ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Değerli okurlarım, bu yazımda yakın tarihimizin önemli siyasetçilerinden, döneminde yaşanan siyasi gelişmelere tanıklık etmiş, çalkantılı siyasetin içinden geçmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin eski başkanlarından Ferruh Bozbeyli’den söz etmek istiyorum. Kahramanmaraş ilimizin Pazarcık ilçesinde 1927 yılında doğan Ferruh Bozbeyli 28 Temmuz 2019 tarihinde Ankara’da vefat etti. Merhum Bozbeyli, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1957 yılında mezun oldu. 1962 yılına kadar İstanbul’da avukatlık yaptı. 1961 yılında yapılan Genel Seçimlerde Adalet Partisinden İstanbul milletvekili oldu. 1962-1965 yılları arası üç dönem TBMM Başkan Vekili, 1965-1970 yılları arasında da yine üç dönem TBMM Başkanı olarak hizmet verdi. 19 Ekim 1970’de TBMM Başkanlığı görevinden 13 Kasım 1970 tarihinde de Adalet Partisinden istifa etti. 1970-1978 yılları arasında da sekiz yıl Demokratik Parti Genel Başkanı olarak görev yapan Bozbeyli, bu görevinden de 16.05.1978 tarihinde istifa etti. Sayın Bozbeyli siyasetin içinde bulunduğu dönemde önemli olaylara tanıklık etti. Başlangıçta 27 Mayıs 1960 askeri darbesini, sonra 12 Mart 1971 tarihinde gerçekleşen askeri muhtıra dönemini yaşadı. İçinde bulunduğu dönemde yaşadığı siyasi gelişmeler, onun siyasete bakışında, demokrasi sınavında önemli tecrübeler elde etmesini sağladı. Bu bakımdan merhum Bozbeyli’nin anılarının ve siyasi faaliyetlerinin yer aldığı ‘YALNIZ DEMOKRAT, isimli eserinden derlediğim düşüncelerini okurlarımla paylaşmak istiyorum. SİYASETLE İLK TEMASI VE 27 MAYIS ASKERİ DARBE DÖNEMİ 1946 yılında yapılan seçimlerde müşahit olarak gittiği köyün sandığında Demokrat Partiye bir oy çıkar. "Bu oyu sen attın, gerekçesiyle Bozbeyli’yi dövmeye kalkarlar. Halbuki kendisi oy kullanacak yaşta değil, o oyu kim atmış onu da bilmiyor." 1953 yılında Adnan Menderes’in Bakanlarından Mükerrem Sarol, Bozbeyli’nin kaldığı yurda gelmiş arkadaşıyla birlikte kendisini Demokrat Parti Eminönü İlçe binasındaki bir toplantıya davet etmiş. Böylelikle bir siyasi partiyle ilk teması gerçekleşmiş. 27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleşen askeri darbede, bizzat olayların içinde yaşaması merhum Bozbeyli’yi siyasi olaylara karşı bilemiş, Yassıada avukatlığı, günlük basını takip etmiş olması hepsi birden kendisini siyasi ortama hazırlamasına neden olmuş. O dönem Yassıada da bir Başbakan ve iki Bakan’ın idamları gölgesinde siyaset yapmanın zorluğuna değinen Bozbeyli, anılarında Milli Birlik Komitesini idam kararlarını gizli celsede, zabıt tutmadan aldığını ifade ediyor. İSMET PAŞA’DAN SİYASET DERSİ VE ATATÜRK Anılarında merhum İsmet Paşa ile ilgili anılarına da yer veren Bozbeyli, Paşa’nın bir konuya öfkelendiğinde şu cevabı verdiğini açıklıyor: "Ben evime hiçbir zaman politika götürmedim, götürmem. Evim benim huzur ülkemdir. Yalnız politikayı değil, dışardaki herhangi bir üzüntümü de götürmem oraya." İsmet Paşa’ya göre Atatürk’ün en öne çıkan vasfı ‘politikacı, olmasıydı. Paşa’nın harp konusundaki görüşü ise şöyleymiş: "Harbi başlatmak kolay da bitirmek zordur" Bozbeyi, bu sözün çok önemli olduğunu vurguluyor. Anılarında