ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Sağlıklı yaşam, insan ömrü süresince değerini kaybetmeyen önemli bir yaşam göstergesidir. Yaşlanmadan önce gençliğin kıymetini bilmek ne kadar önemli ise hastalanmadan önce sağlığın kıymetini bilmekte o derece önemlidir. İnsanların ellerindeki kıymetleri değerini kaybettikten sonra anlaması, ne yazık ki kaybedilen sağlık açısından bir anlam ifade etmemektedir. İnsani gelişim açısından da uzun ve sağlıklı bir yaşam önemli bir gösterge olarak kabul edilmekte, her ülke için ayrı ayrı hesaplanan ‘ortalama yaşam süresi, sağlık sistemlerinin gelişiminde dikkate alınmaktadır. İnsani gelişim endeksi olarak her yıl ülkeler bazında Birleşmiş Milletlerce hesabı yapılan okur yazarlık oranı, kişi başına düşen gelir ve sağlıklı yaşam göstergeleri ülke olarak bulunduğumuz konum ve insanlara verdiğimiz değer açısından da bir anlam ifade etmektedir. İnsan sağlığının korunması çalışmaları, tarihi bir geçmişi bulunan halen tıp biliminde değişik yönleri üzerinde bilimsel çalışmaların devam ettiği sağlıkla bağlantılı önemli bir alandır. Yapılan çalışmaların özünde insan sağlığının korunması bir ilke olarak benimsenmiş olmakla beraber burada yatan önemli gerçek insana verilen değerdir. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ VE İNSAN SAĞLIĞI Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) 1948 yılında ABD de kurulmuş, merkezi Cenevre’de Birleşmiş Milletlere bağlı olan ve toplum sağlığıyla ilgili uluslar arası çalışmalar yapan bir örgüttür. Örgütün Anayasa’sı 22 Temmuz 1946 tarihinde 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalanmıştır. Anayasa’sının yürürlüğe girdiği 7 Nisan 1948 tarihinin yıl dönümü her yıl ‘’ Dünya Sağlık Günü,, olarak kutlanmaktadır. Örgütün tanımlamalarına göre sağlıklı olma, bedensel, zihinsel, ve toplumsal olarak tam bir iyilik hali demektir. İnsan sağlığı dün olduğu gibi bugünde, yaşam devam ettiği müddetçe önemini koruyan bir kavramdır. Her insan için ‘önce sağlık, ilkesi göz ardı edilmemesi gereken temel bir ilkedir. Örgüt, dünya genelinde insan sağlığının iyileştirmesi amacıyla görevlerini de belirlemiştir. Bu görevler incelendiğinde sağlık çalışmaları bir bütün olarak ele alınmakta, koruyucu hekimlik, ruh sağlığı, ana ve çocuk sağlığı konularında ilgili kuruluşlar harekete geçirilerek teşvik edici rehberlik faaliyetleri desteklenmektedir. Amaç; sağlık alanında insanın karşılaşabileceği sorunlara toplumsal duyarlılık gösterilerek insana verilen değerin önemine dikkat çekmektir. Sağlığa verilen önem uluslar arası kuruluşlarca tescil edilmiş olup, bu kuruluşlar arasında sağlık sisteminin geliştirilmesine ve süratli diyalog sağlanmasına yönelik her türlü faaliyet destek görmeye muhtaçtır. Çünkü günümüzde dünya genelinde görülen ve insan sağlığını tehdit eden hastalıklar, doğal felaketler, yetersiz beslenme, yoksulluk, sağlık tesisi, ilaç ve hekim yoksunluğunun sağlıkta yol açtığı sorunlar ancak uluslar arası işbirliği ve diyalog rehberliğinde insan odaklı yaklaşımlarla çözülebilir. TÜRKİYE’DE SAĞLIK SİSTEMİ Ülkemizde Sağlık Bakanlığı sağlık hizmetlerinin sunumunda etkin bir rol üstlenmiş durumdadır. Sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde sağlık kuruluşlarının tek çatı altına alınması, 5510 Sayılı Genel Sağlık Sigortası Kanununun çıkarılarak 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi ayrıca 5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunun 12. maddesi ile de Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün oluşturulması yakın tarihte sağlık alanında atılan önemli adımların başında gelmektedir. 