ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
KONUŞMACI: Prof. Dr. Sacit Adalı TARİH: 10.02.2024 Saat: 14 YER: Demokraside Birlik Vakfı Konferans Salonu Demokraside Birlik Vakfı ve İnsani Değerler Derneği yönetim kurullarınca her ay planlanan sohbetlerin bu haftaki konuşmacısı hukukçu, Anayasa Mahkemesi emekli üyelerinden Prof. Sacit Adalı oldu. Prof. Adalı geçmişte Vakıf konferans salonunda yeni anayasayla ilgili bir sohbeti olmuştu. Konferansın açılışı Vakıf Başkanı Mehmet Bozdemir tarafından yapıldı. Konuşmacı Prof. Sacit Adalı ve konuklara konferansa teşrifleri nedeniyle teşekkür eden Bozdemir, demokrasinin ülkemizin en önemli sorunu olarak gündemde kalmaya devam ettiğini, yeterince gelişmemiş olan demokrasimizin evrensel bir düzeye ulaşması amacıyla ‘Tam Demokrasi Platformu, oluşturduklarını ifade etti. Dünyada demokrasisi gelişmiş 24 ülke olduğunu, Türkiye’nin mevcut görüntüsü ve elde ettiği 435 puanla otoriter demokrasiye doğru gittiğini, demokrasi endeksi sıralamasında 103ncü sıralara gerilediğimizi dile getirdi. Bozdemir, konuşmacı Prof. Sacit Adalıyı konuklara takdim ettikten sonra, konferansın işleyişi konusunda bilgilendirip sözü Sayın Adalı’ya bıraktı. Aşağıda Sayın Prof. Sacit Adalı’nın yaptığı konuşmanın kısa bir özetini okuyacaksınız. ‘ Cenap Şehabettin’in güzel bir sözü var, ‘Hürriyetin hakiki aşıkları esirler değil, hürlerdir., Çünkü esirler, hürriyetin havasını bilmiyor, hürriyeti özgürlüğü tadan bilir. Demokrasi yalnız bize mahsus değil, tüm insanlığın ortak değeridir. Demokrasinin en bariz vasfı, kendini yetiştirmiş olgun insanların rejimi olmasıdır. 1960 lı yıllarda Vefa Lisesi öğrencisiyken bir hocam şöyle demişti: ‘Demokrasi, herkese eşit muamele eder ve her insanı kabiliyeti doğrultusunda yetiştirir. Demokrasi insanları eğitir., Herkes demokrasiyi sadece kendisi için istemeyecek. Demokrasi, ruh ve beden sağlığına önem verir. Kağıda ne kadar az yazılıyorsa toplum daha iyi idare ediliyor demektir. Durmadan hukuki metinler çıkarmak boş bir iştir. Toplumun otokontrolü şarttır. Geçen süreçte ince bir toplumdan, kaba bir topluma yöneldiğimizi gördük. İstanbul ilimizde kaos oluştu, yaşanmayacak bir kent oldu, çünkü herkes kendi kuralını kendi koyuyor. Demokrasi, bir hazmetme rejimidir, ağzımızla söylemek kolay önemli olan ruhen, bedenen yaşayabilmektir. Dini konularda bir tartışma çıkarıyoruz, kavga eden, sesini yükselten aşırıya kaçan kendini kabul ettiriyor. İnsana hak ettiği değeri vermeyip uyumlu olan değil, tartışmalı, kavgalı yanı itibar görüyor.Eskiden itibarlı yaşıyorduk, şimdi ise bu itibar kayboldu. İnsan kendini tartışma ve kavga ortamında buldu, bir selam vermeden geçip gidiyoruz. Gelenek, örf ve adetler cemiyette düzeni sağlar. Bunu beceremeyince demokrasiyle uyumlu olmuyor. Her şey kural ve kaidesine uyumlu olmalı. Mevki, makamın gücünden istifade edip, imtiyazlı bir konumda olmak istiyoruz. Demokrasi, bir evden, okuldan veya iş yerinden içeri girmemişse orada demokrasi var denilemez. Demokrasi, yer değiştirme rejimidir. Mevki, makam kimsenin tapulu yeri değildir. İdareci olmak, yapılan işe itina ve ihtimam göstermektir. Merkeziyetçi yönetim, kişinin olgun yetişmesini engelliyor. Düşünce dünyasının gelişmesi için çocuklarımızı daha iyi yetiştirmek gerekiyor. Aklı selim, kalbi selim ve zevki selim üç önemli değerdir. Hata rahmani, hatada ısrar şeytanidir. Her hataya