Atatürk ile ilgili görüşlerine de yer veren Bozbeyli’ye göre; "Atatürk ile gelen en önemli bir numaralı yenilik, hukuka bağlı devlet nizamıdır, Atatürk şahsa bağlı olmaktan hukuka bağlılığı önemli gören bir insandı." SİYASETİN CEMAATLER VE DİĞER GRUPLARLA İLİŞKİSİ Ferruh Bozbeyli, Türk aydınının siyasette rol almasını çok önemli buluyor. Askeri kökenli olanların siyasete girmesini ise şu örnekle açıklıyor: Süleyman Demirel 1969 seçimlerinde generalleri partiye kaydetti ama hiçbirini listeye koymadı. Bozbeyli’ye göre "paşa olsun, profesör olsun, mebus olmak için geliyorlar" liste dolduruyorlar. Seçilmezlerse bir daha partiye uğramıyorlar. Tabii partili olanlar böyle adamları damgalıyor. Adalet Parti’sinde görev yaptığı dönemde Süleymancılar ile Parti arasında önemli münasebetler kurulduğunu açıklayan Bozbeyli, dört veya beş Süleymancının mebus olduğunu belirtiyor. Süleyman Demirel’in Süleymancılar ve Nurcularla iyi ilişkiler kurduğunu da anlatan Bozbeyli’ye göre bu dini grupların Meclis’te Süleymancılık veya Nurculuk yaptığını da hatırlamadığını anılarında açıklıyor. DEMOKRAT PARTİDEN DEMOKRATİK PARTİYE GEÇİŞ Merhum Bozbeyli’ye göre "Süleyman bey uygun kelam etmenin doğru söylemekten daha önemli olduğunu çok iyi bilen ve bunu ustalıkla yapan bir adamdı. Politikada da uygun kelam etmenin her zaman yeri olduğunu" bunun iyi bir şey olmasa da insanın yaptığını ifade ediyor. Bozbeyli, 15 Ekim 1970 tarihinde Meclis başkanlığından istifa ediyor. Dilekçesine "Anayasamızın Meclis başkanına siyasi faaliyetlerini sınırlayan hükümlerin dışında kalmak ve milletvekilliği görevini serbestçe yapabilmek için Meclis başkanlığından istifa ediyorum." diye yazıyor. Ardından da 13 Kasım 1970 tarihinde Adalet Partisinden istifa ediyor. 18 Aralık 1970 tarihinde Demokratik Partinin kurucuları arasında yer alan Ferruh Bozbeyli, Başkan olarak görev yaptığı bu partiye 1970-1978 yılları arası sekiz yıl süreyle hizmet etti. 1973 seçimlerinde Demokratik Parti İstanbul Milletvekili seçildi. DEMOKRATİK PARTİ DÖNEMİ VE 12 MART MUHTIRASI Demokratik Partiye geçiş döneminde kendini hazır hissetmeyen ve endişeli olan Bozbeyli, Adalet Partisinden ayrılan arkadaşlarının teşvikiyle gönülsüz olarak yeni partinin kurucuları arasında yer alıyor ve partinin Genel Başkanı oluyor. Partinin açılışında yaptığı konuşmada "Demokrasi demirbaşlık rejimi değildir. Tek adam sıfatı ancak Atatürk’e yakışır..." ifadesi partideki bazı arkadaşlarının tepkisine neden olmuş. Yeni kurulan bir parti olarak 12 Mart muhtırasına da değinen Bozbeyli’ye göre "12 Mart Muhtırası verilmese belki de Türkiye’nin siyasi tablosu değişecekti." Demokratik Parti, Meclis’te Muhtıranın okunmasına karşı çıkıyor, çünkü bunun hukuki dayanağının olmadığı ifade ediliyor. Bozbeyli anılarında, ara rejim dönemlerinde insanların siyasetten uzaklaştığını, umutsuz olduklarını, umutsuz olmayınca tekrar demokrasiye dönüş olacak mı, olmayacak mı şeklinde tereddütlerin arttığını ifade ediyor. Demokratik Parti’de olduğu dönemde 1973 ve 1977 seçimleri yapılıyor, ne var ki parti 1973 seçimlerinde gösterdiği başarıyı 1977 seçimlerinde gösteremiyor. 