5502 Sayılı Yasa ile kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı bir kuruluş olup, Kurum bünyesinde yer alan Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü yapılandırılırken sağlıkta hizmet sunumu ile finansmanının birbirinden ayrı olması ilkesi esas alınmıştır. Hizmet sunumu, Sağlık Bakanlığınca planlanırken, bu hizmetlerin fiyatlandırılması hastane-eczane-kurum arasındaki geri ödeme işlemleri SGK tarafından yerine getirilmektedir. Bakanlıkça yürütülen ve Sağlık Bakanınca açıklanan sağlık politikalarının özünde, sağlık hizmetlerinin başarıya ulaşmasında 3 ana husus ifade edilmiştir. Bunlar: 1. Vatandaşların sağlık hizmetlerinden ne kadar memnun olduğu. 2. Halkın sağlık durumunun nereye gittiği. 3. Sağlık harcamalarının hırpalayıcı yönünden halkın etkilenme durumu. Bu 3 temel husus vatandaşa yönelik sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve değerlendirilmesinde dikkate alınması zorunlu ilkeleri kapsamaktadır. Sağlığı iyileştirme çalışmaları, Anayasamızın öngördüğü hedefler doğrultusunda, insan odaklı olduğu müddetçe yaşam şüphesiz daha bir anlamlı olacaktır. Günümüzde sağlık hizmetlerinin vatandaşa ulaştırılmasında hekim-hastane-hasta üçlüsü önemli bir rol oynamaktadır. Bu üçlü birlikte değerlendirilirken hasta var ancak hekim ve hastane sayısı yeterli düzeyde değilse, sağlık tesislerinin alt yapılarında da önemli sorunlar yaşanıyorsa hastalar zor koşullarla karşı karşıya demektir. Ülkemizdeki sağlık sisteminin işleyişine baktığımızda arzu edilmemekle birlikte üzerinde durulması zorunlu sağlık sorunlarının yaşandığı gözlenmektedir. Bu sorunların belli başlıcaları şu şekilde sıralanabilir: Yanlış teşhis ve tedavi sonucu ölümler. İnsanların hastane, hastane dolaştırılması. Özellikle acil servislerden başka hastanelere yapılan sevklerde insanların zor durumlarda kalması. Koruyucu sağlık hekimliği ve ruh sağlığı hizmetlerinin yetersiz düzeyde olması. Sağlık tesisi ve sağlık elemanı alanında görülen eksikliklerin devam etmesi. Primsiz ödemeler ve gelir düzeyi açısından sağlık hizmetlerine ulaşım açık olmakla beraber yoksul vatandaşların sağlığa ulaşımda maddi olarak zorlanması. Görülüyor ki sağlık sistemimizdeki yeni gelişmeler ve bu konuda gösterilen tüm çabalara rağmen insanı mutsuz kılan, yalnızlaştıran uygulamalar devam etmektedir. Geçmişe göre önemli gelişmelerin olduğu da inkar edilemez. Ancak yeni uygulamaların insani dikkate alan, yücelten değerlerle takviye edilmesi de şarttır. Çünkü, amaç; insan sağlığının korunması yanında sevgi ve hoşgörü ortamı ile insanlar arası diyalogu geliştirmek olmalıdır. Sağlık alanında dünya genelinde yaşanan gelişmelere baktığımızda, insan sağlığının korunması yolunda çığır açacak gelişmelere tanık olmaktayız. Bu gelişmelerin başında Dijital sağlık hizmetleri gelmektedir. Bu tür hizmetlerin öncülüğünü ise Danimarka yapmaktadır. Sağlıkla ilgili ölçümlerin elektronik cihazlarla kayıt edilmesi, bu kayıtların Blue-tooth bağlantısı ile hastanın hekimine gönderilmesi, hastanın üniversite ile web kamerası aracılığı ile görüşmesi, özel sağlık kayıtlarının internetten incelenmesi tele-tıp alanındaki uygulamalardan bazılarıdır. Günümüzde bedensel muayenenin rolü giderek azalmaktadır. Artık görüntüleme çağındayız. Bu tür gelişmeler insanı insan yapan değerlerle takviye edildiği müddetçe, insanın yalnızca sağlıkla ilgili sorunları çözülmekle kalmayacak, insan yaşama ve çevresine daha çok bağlanacaktır. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu Üyesi. Eğitim, Sağlık, Araştırma, Bilim ve Teknoloji Kurulu Başkanı. (30.09.2010)
Sağlıklı yaşam, insan ömrü süresince değerini kaybetmeyen önemli bir yaşam göstergesidir. Yaşlanmadan önce gençliğin kıymetini bilmek ne kadar önemli ise hastalanmadan önce sağlığın kıymetini bilmekte o derece önemlidir. İnsanların ellerindeki kıymetleri değerini kaybettikten sonra anlaması, ne yazık ki kaybedilen sağlık açısından bir anlam ifade etmemektedir.
