En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

HUKUK VE DEMOKRASİNİN ALT YAPISI

KONUŞMACI: Prof. Dr. Sacit Adalı

TARİH: 10.02.2024 Saat: 14

YER: Demokraside Birlik Vakfı Konferans Salonu

Demokraside Birlik Vakfı ve İnsani Değerler Derneği yönetim kurullarınca her ay planlanan sohbetlerin bu haftaki konuşmacısı hukukçu, Anayasa Mahkemesi emekli üyelerinden Prof. Sacit Adalı oldu.

Prof. Adalı geçmişte Vakıf konferans salonunda yeni anayasayla ilgili bir sohbeti olmuştu. Konferansın açılışı Vakıf Başkanı Mehmet Bozdemir tarafından yapıldı.

Konuşmacı Prof. Sacit Adalı ve konuklara konferansa teşrifleri nedeniyle teşekkür eden Bozdemir, demokrasinin ülkemizin en önemli sorunu olarak gündemde kalmaya devam ettiğini, yeterince gelişmemiş olan demokrasimizin evrensel bir düzeye ulaşması amacıyla ‘Tam Demokrasi Platformu, oluşturduklarını ifade etti. Dünyada demokrasisi gelişmiş 24 ülke olduğunu, Türkiye’nin mevcut görüntüsü ve elde ettiği 435 puanla otoriter demokrasiye doğru gittiğini, demokrasi endeksi sıralamasında 103ncü sıralara gerilediğimizi dile getirdi.

Bozdemir, konuşmacı Prof. Sacit Adalıyı konuklara takdim ettikten sonra, konferansın işleyişi konusunda bilgilendirip sözü Sayın Adalı’ya bıraktı. Aşağıda Sayın Prof. Sacit Adalı’nın yaptığı konuşmanın kısa bir özetini okuyacaksınız.

‘ Cenap Şehabettin’in güzel bir sözü var, ‘Hürriyetin hakiki aşıkları esirler değil, hürlerdir., Çünkü esirler, hürriyetin havasını bilmiyor, hürriyeti özgürlüğü tadan bilir. Demokrasi yalnız bize mahsus değil, tüm insanlığın ortak değeridir. Demokrasinin en bariz vasfı, kendini yetiştirmiş olgun insanların rejimi olmasıdır.

1960 lı yıllarda Vefa Lisesi öğrencisiyken bir hocam şöyle demişti: ‘Demokrasi, herkese eşit muamele eder ve her insanı kabiliyeti doğrultusunda yetiştirir. Demokrasi insanları eğitir.,

Herkes demokrasiyi sadece kendisi için istemeyecek. Demokrasi, ruh ve beden sağlığına önem verir. Kağıda ne kadar az yazılıyorsa toplum daha iyi idare ediliyor demektir. Durmadan hukuki metinler çıkarmak boş bir iştir. Toplumun otokontrolü şarttır. Geçen süreçte ince bir toplumdan, kaba bir topluma yöneldiğimizi gördük.

İstanbul ilimizde kaos oluştu, yaşanmayacak bir kent oldu, çünkü herkes kendi kuralını kendi koyuyor. Demokrasi, bir hazmetme rejimidir, ağzımızla söylemek kolay önemli olan ruhen, bedenen yaşayabilmektir.

Dini konularda bir tartışma çıkarıyoruz, kavga eden, sesini yükselten aşırıya kaçan kendini kabul ettiriyor. İnsana hak ettiği değeri vermeyip uyumlu olan değil, tartışmalı, kavgalı yanı itibar görüyor.Eskiden itibarlı yaşıyorduk, şimdi ise bu itibar kayboldu. İnsan kendini tartışma ve kavga ortamında buldu, bir selam vermeden geçip gidiyoruz.

Gelenek, örf ve adetler cemiyette düzeni sağlar. Bunu beceremeyince demokrasiyle uyumlu olmuyor. Her şey kural ve kaidesine uyumlu olmalı. Mevki, makamın gücünden istifade edip, imtiyazlı bir konumda olmak istiyoruz.

Demokrasi, bir evden, okuldan veya iş yerinden içeri girmemişse orada demokrasi var denilemez. Demokrasi, yer değiştirme rejimidir. Mevki, makam kimsenin tapulu yeri değildir. İdareci olmak, yapılan işe itina ve ihtimam göstermektir.

Merkeziyetçi yönetim, kişinin olgun yetişmesini engelliyor. Düşünce dünyasının gelişmesi için çocuklarımızı daha iyi yetiştirmek gerekiyor.

Aklı selim, kalbi selim ve zevki selim üç önemli değerdir.

 Hata rahmani, hatada ısrar şeytanidir. Her hataya ceza verilmemelidir, bilhassa çocuklarımız için.

Katılımcı yönetim tarzında her insan, kendini ilgilendiren konularda müdahil olmalıdır. Ormanı, maden çıkarma uğruna kesmek geleceğimizi, gelecek nesli tehdit etmek demektir.

Saygının, sevginin ve güvenin olduğu bir ortam, demokrasinin yaşandığı bir ortamdır. Akılla her şeyi çözdüğümüzü sanıyoruz. İyi duygularla bezenmemiş bir toplum, yoldan çıkmaya hazır bir toplumdur. Neşesiz bir toplum, huzursuz bir toplumdur.

Demokratik ortam, insan olduğumuzu kabul etmek, tek söz sahibi olmamak, şöhret tutkunu olmamaktır. Şöhret, bir afettir.

Emir kipiyle konuşmak, demokratik bir davranış tarzı değildir. Korkutmak, tahakküm etmek, ötekileştirmek doğru değildir. Müslüman, yanlış yapabilir fakat yalan söyleyemez. Kin, nefret, kıskançlık kötü bir hastalıktır. Ahlak kavramının yerlerde süründüğü ortam kötü bir ortamdır. Kötü ortam, demokrasinin yaşanmadığı ortamdır.

Siyasi ahlak, ilim ahlakı, iş ahlakı ahlakın yaşanması gereken yerlerdir. Denge, ölçü, şeffaflık, hesap verilebilirlik, hoşgörülülük, empati yoksa o yer yaşanılabilir bir yer olmaz.

Denge, ölçü, şeffaflık, hesap verilebilirlik, hoşgörü, empati yoksa böyle güven vermeyen bir ortamda yaşanılmaz.

İnsanların paradan öte bir ruh gücü vardır. Ruh gücü parayla satılmaz. En kötü hallerimizden biri de uslüp ve usul meselesidir. Mütevazi insan kükreyerek konuşmaz.

Suriye, Yemen gibi savaş ortamı içinde bulunan ülkelerden kaçan insanlar, daha zengin Müslüman ülkelere gitme yerine demokrasisi gelişmiş Avrupa ülkelerini tercih ediyorlar. Bu gerçek göz ardı edilmemesi gereken önemli bir gerçektir.,

Sohbetin ilk bölümü tamamlanmasının ardından ikinci bölümde soru cevap bölümünün ardından sohbet sona erdi.

 

Hazırlayan: Atıf ÖZGEN, İDD Kurucu Üyesi ve Denetleme Kurulu Başkanı.
 
 
 

 Okunma Sayısı : 846

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 668628

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.