1973 seçimlerinde üçüncü olan parti, 5 Haziran 1977 tarihinde yapılan seçimlerde büyük oy kaybına uğruyor ve yalnızca bir milletvekili çıkarabiliyor. Bozbeyli verdiği ani bir kararla 1977 seçimleri sonrası 16 Mayıs 1978 tarihinde partisinden istifa ediyor ve siyasi hayattan çekiliyor. BOZBEYLİ’YE GÖRE SİYASET VE SONUÇ Bozbeyli 1977 de yapılan seçim sonucunun kendini olumsuz etkilediğini ve halkın artık kendisini siyasette görmek istemediğini düşündüğünü anılarında ifade ediyor. Onun siyasi hayatta gördüğü önemli hususlardan birisi şu: "Kötülükler ve yanlışlıklar sığınacak bir yer bulduğu müddetçe o yanlışlıklarla mücadele etmek daha zor oluyor. Onu himaye edenlerle de mücadele etmek gerekiyor. Kötülükler sığınacak bir yer bulmamalı, kötülükler ortada kalmalı ki, kimse sahip çıkmamalı ki, bir daha kötülük yapmaya korksun insanlar., Siyasetçinin kafasında en değerli şey; rakamların ifade ettiği şeydir. Çünkü siyasetçi bilir ki rakamlar seçim kazandırır insana.." Başından geçip de çözemediği bir hususu ise şöyle açıklıyor: "Bunlardan birisi şu: siyasetçi, kendi siyasetinin önüne hukuk ve ahlak çıktığı zaman tereddüte düşüyor, bir şey yapmak istiyor ama hukuka aykırı, kanunlara aykırı yahut ahlaka aykırı. İşte o zaman acaba ahlakı çiğnesem mi çiğnemesem mi? Çünkü o siyasetini yürütecek, yapsam mı yapmasam mı? Orası siyasetçinin imtihan olduğu yerdir. Bu imtihanı kazanan da var kazanmayan da var." Bu bakış açısına göre günümüz siyasetçileri hukuka dayalı ahlaklı siyaseti kazanıyor mu, kaybediyor mu? Sorusu ile toplum olarak yüzleşmek zorundayız. Merhum Ferruh Bozbeyli’yi vefatının dördüncü yıldönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Kurucu Üyesi ve Denetleme Kurulu Başkanı e-mail: ozgenatif@gmail.com
Değerli okurlarım, bu yazımda yakın tarihimizin önemli siyasetçilerinden, döneminde yaşanan siyasi gelişmelere tanıklık etmiş, çalkantılı siyasetin içinden geçmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin eski başkanlarından Ferruh Bozbeyli’den söz etmek istiyorum.
Kahramanmaraş ilimizin Pazarcık ilçesinde 1927 yılında doğan Ferruh Bozbeyli 28 Temmuz 2019 tarihinde Ankara’da vefat etti.
Merhum Bozbeyli, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1957 yılında mezun oldu. 1962 yılına kadar İstanbul’da avukatlık yaptı.
1961 yılında yapılan Genel Seçimlerde Adalet Partisinden İstanbul milletvekili oldu. 1962-1965 yılları arası üç dönem TBMM Başkan Vekili, 1965-1970 yılları arasında da yine üç dönem TBMM Başkanı olarak hizmet verdi.
19 Ekim 1970’de TBMM Başkanlığı görevinden 13 Kasım 1970 tarihinde de Adalet Partisinden istifa etti.
1970-1978 yılları arasında da sekiz yıl Demokratik Parti Genel Başkanı olarak görev yapan Bozbeyli, bu görevinden de 16.05.1978 tarihinde istifa etti.
Sayın Bozbeyli siyasetin içinde bulunduğu dönemde önemli olaylara tanıklık etti. Başlangıçta 27 Mayıs 1960 askeri darbesini, sonra 12 Mart 1971 tarihinde gerçekleşen askeri muhtıra dönemini yaşadı. İçinde bulunduğu dönemde yaşadığı siyasi gelişmeler, onun siyasete bakışında, demokrasi sınavında önemli tecrübeler elde etmesini sağladı.
Bu bakımdan merhum Bozbeyli’nin anılarının ve siyasi faaliyetlerinin yer aldığı ‘YALNIZ DEMOKRAT, isimli eserinden derlediğim düşüncelerini okurlarımla paylaşmak istiyorum.
