En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

OSMANLI PADİŞAHLARINI NASIL BİLİRSİNİZ ? (3)

Osmanlı İmparatorluğunun gelişip kökleşmesinde, sınırlarını genişletmesinde altı asrı geçen hükümranlığında, devletin başında olan padişahların tutum, davranış ve insani yanlarının büyük rolü olmuştur.

Padişahların içinde yaşadıkları ortam, yönetimdeki ehliyet ve liyakat, içte ve dışta gelişen olaylar, karar alma ve uygulama sürecinde yapılan müdahaleler başarılı olma yolunda önemli etkenlerin başında gelmiştir.

Kendilerine bilimi rehber edinen, İslami açıdan inançlarının bir gereği olarak Ulemaya saygıda kusur göstermeyen, azimli ve sabırlı olan; başkalarının fikrine saygılı olmakla beraber yönetimde etki altında kalmayan padişahlar başarılı bir yönetim modeli ortaya koymuşlardır.

Yönetimde zaaf gösteren, yakın çevresinin etkisi altında kalan, kararlarının arkasında duramayan, kendini yeni gelişmelere kapatmış zevk ve sefa alemine dalmış padişahlar ise Osmanlı’da çözülmeye ve gerilemeye neden olmuşlardır.

Şimdi günümüze kadar ulaşan bilgiler ışığında Hanedana mensup Osmanlı padişahlarının insani yönleri ile yönetimleri süresinde yaşanan ilk uygulamalar üzerinde duralım.

3. PADİŞAHLARIN  İNSANİ  YÖNLERİ

Şüphesiz padişahlarda insandı! Yetişip olgunlaşmalarında ve devlet yönetiminde tecrübe kazanmalarında kendilerine verilen eğitimin büyük rolü olmuştur.

Devletin Kurucusu Osman Gazi’nin vasiyetnamesinden; dinine bağlı, ulemaya saygılı, adaletli olmayı ilke edinmiş çalışkan bir kişiliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Oğlu, Orhan Gazi de halk tarafından sevilen, dengeli ve kararlı davranışları olan bir padişahtı.

Orhan Gazinin adına Tuğra çekilen ilk Osmanlı Beyi olduğu ifade edilir.

Padişahlardan 1. Mehmet’in yumuşak, tatlı dilli ve sabırlı olduğu, 2. Murad’ın ince ruhlu, adil ve merhametli olduğu, Sultan 2nci Bayezid’in takva sahibi, adalet ve merhametten ayrılmadığı, Yavuz’un sert tabiatlı, cesur, gösterişten hoşlanmayıp devlet malını israf etmediği oğlu Kanuni’nin de geniş düşünüp acele etmeyen bir yapıda olduğunu tarih kaydetmektedir.

1nci Murad, savaş meydanlarında şehit düşen tek Osmanlı Padişahı idi.

2nci Mehmet, fethin babası olarak kabul edilip FATİH lakabı ile anılan ve çağ açan hükümdar olarak tanınır.

2nci Selim, padişahların sefere çıkmaması geleneğini başlatmış, Osmanlı; 3ncü Murad döneminde en geniş sınırlarına ulaşmıştır.

1nci Ahmet’in Kanuni’den sonra padişahlar içinde devlet işleriyle yoğun şekilde uğraşan ilk padişah olduğu söylenir. Saltanatında Hanedan Veraset Sistemini değiştirip ‘Kardeş Katli, Yasasını kaldırıp; yerine ‘ailenin aklı başındaki en büyük üyesi padişah olur, sistemini getirmiştir.

1nci Mustafa Osmanlı tarihinde iki ayrı defa padişahlık yapmış, ilk defa padişahlığın babadan oğula geçmesi kuralını bozarak kardeşinin ardından tahta çıkmış; akıl sağlığı yerinde olmadığı için hiçbir kadınla evlenmediği ifade edilmektedir.

Genç yaşta padişah olan ve yenilikçi olarak bilinen 2nci Osman’ın ( Genç Osman diye de bilinir) tarihte eşine az rastlanır bir şekilde tahttan indirilerek Yedikule Zindanların da boğdurulması günümüzde bir hüznün ve acının terennümü olarak roman yazarlarına ve tiyatro oyunlarına konu olmuştur.

Padişahlardan 4ncü Murad’ın tütün ve afyondan nefret etmesine karşın içkiye düşkün olduğu; Kanuni’den 55 yıl sonra ordunun başında sefere çıkan ilk Osmanlı Padişahı olduğunu da tarihten öğrenmekteyiz.

