ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Güneş sistemi içinde yer alan gezegenlerden biri de üzerinde yaşadığımız dünya. Dünya , insanlık tarihini üzerinde barındırmış günümüze kadar milyarlarca insanın geçici olarak konakladığı bir mekan. İnsan yaratılışından bu güne dünyayı kendine mekan kılmış. Yaşadıklarını gözlemlemiş , canlı bir varlık olarak dünyaya hakim olmaya çalışmış. Dünya üzerinde günümüze kadar değişik medeniyetler kurulmuş. İnsanoğlu yaşadıkça görmüş ki bu dünyada hancı yok , ancak yolcu çok !.. Hancının misyonu ile yolcunun misyonu farklı ,farklı. Yolcu olanların sahip olduğu her şey geçici. Bu nedenle yolcular sahip oldukları emanetin kıymetini iyi bilmek zorunda. Dünya dediğimiz misafirhanede , varlıklar aleminde , sonsuz olan bir şey yok. Her canlı sonlu ve ezelden taktir edilmiş bir yaşama sahip. Ömür dediğimiz şeyinde bir anlamı olmalı. İnsan yaşamına bir şey katmalı. Yaratılış felsefesine uygun hareket eden insanlar , ömürlerinden geçen her saniyenin kıymetini idrak eden insanlardır. Bu insanlar için zaman kıymetlidir , çünkü kaybedilince yeri doldurulamayan tek şey zamandır. YAŞAMIN SIRRI VE ZAMAN Yaşamdan beklentisi olan insanlar için zaman en güzel şekilde işlenmesi gerekli bir kavramdır. Arının kovanı işlemesi ne kadar anlamlı ise insanın zamanı işlemesi de o derece anlamlıdır. Yaşamın sırrı , yaşamın içinde gizli . Yaşamın içini dokuyanlar yaşamdan mutlu , dokumayıp dışında kalanlar yaşamdan mutsuz. Yaşamın içinden türlü güzellikler çıkarıyor , bu güzellikleri değerlendiriyorsak yaşama gülümsüyoruz. Değerlendirmeyip dışında kalıyorsak yaşama küsüyoruz. Yaşam canlılar için sınırlıda olsa , insan üzerine kurulmuş. Yaşama açılan pencere insan için güneş doğunca açılıyor , gece olunca kapanıyor. Her gün insan için yeni bir başlangıç. Umudu canlı tutmak , geleceğe güvenle bakmak , güzelliklere yelken açmak yaşamdan beklentisi olanlar için vazgeçilmez tutkulardır. Yaşama açılan pencere ne yazık ki her zaman bize aradığımız güzellikleri göstermiyor. Karanlık ve puslu havayı sevenler, yaşama sırt çevirenler , iyiliklerden değil kötülüklerden medet umanlar ,yaşamın önüne değişik engeller koyanlar yaşamı anlamsızlaştırıyor. Gerçekte hiçbir insan doğuş fıtratı gereği , yaşama küskün katılmıyor. Her insanın yaşamdan değişik beklentileri var. Yaşanılan ortam , ekonomik durum , eğitim düzeyi insanların yaşamdan beklentilerini etkileyen önemli faktörlerdir. İnsanın yaşadığı ortamı etkileyen ve kötüleştiren koşullar sürdüğü müddetçe iyimserliğin yerini kötümserlik almakta , insanlığa giden yolda engeller oluşmaktadır. Toplumsal yaşamı da tehdit eden ve insanlıkla bağdaşmayan olay ve davranışların önüne geçilebilmesi içinde bir arayış şarttır. Toplumsal yapıyı zenginleştiren ve genellikle sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği , kamu kurumlarınca da destek gören insani girişimler günümüzde de sürdürülmektedir. İnsanlığın gelişimi , insanın yüce değerlere sahip olması , güzelliklerin insanlığı kuşatması açılarından zengin diyebileceğimiz bir tarihe sahibiz. YOLUMUZ İNSANLIK YOLU Gerçek anlamda insan olma , insani değerleri yaşama ve yaşatma konusunda önemli sorumluluklar yüklenmiş olan bir milletin mensupları olarak bugünde bu değerlere sahip çıkılması gereken bir süreçten geçmekteyiz. Türk toplumu uzunca bir süredir , yabancı kültürler ile yabancılaşma telkinlerinin etkisi altında kalmış , kültürel değerlerinin erozyona uğradığını kendini ayakta tutan manevi değerlere sırt çevrildiğini artık fark etmiştir. Yabancılaşma sonucu bireyde , ailede ve toplumun değişik kesimlerinde görülen kültürel yozlaşma aynı toplumun bireyleri arasına set çekmiş ve insani değerlerin zaafa uğramasına yol açmıştır. Bu durum , insani değerlerin canlanması , insanlar arası ilişkilerin yeniden ve sağlıklı olarak güçlenmesi arayışlarını beraberinde getirmiştir. Bir sivil toplum kuruluşu olarak 06.03. 