En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

DUYGUSAL VE DUYARLI İNSAN

Duygu yüklü olduğu kadar duyarlı davranışlarda da bulunabilen insan, duygu- davranış yönetimini bir arada başarıyla yönetebilen insandır.

Duygusal olmak; bir bakıma yaşadığımız ve karşımıza çıkan olaylar karşısında duygularımızın harekete geçmesi demektir.

Duyarlı insan ise aklını kullanmak suretiyle yaşadığı duygusallığı yönetmeyi becerebilen insandır.

Bazı insanlar duygularının etkisinden kurtulamazlar. Hırs, kin ve nefret gibi duygular bu gruba giren insanları tehlikeli bir maceraya sürükleyebilir.

Kötümserliğe yol açan duygularını kontrol etmesini bilen insanlar ise kendilerini tehlikeye sürükleyebilecek davranışlardan uzak durma gücünü kendinde bulan insanlardır.

Duygusal davranışlarda bulunmanın olumsuz yanları olduğu kadar, olumlu sonuçlar veren yanları da vardır.

İnsanı kötümser yapan duyguların yanı sıra; yaratılışımızdan gelen merhametli olma, sevebilme ve vicdanlı hareket edebilme gibi duygularımızda bize insanlığımızı hatırlatan ve yücelten değerler bütünüdür.

İnsanda iyimserliğe ve iyi davranışlarda bulunmaya yol açan bu tür duyguları canlı tutarak insani değerlerimizi de yüceltmiş oluruz.

HASSAS VE DUYGUSAL İNSAN

Hassas, düşünceli ve duyarlı insanların özellikleri 1990 yılında ilk kez psikolog ve yazar olan Elaine N. Aron tarafından araştırılmış…

Araştırma sonucuna göre her beş insandan birinin fazlasıyla hassas olduğu ve bu gruba giren insanların bazı ortak özelliklere sahip oldukları tespit edilmiş…

Fazlasıyla düşünce ve duygu yüklü olan insanların ortak özellikleri de şöyle sıralanmış:

  • Duygularını daha derinden hissederler.

  • Diğer insanlara göre daha fazla duygusal tepki verirler.

  • Yaşadıkları olayları ciddiye alırlar.

  • Bireysel olarak sporu tercih ederler.

  • Hassas ve duyarlı insanın bir konu hakkında karar vermesi uzun zaman alabilir.

  • Yanlış ya da kötü bir kararın sonuçları bu insanları diğer insanlara göre daha fazla üzer.

  • Fazlasıyla hassas insan aşırı detaycıdır.

  • Her hassas insan içine kapanık değildir.

  • Hassas ve duygusal insanlar kaygı bozukluğu ve depresyon durumlarına eğilimlidir.

  • Şiddet içeren filmler onlar için kötüdür.

  • Duygusal insanlar iyi davranışlarda bulunma eğilimindedir.

  • Duygusal insanların yaşanan olaylardan etkilenip gözyaşı dökme eğilimi diğer insanlara göre daha kolaydır.

  • Hassas ve duygusal insanlar ekip çalışmasında başarılı sonuçlar alabilen insanlardır.

Görülüyor ki; duygusal olma insan açısından olumsuz davranışlardan ziyade olumlu yanları daha fazla ağır basan bir durumdur. Mühim olan duygusallığın olumlu yanlarını kontrollü ve canlı tutabilmektir.

TÜRK  İNSANI  DUYGUSAL MI?

Uluslararası Araştırma Şirketi Gallup’un 2016 yılında yaptığı ‘Dünya Duygusallık Araştırması, sonuçları 150 ülkeyi içine alan kapsamlı bir araştırma.

Yapılan araştırmada; ‘ Dün Güldünüz mü ?, ‘ Stres, kaygı, kızgınlık hissediyor musunuz ? gibi insanlara sorular yönetilmiş.

Değerlendirme sonuçlarına bakıldığında; Singapur dünyanın en duygusuz ülkesi olurken Filipinler ise dünyanın en duygusal ülkesi olarak açıklanmış.

Singapur’un ardından bir dönem Sovyetler Birliğine dahil olmuş eski ülkelerin insanları da duygu yoksunluğu yaşayan ülkelerin insanları arasında yer almış. Bu toplumlarda sigara ve alkol tüketiminin çok olduğu da tespit edilmiş.

Türkiye ise bu duygusallık araştırmasında % 45 düzeyindeki bir oran ile orta derecede duygusallık yaşayan insanların olduğu bir ülke kapsamında yerini almış.

Araştırmadan çıkan sonuçlar bir bakıma; insanlığı yalnızlığa iten, dış dünyadan tecrit eden kapalı rejimlerde insanların duygusallıktan uzaklaştığını ortaya koyuyor.

DUYGUSUZ VE DUYARSIZ İNSAN

Bazı insanlar sevinç, üzüntü gibi duygulardan yoksun, çevresinde gelişen olaylar karşısında duyarsız bir davranış sergileyebiliyor.

Yapılan araştırmalar büyüme çağında ailesinden ilgi, sevgi veya yakınlık görmeyen çocuklarda beynin duyguları işleyen bölümünün daha az geliştiğini ortaya koymuş.

Bu bakımdan çocuklarımızda duygu gelişimi, kendilerinde doğuştan var olan duyguları canlı tutma çabasıyla mümkün olabilir.

Bilimsel açıdan duygusal davranışlarda bulunamama durumu ‘duygu körlüğü, olarak ifade edilmektedir. Tıbbın geliştirdiği yöntemlerle bu duygu körlüğü insanda teşhis edilebiliyor.

Toplumda duygu körlüğü yaşayan bireylerden ziyade, duygusal ve duyarlı insanların çoğunlukta olması insani davranışlarımızı yüceltme açısından daha anlamlıdır.

Duygularımızı yaşamak, insan olarak sahip olduğumuz en anlamlı özelliklerimizden biridir. Yeter ki yaşadığımız duyguların farkında olup kontrol etmesini bilelim.

Duygularımızı açığa çıkarmak bir bakıma içimizden gelen sese kulak vermek demektir. Duygular, insani davranışlarda bulunma yolunda bize yön göstericidir.

Duyarlı davranışlarla desteklenen duygusallık insanı yanlarımızı ön plana çıkaran anlamlı bir duygusallıktır.

Yazımızı insanda duygusallığın önemini vurgulayan aşağıdaki özlü sözlerle tamamlayalım:

‘ Duyabileceğimiz en güzel duygu, bilinmeyen karşısındaki heyecandır., ( Albert Einstein)

‘Akla karşı koyabilen tek şey duygulardır., ( Ömer Seyfettin )

‘ Resimler solarken, duygular yeşerir., (Fransız Atasözü)

‘Duygularınızı kontrol edin, yoksa onlar sizi kontrol eder., (Çin Atasözü)

‘Duygular varlığım değil, varlığım duygulardır., ( Özdemir Asaf )

‘Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşır., ( Turgenyev)

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
 
 

 Okunma Sayısı : 12937

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 311566

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.