ceza verilmemelidir, bilhassa çocuklarımız için. Katılımcı yönetim tarzında her insan, kendini ilgilendiren konularda müdahil olmalıdır. Ormanı, maden çıkarma uğruna kesmek geleceğimizi, gelecek nesli tehdit etmek demektir. Saygının, sevginin ve güvenin olduğu bir ortam, demokrasinin yaşandığı bir ortamdır. Akılla her şeyi çözdüğümüzü sanıyoruz. İyi duygularla bezenmemiş bir toplum, yoldan çıkmaya hazır bir toplumdur. Neşesiz bir toplum, huzursuz bir toplumdur. Demokratik ortam, insan olduğumuzu kabul etmek, tek söz sahibi olmamak, şöhret tutkunu olmamaktır. Şöhret, bir afettir. Emir kipiyle konuşmak, demokratik bir davranış tarzı değildir. Korkutmak, tahakküm etmek, ötekileştirmek doğru değildir. Müslüman, yanlış yapabilir fakat yalan söyleyemez. Kin, nefret, kıskançlık kötü bir hastalıktır. Ahlak kavramının yerlerde süründüğü ortam kötü bir ortamdır. Kötü ortam, demokrasinin yaşanmadığı ortamdır. Siyasi ahlak, ilim ahlakı, iş ahlakı ahlakın yaşanması gereken yerlerdir. Denge, ölçü, şeffaflık, hesap verilebilirlik, hoşgörülülük, empati yoksa o yer yaşanılabilir bir yer olmaz. Denge, ölçü, şeffaflık, hesap verilebilirlik, hoşgörü, empati yoksa böyle güven vermeyen bir ortamda yaşanılmaz. İnsanların paradan öte bir ruh gücü vardır. Ruh gücü parayla satılmaz. En kötü hallerimizden biri de uslüp ve usul meselesidir. Mütevazi insan kükreyerek konuşmaz. Suriye, Yemen gibi savaş ortamı içinde bulunan ülkelerden kaçan insanlar, daha zengin Müslüman ülkelere gitme yerine demokrasisi gelişmiş Avrupa ülkelerini tercih ediyorlar. Bu gerçek göz ardı edilmemesi gereken önemli bir gerçektir., Sohbetin ilk bölümü tamamlanmasının ardından ikinci bölümde soru cevap bölümünün ardından sohbet sona erdi. Hazırlayan: Atıf ÖZGEN, İDD Kurucu Üyesi ve Denetleme Kurulu Başkanı. e mail: ozgenatif@gmail.com
KONUŞMACI: Prof. Dr. Sacit Adalı
TARİH: 10.02.2024 Saat: 14
YER: Demokraside Birlik Vakfı Konferans Salonu
Demokraside Birlik Vakfı ve İnsani Değerler Derneği yönetim kurullarınca her ay planlanan sohbetlerin bu haftaki konuşmacısı hukukçu, Anayasa Mahkemesi emekli üyelerinden Prof. Sacit Adalı oldu.
Prof. Adalı geçmişte Vakıf konferans salonunda yeni anayasayla ilgili bir sohbeti olmuştu. Konferansın açılışı Vakıf Başkanı Mehmet Bozdemir tarafından yapıldı.
Konuşmacı Prof. Sacit Adalı ve konuklara konferansa teşrifleri nedeniyle teşekkür eden Bozdemir, demokrasinin ülkemizin en önemli sorunu olarak gündemde kalmaya devam ettiğini, yeterince gelişmemiş olan demokrasimizin evrensel bir düzeye ulaşması amacıyla ‘Tam Demokrasi Platformu, oluşturduklarını ifade etti. Dünyada demokrasisi gelişmiş 24 ülke olduğunu, Türkiye’nin mevcut görüntüsü ve elde ettiği 435 puanla otoriter demokrasiye doğru gittiğini, demokrasi endeksi sıralamasında 103ncü sıralara gerilediğimizi dile getirdi.
Bozdemir, konuşmacı Prof. Sacit Adalıyı konuklara takdim ettikten sonra, konferansın işleyişi konusunda bilgilendirip sözü Sayın Adalı’ya bıraktı. Aşağıda Sayın Prof. Sacit Adalı’nın yaptığı konuşmanın kısa bir özetini okuyacaksınız.
‘ Cenap Şehabettin’in güzel bir sözü var, ‘Hürriyetin hakiki aşıkları esirler değil, hürlerdir., Çünkü esirler, hürriyetin havasını bilmiyor, hürriyeti özgürlüğü tadan bilir. Demokrasi yalnız bize mahsus değil, tüm insanlığın ortak değeridir. Demokrasinin en bariz vasfı, kendini yetiştirmiş olgun insanların rejimi olmasıdır.