2009 tarihinde Ankara’da kurulan İnsani Değerler Derneği kuruluş felsefesi olarak , insanımızın mutluluğunu , toplumsal uzlaşmayı , barış ve demokrasinin güçlenmesini esas almıştır. Kuruluşundan bu yana geçen 1 yılı geçen bir sürede düzenlediği sempozyum ,panel ve tanıtım etkinlikleri ile faaliyetlerini sürdüren Dernek 2010 yılı haziran ayında belirlediği ‘ YOL HARİTASINI , yayınlamış bulunmaktadır. Yol Haritası , ile insanlarımızın , özel , resmi kurum ve kuruluşlara , siyaset erbabına , değerler krizinin yaşandığı bir dönemde aşağıda sıralayacağımız hususlarda gerçekleştireceği faaliyetlerin müjdesini vermiştir. Ailede insani değerlerin etkin bir şekilde yaşanması için anne ve babaların eğitimleriyle ilgili projeler geliştirilecek ve programlar yapılacaktır. Eğitim- öğretim kurumlarının insani değerleri yaşanabilir hale getirebilen en önemli kurumlar olduğu bilinci içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer eğitim kurumları ile çok yakın çalışma ve işbirliği içerisinde olunacaktır. Siyasette insani değerlerin etkin bir konuma getirilmesi için acilen proje üretilmesi çalışmalarına hız verilecektir. Siyasi liderlerin sık sık bir araya gelmeleri ve topluma barış , uzlaşma mesajları verme konusu üzerinde her vatandaş düşünmeye ve araştırmaya davet edilmektedir. Siyasi parti üyelerine ‘İnsani Değerler , konulu konferanslar ve toplantılar düzenlenecektir. Çalışma hayatında insani değerlerin etkin bir şekilde yaşanması ve yaşatılması için , Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı , sendikalar ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlarca ortak çalışmalar yapılacak ve projeler üretilecektir. Medya , değerlerimiz açısından dikkatle takip edilecek , iyi ve güzel programlar ödüllendirilecek ve teşvik edilecektir. ‘ İnsani Değerler , konulu senaryo , dizi , film , hikaye , şiir , roman v.b yarışmalar tertip edilecektir. İnsanlık ve değerler krizinin yaşandığı günümüzde , ne kadar çok para , ne kadar yüksek makam, o kadar huzur ve mutluluk yanılgısının son bulması ve insani değerlerimizin hayata geçirilmesi çalışmalarına devam edilecektir. Görüldüğü gibi Derneğin yeni yol haritası insanlarımız arasında kardeş ve dostluğu güçlendirici , geleceğe yönelik önemli mesajlar içermektedir. Yol haritasında özü verilen bu mesajlara sahip çıkma noktasında gerekli hassasiyeti toplum olarak gösterdiğimiz takdirde bizden sonra gelecek kuşağa yaşanacak güzel şeyler bırakabileceğiz demektir. Atıf ÖZGEN IDD Kurucu Üyesi , Eğitim, Sağlık, Araştırma, Bilim ve Teknoloji Kurulu Başkanı
Güneş sistemi içinde yer alan gezegenlerden biri de üzerinde yaşadığımız dünya. Dünya , insanlık tarihini üzerinde barındırmış günümüze kadar milyarlarca insanın geçici olarak konakladığı bir mekan.
İnsan yaratılışından bu güne dünyayı kendine mekan kılmış. Yaşadıklarını gözlemlemiş , canlı bir varlık olarak dünyaya hakim olmaya çalışmış. Dünya üzerinde günümüze kadar değişik medeniyetler kurulmuş.
İnsanoğlu yaşadıkça görmüş ki bu dünyada hancı yok , ancak yolcu çok !.. Hancının misyonu ile yolcunun misyonu farklı ,farklı. Yolcu olanların sahip olduğu her şey geçici. Bu nedenle yolcular sahip oldukları emanetin kıymetini iyi bilmek zorunda.
Dünya dediğimiz misafirhanede , varlıklar aleminde , sonsuz olan bir şey yok. Her canlı sonlu ve ezelden taktir edilmiş bir yaşama sahip. Ömür dediğimiz şeyinde bir anlamı olmalı. İnsan yaşamına bir şey katmalı.
Yaratılış felsefesine uygun hareket eden insanlar , ömürlerinden geçen her saniyenin kıymetini idrak eden insanlardır. Bu insanlar için zaman kıymetlidir , çünkü kaybedilince yeri doldurulamayan tek şey zamandır.