SİYASETLE İLK TEMASI VE 27 MAYIS ASKERİ DARBE DÖNEMİ
1946 yılında yapılan seçimlerde müşahit olarak gittiği köyün sandığında Demokrat Partiye bir oy çıkar. "Bu oyu sen attın, gerekçesiyle Bozbeyli’yi dövmeye kalkarlar. Halbuki kendisi oy kullanacak yaşta değil, o oyu kim atmış onu da bilmiyor."
1953 yılında Adnan Menderes’in Bakanlarından Mükerrem Sarol, Bozbeyli’nin kaldığı yurda gelmiş arkadaşıyla birlikte kendisini Demokrat Parti Eminönü İlçe binasındaki bir toplantıya davet etmiş. Böylelikle bir siyasi partiyle ilk teması gerçekleşmiş.
27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleşen askeri darbede, bizzat olayların içinde yaşaması merhum Bozbeyli’yi siyasi olaylara karşı bilemiş, Yassıada avukatlığı, günlük basını takip etmiş olması hepsi birden kendisini siyasi ortama hazırlamasına neden olmuş.
O dönem Yassıada da bir Başbakan ve iki Bakan’ın idamları gölgesinde siyaset yapmanın zorluğuna değinen Bozbeyli, anılarında Milli Birlik Komitesini idam kararlarını gizli celsede, zabıt tutmadan aldığını ifade ediyor.
İSMET PAŞA’DAN SİYASET DERSİ VE ATATÜRK
Anılarında merhum İsmet Paşa ile ilgili anılarına da yer veren Bozbeyli, Paşa’nın bir konuya öfkelendiğinde şu cevabı verdiğini açıklıyor:
"Ben evime hiçbir zaman politika götürmedim, götürmem. Evim benim huzur ülkemdir. Yalnız politikayı değil, dışardaki herhangi bir üzüntümü de götürmem oraya."
İsmet Paşa’ya göre Atatürk’ün en öne çıkan vasfı ‘politikacı, olmasıydı. Paşa’nın harp konusundaki görüşü ise şöyleymiş:
"Harbi başlatmak kolay da bitirmek zordur" Bozbeyi, bu sözün çok önemli olduğunu vurguluyor.
Anılarında Atatürk ile ilgili görüşlerine de yer veren Bozbeyli’ye göre; "Atatürk ile gelen en önemli bir numaralı yenilik, hukuka bağlı devlet nizamıdır, Atatürk şahsa bağlı olmaktan hukuka bağlılığı önemli gören bir insandı."
SİYASETİN CEMAATLER VE DİĞER GRUPLARLA İLİŞKİSİ
Ferruh Bozbeyli, Türk aydınının siyasette rol almasını çok önemli buluyor. Askeri kökenli olanların siyasete girmesini ise şu örnekle açıklıyor:
Süleyman Demirel 1969 seçimlerinde generalleri partiye kaydetti ama hiçbirini listeye koymadı.
Bozbeyli’ye göre "paşa olsun, profesör olsun, mebus olmak için geliyorlar" liste dolduruyorlar. Seçilmezlerse bir daha partiye uğramıyorlar. Tabii partili olanlar böyle adamları damgalıyor.
Adalet Parti’sinde görev yaptığı dönemde Süleymancılar ile Parti arasında önemli münasebetler kurulduğunu açıklayan Bozbeyli, dört veya beş Süleymancının mebus olduğunu belirtiyor.
Süleyman Demirel’in Süleymancılar ve Nurcularla iyi ilişkiler kurduğunu da anlatan Bozbeyli’ye göre bu dini grupların Meclis’te Süleymancılık veya Nurculuk yaptığını da hatırlamadığını anılarında açıklıyor.
DEMOKRAT PARTİDEN DEMOKRATİK PARTİYE GEÇİŞ
Merhum Bozbeyli’ye göre "Süleyman bey uygun kelam etmenin doğru söylemekten daha önemli olduğunu çok iyi bilen ve bunu ustalıkla yapan bir adamdı. Politikada da uygun kelam etmenin her zaman yeri olduğunu" bunun iyi bir şey olmasa da insanın yaptığını ifade ediyor.
Bozbeyli, 15 Ekim 1970 tarihinde Meclis başkanlığından istifa ediyor. Dilekçesine "Anayasamızın Meclis başkanına siyasi faaliyetlerini sınırlayan hükümlerin dışında kalmak ve milletvekilliği görevini serbestçe yapabilmek için Meclis başkanlığından istifa ediyorum." diye yazıyor. Ardından da 13 Kasım 1970 tarihinde Adalet Partisinden istifa ediyor.
