuçları telafi edilemedi.
1980 yılında başlayan Irak-İran savaşında 1 milyonu aşkın insan yaşamını kaybetti, 1988 yılında sonlanan savaş iki ülkeye de pahalıya mal oldu.
1947 yılında başlayan Keşmir sorunu nedeniyle Pakistan ve Hindistan 4 kez savaştı 50 bine yakın insan yaşamını kaybetti, 1.5 milyon civarındaki insanda evsiz kaldı. İki ülkeyi nükleer savaşın eşiğine getiren Keşmir sorunu, Çin’inde soruna dahil edilmesiyle özellikle Pakistan ve Hindistan arasında gerilimi 50 yılı aşkın süredir devam ettiriyor.
Yemen ve Myanmar iç savaşlarında, savaşı dışarıdan destekleyen ülkeler karşı karşıya geldi, binlerce insan yaşamını kaybetti, savaşların kazananları Amerika’da tam gün çalışan silah fabrikalarının patronları oldu.
Yakın tarihte gerçekleşmiş olan Yugoslavya iç savaşı 1992-1996 yılları arasında zaman zaman katliama dönüştü. Srpska Cumhuriyeti Ordusunun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği Krivaya 95 Harekatı esnasında Temmuz 1995 te yaşanmış ve en az 8.372 Müslüman Boşnak’ın katledilmesine yol açmıştı.
2011 yılında Suriye’de Esed hükümetine karşı iç muhalif grupların başlattığı iç savaş 11 yılı geride bıraktı, bu ülkede 7 milyonu aşkın insan yerlerinden oldu, 4 milyona yakını ülkemize mülteci olarak sığınmak zorunda kaldı, 500 bini aşkın insanın ise yaşamını kaybettiği ifade ediliyor.
Suriye iç savaşında da ülke harabeye döndü, yüzbinlerce insan Avrupa’nın yolunu tuttu, Türkiye köprü ülke olarak Akdeniz ve Ege Denizi üzerinden geçiş amacıyla kullanıldı ancak göç yolunda denizde binlerce insan boğularak hayatını kaybetti.
11 yılı aşan iç savaşa rağmen Suriye’de henüz bir anlaşma zemini sağlanmadı, harabeye dönen ülkede istikrarın sağlanamaması savaş çığırtkanlarına cesaret vermeye devam ediyor.
3.RUSYA UKRAYNA SAVAŞI
2022 yılı başında 24 Şubat tarihinde Rusya, Ukrayna’ya karşı Devlet Başkanı Vladimir Putin’in emriyle işgal harekatı başlattı. Putin’e göre amaç Ukrayna’nın askerden ve Nazizm’den arındırılması, NATO’ ya üyelikten vaz geçilmesi, yani Batı’ya girme ve Avrupa Birliğine üye olma emellerinin sona erdirilmeseydi.
Bu yazının kaleme alındığı tarihte savaş 2 ayı aşkın bir süredir devam ediyordu. Bu sürede Rus ordusu büyük çapta zayiat vermesine rağmen Ruslar kullandığı füze ve uzun menzilli silahlarla girdikleri bölgeleri harabeye çevirmeye devam etmekteydi.
Milyonlarca Ukraynalı yerlerinden oldu, sivil halktan binlerce insan hayatını kaybetti. 5 milyonu aşkın insan soğuk kış koşullarında başta Polonya olmak üzere komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı.
Savaş esnasında yaşlılar, çocuklar ve kadınlar büyük acı yaşadı. Savaş bölgesinden gelen haberlere göre işgalci Rus güçlerinin Kiev’den çekilmesinin ardından başkent yakınındaki Buça kentinde ortaya çıkan insanlık dışı görüntüler, uluslararası toplumun çok sert tepkisine neden oldu.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın liman kenti Mariupol’a yönelik bombardımanın yüzyıllar boyunca hatırlanacağını söyledi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRN), Rus güçlerinin ‘bariz savaş suçu, işlediğini ortaya koyan bir dizi kanıtı kayıt aldıklarını açıkladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le birlikte, ölümüne yol açan insanlar ve yapılan işkencelerde dahli bulunan diğer komutanların savaş suçlusu olarak yargılanması istendi.
Rusya’nın acımasızca yürüttüğü savaşta yalnızca sivil halk değil, ülkenin Dünya Miras Listesinde yer alan kültür mirasının da yapılan bombardımanda yok edildiği ifade ediliyor.
4. SONUÇ
Ülkeler arası savaşla bir nesil yok ediliyor, yerleşim yerleri yakılıp yıkılıyor; bu yerleşim yerlerini yeniden onarmak mümkün… Fakat bir ülkenin geçmişini, eserlerini kısaca kültürel mirasını imha etmek o eserleri tarihten silmek anlamına geliyor. Yok edilen veya yağmalanan kültür mirası eserler bir daha geri gelmiyor, hayatını kaybeden insanların bir daha geri gelmeyeceği gibi…
İnsanlık olarak tarihten çıkarılması gerekli dersin çıkarılmadığı bir kez daha ortaya çıktı, gerçekleşen savaş tarihin tekerrür ettiğini gösterdi. Bir ülkenin bağımsızlığını yok etmek, toprak bütünlüğünü işgal ederek elinden almak haklı bir gerekçe olarak savaşa yol açabilmektedir.
Ne var ki ülkeler arası savaşlar bünyesinde değişik çelişkileri barındırmaktadır. Toprak elde etmek, nüfuz edilen alanı genişletmek, rakibine boyun eğdirmek gibi gerekçelerle yapılan savaşlar insanlığın elde etmek istediği evrensel kazanımlara ters düşmektedir.
Bilim insanları, insanların hastalanmasına ve sonuçta ölmesine yol açan ölümcül hastalıklar üzerinde çalışma yaparak, hastalıkları yenip insan ömrünün uzamasına katkıda bulunmaya çalışırken; diğer taraftan silah fabrikası işleten patronları memnun eden silah ticareti insan yaşamına en acı veren darbeyi vurmaktadır.
Bir ülkeyi işgal etmek, toprak kazanmak veya kendi bloğuna çekmek iktidar hırsı yoğun otoriter eğilimli liderleri memnun etse de sonuçta savaşta bu liderleri de yok etmektedir.
Tarih; Hitler, Benito Mussolini, Stalin gibi liderleri mahkum etti ve acı sonlarını kaydetti. Rus lider Putin ve komutanlarının da akıbeti benzerlerinden farklı olmayacaktır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 520962
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.