İnsani gelişim açısından da uzun ve sağlıklı bir yaşam önemli bir gösterge olarak kabul edilmekte, her ülke için ayrı ayrı hesaplanan ‘ortalama yaşam süresi, sağlık sistemlerinin gelişiminde dikkate alınmaktadır. İnsani gelişim endeksi olarak her yıl ülkeler bazında Birleşmiş Milletlerce hesabı yapılan okur yazarlık oranı, kişi başına düşen gelir ve sağlıklı yaşam göstergeleri ülke olarak bulunduğumuz konum ve insanlara verdiğimiz değer açısından da bir anlam ifade etmektedir.
İnsan sağlığının korunması çalışmaları, tarihi bir geçmişi bulunan halen tıp biliminde değişik yönleri üzerinde bilimsel çalışmaların devam ettiği sağlıkla bağlantılı önemli bir alandır. Yapılan çalışmaların özünde insan sağlığının korunması bir ilke olarak benimsenmiş olmakla beraber burada yatan önemli gerçek insana verilen değerdir.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ VE İNSAN SAĞLIĞI
Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) 1948 yılında ABD de kurulmuş, merkezi Cenevre’de Birleşmiş Milletlere bağlı olan ve toplum sağlığıyla ilgili uluslar arası çalışmalar yapan bir örgüttür. Örgütün Anayasa’sı 22 Temmuz 1946 tarihinde 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalanmıştır. Anayasa’sının yürürlüğe girdiği 7 Nisan 1948 tarihinin yıl dönümü her yıl ‘’ Dünya Sağlık Günü,, olarak kutlanmaktadır.
Örgütün tanımlamalarına göre sağlıklı olma, bedensel, zihinsel, ve toplumsal olarak tam bir iyilik hali demektir. İnsan sağlığı dün olduğu gibi bugünde, yaşam devam ettiği müddetçe önemini koruyan bir kavramdır. Her insan için ‘önce sağlık, ilkesi göz ardı edilmemesi gereken temel bir ilkedir.
Örgüt, dünya genelinde insan sağlığının iyileştirmesi amacıyla görevlerini de belirlemiştir. Bu görevler incelendiğinde sağlık çalışmaları bir bütün olarak ele alınmakta, koruyucu hekimlik, ruh sağlığı, ana ve çocuk sağlığı konularında ilgili kuruluşlar harekete geçirilerek teşvik edici rehberlik faaliyetleri desteklenmektedir. Amaç; sağlık alanında insanın karşılaşabileceği sorunlara toplumsal duyarlılık gösterilerek insana verilen değerin önemine dikkat çekmektir.
Sağlığa verilen önem uluslar arası kuruluşlarca tescil edilmiş olup, bu kuruluşlar arasında sağlık sisteminin geliştirilmesine ve süratli diyalog sağlanmasına yönelik her türlü faaliyet destek görmeye muhtaçtır. Çünkü günümüzde dünya genelinde görülen ve insan sağlığını tehdit eden hastalıklar, doğal felaketler, yetersiz beslenme, yoksulluk, sağlık tesisi, ilaç ve hekim yoksunluğunun sağlıkta yol açtığı sorunlar ancak uluslar arası işbirliği ve diyalog rehberliğinde insan odaklı yaklaşımlarla çözülebilir.
TÜRKİYE’DE SAĞLIK SİSTEMİ
Ülkemizde Sağlık Bakanlığı sağlık hizmetlerinin sunumunda etkin bir rol üstlenmiş durumdadır. Sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde sağlık kuruluşlarının tek çatı altına alınması, 5510 Sayılı Genel Sağlık Sigortası Kanununun çıkarılarak 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi ayrıca 5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunun 12. maddesi ile de Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün oluşturulması yakın tarihte sağlık alanında atılan önemli adımların başında gelmektedir.
5502 Sayılı Yasa ile kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı bir kuruluş olup, Kurum bünyesinde yer alan Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü yapılandırılırken sağlıkta hizmet sunumu ile finansmanının birbirinden ayrı olması ilkesi esas alınmıştır. Hizmet sunumu, Sağlık Bakanlığınca planlanırken, bu hizmetlerin fiyatlandırılması hastane-eczane-kurum arasındaki geri ödeme işlemleri SGK tarafından yerine getirilmektedir.