18 Aralık 1970 tarihinde Demokratik Partinin kurucuları arasında yer alan Ferruh Bozbeyli, Başkan olarak görev yaptığı bu partiye 1970-1978 yılları arası sekiz yıl süreyle hizmet etti. 1973 seçimlerinde Demokratik Parti İstanbul Milletvekili seçildi.
DEMOKRATİK PARTİ DÖNEMİ VE 12 MART MUHTIRASI
Demokratik Partiye geçiş döneminde kendini hazır hissetmeyen ve endişeli olan Bozbeyli, Adalet Partisinden ayrılan arkadaşlarının teşvikiyle gönülsüz olarak yeni partinin kurucuları arasında yer alıyor ve partinin Genel Başkanı oluyor.
Partinin açılışında yaptığı konuşmada "Demokrasi demirbaşlık rejimi değildir. Tek adam sıfatı ancak Atatürk’e yakışır..." ifadesi partideki bazı arkadaşlarının tepkisine neden olmuş.
Yeni kurulan bir parti olarak 12 Mart muhtırasına da değinen Bozbeyli’ye göre "12 Mart Muhtırası verilmese belki de Türkiye’nin siyasi tablosu değişecekti."
Demokratik Parti, Meclis’te Muhtıranın okunmasına karşı çıkıyor, çünkü bunun hukuki dayanağının olmadığı ifade ediliyor.
Bozbeyli anılarında, ara rejim dönemlerinde insanların siyasetten uzaklaştığını, umutsuz olduklarını, umutsuz olmayınca tekrar demokrasiye dönüş olacak mı, olmayacak mı şeklinde tereddütlerin arttığını ifade ediyor.
Demokratik Parti’de olduğu dönemde 1973 ve 1977 seçimleri yapılıyor, ne var ki parti 1973 seçimlerinde gösterdiği başarıyı 1977 seçimlerinde gösteremiyor. 1973 seçimlerinde üçüncü olan parti, 5 Haziran 1977 tarihinde yapılan seçimlerde büyük oy kaybına uğruyor ve yalnızca bir milletvekili çıkarabiliyor.
Bozbeyli verdiği ani bir kararla 1977 seçimleri sonrası 16 Mayıs 1978 tarihinde partisinden istifa ediyor ve siyasi hayattan çekiliyor.
BOZBEYLİ’YE GÖRE SİYASET VE SONUÇ
Bozbeyli 1977 de yapılan seçim sonucunun kendini olumsuz etkilediğini ve halkın artık kendisini siyasette görmek istemediğini düşündüğünü anılarında ifade ediyor.
Onun siyasi hayatta gördüğü önemli hususlardan birisi şu: "Kötülükler ve yanlışlıklar sığınacak bir yer bulduğu müddetçe o yanlışlıklarla mücadele etmek daha zor oluyor. Onu himaye edenlerle de mücadele etmek gerekiyor. Kötülükler sığınacak bir yer bulmamalı, kötülükler ortada kalmalı ki, kimse sahip çıkmamalı ki, bir daha kötülük yapmaya korksun insanlar.,
Siyasetçinin kafasında en değerli şey; rakamların ifade ettiği şeydir. Çünkü siyasetçi bilir ki rakamlar seçim kazandırır insana.."
Başından geçip de çözemediği bir hususu ise şöyle açıklıyor:
"Bunlardan birisi şu: siyasetçi, kendi siyasetinin önüne hukuk ve ahlak çıktığı zaman tereddüte düşüyor, bir şey yapmak istiyor ama hukuka aykırı, kanunlara aykırı yahut ahlaka aykırı. İşte o zaman acaba ahlakı çiğnesem mi çiğnemesem mi? Çünkü o siyasetini yürütecek, yapsam mı yapmasam mı? Orası siyasetçinin imtihan olduğu yerdir. Bu imtihanı kazanan da var kazanmayan da var."
Bu bakış açısına göre günümüz siyasetçileri hukuka dayalı ahlaklı siyaseti kazanıyor mu, kaybediyor mu? Sorusu ile toplum olarak yüzleşmek zorundayız.
Merhum Ferruh Bozbeyli’yi vefatının dördüncü yıldönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 111698
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.