YAŞAMIN SIRRI VE ZAMAN
Yaşamdan beklentisi olan insanlar için zaman en güzel şekilde işlenmesi gerekli bir kavramdır. Arının kovanı işlemesi ne kadar anlamlı ise insanın zamanı işlemesi de o derece anlamlıdır.
Yaşamın sırrı , yaşamın içinde gizli . Yaşamın içini dokuyanlar yaşamdan mutlu , dokumayıp dışında kalanlar yaşamdan mutsuz. Yaşamın içinden türlü güzellikler çıkarıyor , bu güzellikleri değerlendiriyorsak yaşama gülümsüyoruz. Değerlendirmeyip dışında kalıyorsak yaşama küsüyoruz.
Yaşam canlılar için sınırlıda olsa , insan üzerine kurulmuş. Yaşama açılan pencere insan için güneş doğunca açılıyor , gece olunca kapanıyor. Her gün insan için yeni bir başlangıç. Umudu canlı tutmak , geleceğe güvenle bakmak , güzelliklere yelken açmak yaşamdan beklentisi olanlar için vazgeçilmez tutkulardır.
Yaşama açılan pencere ne yazık ki her zaman bize aradığımız güzellikleri göstermiyor. Karanlık ve puslu havayı sevenler, yaşama sırt çevirenler , iyiliklerden değil kötülüklerden medet umanlar ,yaşamın önüne değişik engeller koyanlar yaşamı anlamsızlaştırıyor.
Gerçekte hiçbir insan doğuş fıtratı gereği , yaşama küskün katılmıyor. Her insanın yaşamdan değişik beklentileri var. Yaşanılan ortam , ekonomik durum , eğitim düzeyi insanların yaşamdan beklentilerini etkileyen önemli faktörlerdir.
İnsanın yaşadığı ortamı etkileyen ve kötüleştiren koşullar sürdüğü müddetçe iyimserliğin yerini kötümserlik almakta , insanlığa giden yolda engeller oluşmaktadır. Toplumsal yaşamı da tehdit eden ve insanlıkla bağdaşmayan olay ve davranışların önüne geçilebilmesi içinde bir arayış şarttır.
Toplumsal yapıyı zenginleştiren ve genellikle sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği , kamu kurumlarınca da destek gören insani girişimler günümüzde de sürdürülmektedir. İnsanlığın gelişimi , insanın yüce değerlere sahip olması , güzelliklerin insanlığı kuşatması açılarından zengin diyebileceğimiz bir tarihe sahibiz.
YOLUMUZ İNSANLIK YOLU
Gerçek anlamda insan olma , insani değerleri yaşama ve yaşatma konusunda önemli sorumluluklar yüklenmiş olan bir milletin mensupları olarak bugünde bu değerlere sahip çıkılması gereken bir süreçten geçmekteyiz. Türk toplumu uzunca bir süredir , yabancı kültürler ile yabancılaşma telkinlerinin etkisi altında kalmış , kültürel değerlerinin erozyona uğradığını kendini ayakta tutan manevi değerlere sırt çevrildiğini artık fark etmiştir.
Yabancılaşma sonucu bireyde , ailede ve toplumun değişik kesimlerinde görülen kültürel yozlaşma aynı toplumun bireyleri arasına set çekmiş ve insani değerlerin zaafa uğramasına yol açmıştır. Bu durum , insani değerlerin canlanması , insanlar arası ilişkilerin yeniden ve sağlıklı olarak güçlenmesi arayışlarını beraberinde getirmiştir.
Bir sivil toplum kuruluşu olarak 06.03. 2009 tarihinde Ankara’da kurulan İnsani Değerler Derneği kuruluş felsefesi olarak , insanımızın mutluluğunu , toplumsal uzlaşmayı , barış ve demokrasinin güçlenmesini esas almıştır. Kuruluşundan bu yana geçen 1 yılı geçen bir sürede düzenlediği sempozyum ,panel ve tanıtım etkinlikleri ile faaliyetlerini sürdüren Dernek 2010 yılı haziran ayında belirlediği ‘ YOL HARİTASINI , yayınlamış bulunmaktadır.
Yol Haritası , ile insanlarımızın , özel , resmi kurum ve kuruluşlara , siyaset erbabına , değerler krizinin yaşandığı bir dönemde aşağıda sıralayacağımız hususlarda gerçekleştireceği faaliyetlerin müjdesini vermiştir.
Görüldüğü gibi Derneğin yeni yol haritası insanlarımız arasında kardeş ve dostluğu güçlendirici , geleceğe yönelik önemli mesajlar içermektedir. Yol haritasında özü verilen bu mesajlara sahip çıkma noktasında gerekli hassasiyeti toplum olarak gösterdiğimiz takdirde bizden sonra gelecek kuşağa yaşanacak güzel şeyler bırakabileceğiz demektir.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 500453
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.