1nci İbrahim’in kardeşleri öldürüldüğünden korku içinde büyüdüğü, 2nci Ahmet’in İslamiyet’e hizmet konusunda kendisini sorumlu hissettiği; 1nci Mahmut’un zeki, anlayışlı, hamiyetli ve lütufkar olduğu, yönetimde istişare de bulunduğu, 3ncü Osman’ın  yumuşak karakterli olmasına karşın yalanı ve rüşveti sevmediği tarihten aktarılan bilgiler arasındadır.

4ncü Mustafa’nın acımasız tabiatı ve ihtiraslı kişiliği nedeniyle ülkede kaos ortamının doğmasına yol açtığı, 2nci Mahmut’un yumuşak huylu olmasına rağmen son derece azimli ve hırslı bir yapıda; siyaseten yargılama olmaksızın idam yetkisini kullanan son padişah olduğu; 5nci Murat’ın kibar ve nazik; 2nci Abdülhamit’in ise çok çalışkan, çağının modern insanlarından olup dindar bir kişilik yapısına sahip olduğu günümüze kadar ulaşan bilgiler arasındadır.

4. OSMANLI PADİŞAHLARINDAN ÖZLÜ SÖZLER

Padişahların devlet yönetimi veya yaşam tecrübelerinden hareketle söyledikleri; tarihe iz bırakan sözleri; onların kişilik yapısını ve olaylara bakışlarını da açıklayan bir özelliğe sahiptir.

Şimdi değişik kaynaklardan derlediğimiz bu sözleri sıralayalım:

• Devletin Kurucusu Osman Gazi’nin vasiyetnamesinden: 1.‘Davamız, kuru kavga ve cihangirlik kavgası değildir., 2. ‘Bir yeri elde tutmak, o yeri fethetmekten daha zordur.,

• ‘ Adaletin en kötüsü geç tecelli edendir. Sonunda hüküm isabetli olsa da, geciken adalet zulümdür. (Orhan Gazi)

• 1.’İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım., 2. Ey Konstantini’ye, ya sen beni alırsın, ya da ben seni alırım., (Fatih Sultan Mehmet)

• ‘Yenileceğinden korkan daima yenilir., (Yıldırım Bayezid)

• Yavuz Sultan Selim’in vasiyetinden: 1.‘ Benim altınla doldurduğum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Hümayun benim mührüm ile mühürlensin., Yavuz’un bu vasiyeti tutulmuş, ancak sonra gelen padişahlardan hiçbiri hazineyi dolduramamış…

2. ‘Devletleri yıkan tüm hatanın altında, nice gururun gafleti yatar., 3. ‘Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür., (Yavuz Sultan Selim )

• ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi/ Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi., (Kanuni Sultan Süleyman)

• ‘ Bağdat’ı almaya çalışmak, Bağdat’ın kendisinden daha mı güzel ne! ( 4ncü Murat )

• 2nci Ahmet’in tahta çıkarken söylediği söz: ‘Ben saltanata talip değildim. Allah’ü Teala fazlı kereminden bu aciz kuluna nasip eyledi. Bu nimetin şükrünü eda edemem.,

• Sultan 1nci Mahmut’un yaptığı ürünleri pazarda sattırırken Vezirinin: ‘Padişahım, bu milletin hazinesi sizindir. Niçin bu şekilde uğraşırsınız, demesi üzerine verdiği cevap: ‘Milletin hazinesini millete harcamak gerek. İnsanın alın teri ile kazandığı paranın zevki bir başkadır.,

• 1. ‘Savaş yalnız sınırlarda olmaz. Savaş, bir milletin topyekun ateşe girmesidir. Eğer bir bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi, yenilgi kaderdir.,

2.’Beni evhamlı sanıyorlardı. Hayır! Ben sadece gafil değildim, o kadar. Kırk yıl şu devletlerin birbirine düşmesini bekledim. Onlar birbirine düştü, şimdi ben tahtta değilim., 

3. Sınayarak öğrendim ki, iki kişinin bildiği şey sır olmaktan çıkıyor.,(2nci Abdülhamit Han)

Tarih, geçmişte yaşananlardan ders çıkarmak; muhtemel hataların önüne geçmek, geçmişle gelecek arasında sağlıklı bir bağ oluşturmak için var olan bir bilim dalıdır.

Bu yazıdaki amaçta; tarihin kaydettiği bilgiler ışığında Osmanlı Devletinde yaşanmış olanlara kendi penceremizden bir ışık tutmaktır. Derlediğimiz bilgilerin okuyucunun tarih bilgisine katkıda bulunacağı inancını taşımaktayım. Tarihi gerçeklere ters düştüğünü iddia edenler için sayfamız eleştirilere açıktır.

 
Atıf  ÖZGEN (*)
(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com
 
 

 Okunma Sayısı : 2972

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 272942

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.