1960 lı yıllarda Vefa Lisesi öğrencisiyken bir hocam şöyle demişti: ‘Demokrasi, herkese eşit muamele eder ve her insanı kabiliyeti doğrultusunda yetiştirir. Demokrasi insanları eğitir.,
Herkes demokrasiyi sadece kendisi için istemeyecek. Demokrasi, ruh ve beden sağlığına önem verir. Kağıda ne kadar az yazılıyorsa toplum daha iyi idare ediliyor demektir. Durmadan hukuki metinler çıkarmak boş bir iştir. Toplumun otokontrolü şarttır. Geçen süreçte ince bir toplumdan, kaba bir topluma yöneldiğimizi gördük.
İstanbul ilimizde kaos oluştu, yaşanmayacak bir kent oldu, çünkü herkes kendi kuralını kendi koyuyor. Demokrasi, bir hazmetme rejimidir, ağzımızla söylemek kolay önemli olan ruhen, bedenen yaşayabilmektir.
Dini konularda bir tartışma çıkarıyoruz, kavga eden, sesini yükselten aşırıya kaçan kendini kabul ettiriyor. İnsana hak ettiği değeri vermeyip uyumlu olan değil, tartışmalı, kavgalı yanı itibar görüyor.Eskiden itibarlı yaşıyorduk, şimdi ise bu itibar kayboldu. İnsan kendini tartışma ve kavga ortamında buldu, bir selam vermeden geçip gidiyoruz.
Gelenek, örf ve adetler cemiyette düzeni sağlar. Bunu beceremeyince demokrasiyle uyumlu olmuyor. Her şey kural ve kaidesine uyumlu olmalı. Mevki, makamın gücünden istifade edip, imtiyazlı bir konumda olmak istiyoruz.
Demokrasi, bir evden, okuldan veya iş yerinden içeri girmemişse orada demokrasi var denilemez. Demokrasi, yer değiştirme rejimidir. Mevki, makam kimsenin tapulu yeri değildir. İdareci olmak, yapılan işe itina ve ihtimam göstermektir.
Merkeziyetçi yönetim, kişinin olgun yetişmesini engelliyor. Düşünce dünyasının gelişmesi için çocuklarımızı daha iyi yetiştirmek gerekiyor.
Aklı selim, kalbi selim ve zevki selim üç önemli değerdir.
Hata rahmani, hatada ısrar şeytanidir. Her hataya ceza verilmemelidir, bilhassa çocuklarımız için.
Katılımcı yönetim tarzında her insan, kendini ilgilendiren konularda müdahil olmalıdır. Ormanı, maden çıkarma uğruna kesmek geleceğimizi, gelecek nesli tehdit etmek demektir.
Saygının, sevginin ve güvenin olduğu bir ortam, demokrasinin yaşandığı bir ortamdır. Akılla her şeyi çözdüğümüzü sanıyoruz. İyi duygularla bezenmemiş bir toplum, yoldan çıkmaya hazır bir toplumdur. Neşesiz bir toplum, huzursuz bir toplumdur.
Demokratik ortam, insan olduğumuzu kabul etmek, tek söz sahibi olmamak, şöhret tutkunu olmamaktır. Şöhret, bir afettir.
Emir kipiyle konuşmak, demokratik bir davranış tarzı değildir. Korkutmak, tahakküm etmek, ötekileştirmek doğru değildir. Müslüman, yanlış yapabilir fakat yalan söyleyemez. Kin, nefret, kıskançlık kötü bir hastalıktır. Ahlak kavramının yerlerde süründüğü ortam kötü bir ortamdır. Kötü ortam, demokrasinin yaşanmadığı ortamdır.
Siyasi ahlak, ilim ahlakı, iş ahlakı ahlakın yaşanması gereken yerlerdir. Denge, ölçü, şeffaflık, hesap verilebilirlik, hoşgörülülük, empati yoksa o yer yaşanılabilir bir yer olmaz.
Denge, ölçü, şeffaflık, hesap verilebilirlik, hoşgörü, empati yoksa böyle güven vermeyen bir ortamda yaşanılmaz.
İnsanların paradan öte bir ruh gücü vardır. Ruh gücü parayla satılmaz. En kötü hallerimizden biri de uslüp ve usul meselesidir. Mütevazi insan kükreyerek konuşmaz.
Suriye, Yemen gibi savaş ortamı içinde bulunan ülkelerden kaçan insanlar, daha zengin Müslüman ülkelere gitme yerine demokrasisi gelişmiş Avrupa ülkelerini tercih ediyorlar. Bu gerçek göz ardı edilmemesi gereken önemli bir gerçektir.,
Sohbetin ilk bölümü tamamlanmasının ardından ikinci bölümde soru cevap bölümünün ardından sohbet sona erdi.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 668628
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.