Bakanlıkça yürütülen ve Sağlık Bakanınca açıklanan sağlık politikalarının özünde, sağlık hizmetlerinin başarıya ulaşmasında 3 ana husus ifade edilmiştir. Bunlar:
1. Vatandaşların sağlık hizmetlerinden ne kadar memnun olduğu.
2. Halkın sağlık durumunun nereye gittiği.
3. Sağlık harcamalarının hırpalayıcı yönünden halkın etkilenme durumu.
Bu 3 temel husus vatandaşa yönelik sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve değerlendirilmesinde dikkate alınması zorunlu ilkeleri kapsamaktadır. Sağlığı iyileştirme çalışmaları, Anayasamızın öngördüğü hedefler doğrultusunda, insan odaklı olduğu müddetçe yaşam şüphesiz daha bir anlamlı olacaktır. Günümüzde sağlık hizmetlerinin vatandaşa ulaştırılmasında hekim-hastane-hasta üçlüsü önemli bir rol oynamaktadır. Bu üçlü birlikte değerlendirilirken hasta var ancak hekim ve hastane sayısı yeterli düzeyde değilse, sağlık tesislerinin alt yapılarında da önemli sorunlar yaşanıyorsa hastalar zor koşullarla karşı karşıya demektir. Ülkemizdeki sağlık sisteminin işleyişine baktığımızda arzu edilmemekle birlikte üzerinde durulması zorunlu sağlık sorunlarının yaşandığı gözlenmektedir. Bu sorunların belli başlıcaları şu şekilde sıralanabilir:
Bu 3 temel husus vatandaşa yönelik sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve değerlendirilmesinde dikkate alınması
Yanlış teşhis ve tedavi sonucu ölümler.
İnsanların hastane, hastane dolaştırılması.
Özellikle acil servislerden başka hastanelere yapılan sevklerde insanların zor durumlarda kalması.
Koruyucu sağlık hekimliği ve ruh sağlığı hizmetlerinin yetersiz düzeyde olması.
Sağlık tesisi ve sağlık elemanı alanında görülen eksikliklerin devam etmesi.
Primsiz ödemeler ve gelir düzeyi açısından sağlık hizmetlerine ulaşım açık olmakla beraber yoksul vatandaşların sağlığa ulaşımda maddi olarak zorlanması.
vatandaşların sağlığa ulaşımda maddi olarak zorlanması.
Görülüyor ki sağlık sistemimizdeki yeni gelişmeler ve bu konuda gösterilen tüm çabalara rağmen insanı mutsuz kılan, yalnızlaştıran uygulamalar devam etmektedir. Geçmişe göre önemli gelişmelerin olduğu da inkar edilemez. Ancak yeni uygulamaların insani dikkate alan, yücelten değerlerle takviye edilmesi de şarttır. Çünkü, amaç; insan sağlığının korunması yanında sevgi ve hoşgörü ortamı ile insanlar arası diyalogu geliştirmek olmalıdır.
Sağlık alanında dünya genelinde yaşanan gelişmelere baktığımızda, insan sağlığının korunması yolunda çığır açacak gelişmelere tanık olmaktayız. Bu gelişmelerin başında Dijital sağlık hizmetleri gelmektedir. Bu tür hizmetlerin öncülüğünü ise Danimarka yapmaktadır.
Sağlıkla ilgili ölçümlerin elektronik cihazlarla kayıt edilmesi, bu kayıtların Blue-tooth bağlantısı ile hastanın hekimine gönderilmesi, hastanın üniversite ile web kamerası aracılığı ile görüşmesi, özel sağlık kayıtlarının internetten incelenmesi tele-tıp alanındaki uygulamalardan bazılarıdır.
Günümüzde bedensel muayenenin rolü giderek azalmaktadır. Artık görüntüleme çağındayız. Bu tür gelişmeler insanı insan yapan değerlerle takviye edildiği müddetçe, insanın yalnızca sağlıkla ilgili sorunları çözülmekle kalmayacak, insan yaşama ve çevresine daha çok bağlanacaktır.
Atıf ÖZGEN
İDD Kurucu Üyesi. Eğitim, Sağlık, Araştırma, Bilim ve Teknoloji Kurulu Başkanı. (30.09.2010)
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 99558
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.